Bol bol doğum hikayesi okuyup acaba benim nasıl bir doğumum olacak diye düşünmeyen bir hamile yoktur herhalde. 9 aydır Happy Mom ailesiyle yatıp kalkıp sonunda bugün bebeğimi kucağıma aldığım 9 gün olmuşken ben de kısacık doğum hikayemi sizler için yazıyorum. İlk aylarda düşük riski, doğuma kadar da erken doğum riski ile sürekli bir stres ile geçen hamileliğimin son günlerinde olduğumu düşündüğüm haftadaydım. Doktorum 38. Haftayı belki bulur doğumun diyordu. Sancılarım 34. Haftada başlamıştı ve ilaçla durdurulmuştu. 37. Haftaya girmemle beraber tüm ilaçları kestik ve oğlum Mert’in gelmesini beklemeye başladık. Hamileliğim boyunca ne doğru düzgün yürüyüş yapabilmiştim, ne pilates ne de başka bir şey. Son haftada yürümeye ve spuat yapmaya çalışıyordum. Doğum ile ilgili tüm hazırlıklarımı da yapmıştım. O gece kayınvalidem ve eşimle otururken birden gaz sancısı gibi bir sancı hissettim kasıklarımda ve tuvalete gittim. Suyumun geldiğini gördüm. Biraz da kasığımda ara ara sancı olduğunu hissettim. Sancı vurdukça suyum geliyordu. Biraz da kan vardı. Hemen doktorumu aradım hastaneye yanına gelmemi söyledi. Hemen hazırlanıp hastaneye gittik. Yolda giderken bir yandan dualar okuyor bir yandan sancı sıklığıma bakıyordum 3 dk bir sert bir sancı vuruyordu ama dayanılmayacak bir şey değildi. Doğumumun başladığını anlamıştım. Hastaneye vardığımda doktorum alttan yaptığı muayenede 8 cm açıklığımın olduğunu söyledi ve sancı geldikçe ıkınmamı istedi. Her şey öyle hızlı gelişmişti ki doğumuma ne annem yetişebildi ne de doğumhaneye girerken eşimi görebildim yatış işlemlerim için çağırıldığı için. Hepsi bulanık bir rüya gibi yaşanıyordu sanki. Doğum ile ilgili hiçbir nefes egzersizi bilmiyordum ama doktorum ne derse onu yaptım, beni çok motive etti, tüm gücümle bebeğimin gelmesine yardımcı oldum. 12.00′da girdiğim doğumhanede 12.20′de bebeğimin sesini duydum. Sancılar dayanılmayacak gibi değildi, ıkınmak ve son dakikalarda karnımdan bastırılması beni en çok zorlayan şeyler oldu. Biraz yırtığım vardı ama dikiş için plasentanın gelişini bekledik. Malesef bebeğim kadar çabuk gelmedi bu yüzden doğumhanede 1 saat kadar beklenildi. Neredeyse bir ameliyata girmek zorunda kalacaktım. O sırada bebek hemşiremiz bebeğimi emzirmem için yanıma getirdi. Oğlumu göğsüme koyduğu gibi plasenta düştü. Ben de doktorum da rahatlamıştık. Eşime ve ailemize haber verdiler malum onlar da bebek çıktığı halde ben çıkamayınca telaş yapmışlardı. Toplam 3 buçuk saat gibi bir sürede tüm doğum serüvenimi tamamladım. Allah herkese böyle hızlı bir doğum nasip etsin. Doğum sürecinde yaşadığım kolaylığı sadece ettiğim dua ve hatimlere bağlıyorum. Allah yardımcım oldu. Eğer elinizde varsa ya da alabilirseniz Meryem ana otunu da kullanmanızı tavsiye ederim. İşime yaradığına inanıyorum. Doğumdan sonraki sürecin doğumdan çok daha titizlik isteyen bir süreç olduğunu da söylemek isterim. İlk günlerde ağrılarınız olabiliyor. Lohusalıktan dolayı çok terleyebiliyorsunuz ter soğutmamaya dikkat etmek gerekiyor. Hamilelik ve doğumdan çok daha zorlayıcı bir süreç olduğunu ve yorulacağınızı bilin arkadaşlar 😊 Artık hayatınız bu minik canın etrafında şekilleniyor ve yine de inanılmaz zevk alıyorsunuz. Rabbim doğumu bekleyenlerin ve tüm yeni doğum yapmış hanımların yardımcısı olsun. Doğum ve sonrası ile ilgili soru sormak isteyen arkadaşlara elimden geldiğince bilgi vermeye çalışırım 🌷 Sevgiyle, sağlıkla kalın. 😊