Semistraa ben de stresin kesinlikle gebeliğe engel olduğuna inanıyorum. Evliliğimiz birinci yılını doldurduktan sonra çocuk sahibi olmak istedik. Bir yıl boyunca hiçbir şekilde gebelik oluşmadı. Hiçbir zaman günü gününe adet gören bir kadın olmamıştım, bu yüzden her ay hamile olduğuma inanır, kendimde belirtiler arardım. Sonra da gebelik testi yapıp o tek ve yalnız çizgiyi görünce üniversite sınavına girmişim de kazanamamışım gibi hissederdim her seferinde. Bu sırada bir doktorla görüşmeye de başladım. Doktor aşılama ile çok yüksek ihtimalle hamile kalacağımı söyledi ve ilaca başladık. İlk ay tek bir yumurtam bile büyümedi ben ilaçlar yüzünden davul gibi şişerken. İkinci ay zar zor bir yumurta elde ettik, pandeminin ilk günlerinde aşılama yaptırdık. O kadar umutluydum ki sonuç negatif olunca ağlayarak duvarları yumrukladım, eşim zor tuttu beni. Sonrası tabii karantina ve mecburi bir kopuş. Pandeminin hafiflediği yaz aylarında tüp bebek uzmanı bir doktorla görüşmeye başladık ve bana endometriozis tanısı kondu, sağ yumurtalığımda 4 cm’lik bir çikolata kisti vardı ve gebeliğe bunun engel olmuş olabileceği söylendi. Oysa hiç ağrılı regl olduğumu bilmezdim. Sanki tanı almayı beklermiş gibi bir sonraki ay reglimde hastanelik oldum. Ağrıdan desteksiz yürüyemez hâle geldim, kistim 6 cm’e fırlamıştı. O gün üç ayrı doktora üç kez muayene olmam gerekti sancılar içinde, ağlaya ağlaya. Biri hemen ameliyat olmam gerektiğini bile söyledi. O gün aile dostumuz bir jinekolog sayesinde Cem Demirel’le tanıştım. Cem Bey uzun bir muayeneyle ameliyata gerek olmadığını, tüp bebek denememizi önerdi. (Gebelikte kistler de büyümeyi durduruyormuş.) Böylece tüp bebek tedavisine başladık. Ben ki kan aldırırken bile bakamazdım, kendi kendime iğneler vurmayı öğrendim. İlaçların etkisiyle karnım hamile gibi şişti. Sonra transfer gerçekleşti ve daha test günü bile gelmeden regl oldum. Dünya başıma yıkıldı. Tüp bebekle de olmadıysa benim için annelik mümkün olmayacak diye düşünmeye başladım ve derin bir bunalıma girdim. Öyle ki çoğu gün yataktan bile kalkamıyordum, en ufak şeylerde bile ağlama krizleri yaşıyordum. Asla çalışamıyor, sürekli uyuyordum. Eşimle ortak bir karar alıp bir sonraki tüp bebek denemesini bir yıl sonra yapmaya karar verdik. Bu sırada ben bir psikiyatr ile görüştüm, antidepresan kullanmaya başladım. Odağımı bebek sahibi olmaktan kendime çevirdim ve ancak o zaman fark ettim bu konuyu nasıl bir takıntı haline getirdiğimi, benim başarım ya da başarısızlığım olarak yorumladığımı. (O dönemde çevremdekilerin bana acıdığını düşünüyor ve kimseyle görüşmek istemiyordum mesela.) Bir on kilo kadar fazlam vardı ki depresyon ve yeme atakları da bana kilo olarak dönmüştü. Madem öyle bir sonraki denemeye kadar bu kiloları vereyim, sağlıklı beslenmeyi ve spor yapmayı alışkanlık haline getireyim dedim. Gerçekten fe düzenli beslenmeye, spor yapmaya başladım ve kendimi işime verdim. Tek amacım kendimi iyileştirmek ve bir sonraki tüp bebek denemesine hazırlanmaktı. Ve geçtiğimiz hafta çok sürpriz bir şekilde hamile olduğumu öğrendim. Onca ilaca, tüp bebek denemesine, sırt üstü yatarak geçirilen günlere rağmen oluşmayan gebelik dört ay sonra ben her gün spor yaparken, her gün bütün evi baştan ayağa temizlerken kendiliğinden oluştu. Üstelik sağ yumurtalıktaki kiste rağmen. Son dört ayda önceki 2 yıla göre farklı yaptığım tek şey hamileliği kafama takmamak ve tamamen kendime, kendi sağlığıma odaklanmaktı. Biliyorum, çok uzun yazdım ama keşke daha en başından tüm bunların farkında olsaydım diyorum şimdi. Umarım en yakın zamanda sevinçli haberinizi alırsınız. Sevgiler…