Hanımlar yazdığım postu kimseyi kırmak, ayrıştırmak, “sezeryanla doğum yapan anne değildir” gibi bir kanaldan konuşmak için yazmadım. Tepkisel karşılamanızı da anlıyorum, fakat söylediklerimi kendim uydurarak yazmadım. Bilimsel dayanağı olan şeyler. Bunları ikiz gebeliği olduğu için sezeryan olasılığı hep gündemde olan bir anne adayı olarak yazdım. Yazdım çünkü sezeryanı o mu bu mu alternatifi olarak görüyor olmamız bize ve neslimize o kadar da iyi gelen bir şey değil. Anne veya bebeği risk altındaysa, gerçekten bir şeyler yolunda gitmiyorsa elbetteki sezeryan ile kavuşturulmalı birbirlerine. Fakat sezeryan zor ve komplike bir ameliyat. Yazdıklarımda da sezeryan kötülemesi için değil, bu zorlukları genel hatlarıyla bildirmek için yazdım. Psikolojik olarak normal doğuma hazır olmayabilirsiniz, geçmişte hazır olmamış olabilirsiniz. Çok normal. Fakat bu noktada tavrımız “sezeryan olayım” olmadan önce bu engellerle çalışmak, kendimizi anlamak olmalı. Bu size de bebeğinize de çok daha iyi gelir. Ha çalıştınız yine de sezeryan olabilirsiniz, ama en azından korkusuna teslim olmamış, emek vermiş güçlü bir anne olarak evladınızı kucaklarsınız. Belki sonraki doğumlarınızda ssvd denersiniz, ne bileyim.
Normal doğum zordur, algısı sezeryandan daha büyük bir algı. Oysa daha zor olan diğeri. Neden kolayı varken ya da kolay olanı, fıtrata uygun olanı kendimize kolaylaştırmak için çabalamayalım ki?
Yazarken ifade etmek istediğim bunlardı. Umarım herkes iyi olur, hoş olur, kalbi mutmain olur. Kimseyle tartışmak değil niyetim. Yazdıklarım size uymuyorsa mesleğime, kişiliğime laf atmak yerine okur geçersiniz. Herkes her konuda hemfikir olmak zorunda değil.
Sevgiler