Minay yalnız olmadığını bil yaşadıklarında, hani demiştim ya düşlersin sımsıcak aile bağlarını genç kızken hiç ummadığın bir soğuklukla karşılaşırsın.
Aradaki aile bağlarını pekiştirmek istedikçe yalnızlaştırılırsın, aidiyet hissedilmeyen olursun. Bunu kadir şinas olmayan, vefa, kuşatıcı olmayanlar yapar. Iyi niyetli biri bu sıcaklığımıza misliyle karşılık verirdi.
Bizim hatamız ne dediğini, nerde duracağını, haddi/ sınırını bilmeyen insanları kazanma gayretiyle kendimizden çaldığınız hayatımız olmasıydı belki de… kimbilir belkide özümüz de kırıcı olmamak yatıyordu. Aileden aldığımız terbiye, dini/ kültürel referansımız gereğiydi çamurlaşmak istemememiz…
Öyle ya büyüğe saygı değerler dizemizde vardı.
Tamam yüzde bin tertemiz halis bir niyetin getirisiydi ama ısrarla senle geçinmek istemeyene bu kadar paye vermek?
Kendi adıma kalbim, ruhum var olduğundan beri kazanmak üzere, yapıcı çözüm odaklı gayretinde blrlylm.
Şu an bu kadar vicdanım rahatsa, sosyal hayatında selam dahi vermeyeceğim bir ruhun hasbel kader annem konumunda olmasıyla taban tabana ters olsak da, kötü olmamak, aile ilişkilerine yuklediğim anlamdı.
Hani demişsin ya eleştirmek için demiyorum görüncemi diye rahat ol ben anlıyorum seni,
Bende öyleyim hayatım okumakla geçti bir odam kitaplık tamamı, üniversite mezunuyum, ilk okul okumamış biri k validem istesem öyle bozardım ki anlayamazdı bile ne dediğini, ama öyle bir ruhun yok, asaleti, kaliteyi erdem bilirim, babam böyle eğitti bizi. Güler yüzün sadaka olduğu bilinciyle…
incitmemek için zaten tevazü sahibi olduğumuzdan tepeden bakamayız. Öyle insanlarla asla işim olmaz. Burnu kaf dağında, enaniyet yüklü insanı hiç hayatıma almadım almam da.
K validem işte öyle anla nasıl zorlandığımı.
Ben pozitif güler yüzlü biriyim. Bir ayıbı gördüğümde karşı tarafa hiç hissettirmeden onarma taraflısı, kimseyi kırmak istemeyen, empatik, vicdanıyla yaşayan biriyim.
K validemde, negatif, 7/ 24 somurtan, henüz yüzünde tebessüme dair hiç bir kırıntı göremediğin, yıkıcı, eleştirel, dünyayı merkezinde gören ve kendisi dışında herkesi psikolojik baskılarıyla, gerektigindecergence odalara kendisini kirletip ilgi çekmeye çalışan sığ hareketleriyle ve maalesef ki yalan konuşan biri.
Kocaymış, anneymiş, babaymış tanımaz egosunun yanında,.
kendi menfaati üstündür ailesindenn biyolojik evladından, torunundan,.
Biricik hayat kaynağı değer verdiği iki şe; para ve egosudur.
Maneviyat önceliği olmadığından bu kadar fütursuzca ezip geçmesi, değer vermemesi.
Ben elim, bana canı yanar mı torununa yanmayan kalbi?
Ben diyorum ki babasıyla bana bir şey olsa torununa sahip çıkmaz yurda verir.
Seninkiler belki bu kadar değildir. Daha 4 senelik eliymişsin, ben 15 sene sonra artık inandım insan olamayacağına ve bıraktım.
Sen henüz çok yenisin. Bu kadar bedbaht olma. Senin 4, benim 15 yılım var elimden aldığı, ömrümden çaldığı… yaşayamadığım o yıllar, içimde uhteler, yutkunduklarım, elbet bunlar benle mezara gidecek ordan baki hayata uzanacak izler… Hafifler ama silinemez.
Sende öyle düşün, bunlar bize maruz bırakıldı, vicdan demiştim ya? O huzurlaysa daha fazla enerjini bir salise harcamamaya bak.
Zaten bu kadar kul hakkına rahat girenin imanını sorgularım, küçük hatalar, günahlar olur inşamız, ama istikrarlı şekilde kasıtlı yıllarca zulüm eden biri imanlı olduğunu bana anlatamaz. Ne boşuna aç kalsın oruçla, nede namaz kılsın hepsi Allah katında yüzüne çarpılacak.
Bir kadının en hassas zamanlarında ağlat hamile deme, lohusa deme, sütünü kestirerek kadar kır dök, hikmetullahın gücüne gider en başta. Allah’ın zoruna gider.. .
Sence bu yapıda biri benim sosyal hayatında alabileceğim biri mi hayatıma? Mesai arkadaşım olsa fersah fersah uzak dururdum.
Yani bu kadar zıt iki karakteriz.
Şimdi taa çocukluğuma gittim. Ilk okula yeni başlamıştım komşu teyzemiz örgü örüyordu ipliği kör düğümdüğün olmuştu, dün demiş gibi hala aklımda dedi ki bana; “sen herkesle geçinmeye çalışırsın kaynanam seni çok sever” demişti, şaşırmış sormuştum “neden teyze” diye, “çok az insan bu kadar uğraşır bunu çözmek için, keser atarlar” demişti.
O zamandan daha bütünleştirici imişim ruh değişmiyor.
İşte ben o yedi yaşındaki çocuk gibiogibi ruhla gayret etmiştim yine, k vâlideme aile bağları kurabilmek için.
Seninkiler yakacık, samimi olmasada bi adım atmışlar. Buna inanmamak da sonuna kadar haklısın. Bu en azından egolarını çok az da olsa indirimlerini gösterir, benimki 70 yaşı geçti egosu hala yerinde, bi ayağım toprağa bakıyor bunca diyetimi telafi edeyim gayreti hala yok. Olamazda, belki ölüm anında diycem ama onada Rabbim fırsat verir mi? Bilemiyorum. Verdi diyelim kalbim tatmin olur mu son anda dediğinden?
Kaç kez tatlı tatlı konuştum hayat kısa gerek var mı bunlara diye, kapıları çat çarpıp gitti tenezzül etmedi bile cevap vermeye. Hangi gelin bunu idare ederdi yüzüne kapıyı çarpan k valideye? Hani anlamayan, algılayamayan biri olsam zaten bende sıkıntı
belki ama ben her mimiğini bile okuyan biri olduğumdan toleresi de bir o kadar zordu.
Buna rağmen hala saygılı oldum, sesimi yükseltmedim koca 15 yıl, düşün gayretimi. Hak etmedi, o yüzden kaybetti beni sonsuza kadar. Son konuşmamız da dahi sesimi yükseltmeden beni kaybettiğini söylemiştim.
Aradaki farkı anlaman için diyorum seninkiyle benimkinin ego durumundaki farklarını.
Burda yazabileceklerim yaptıklarının dağın sadece buz kısmının noktası dünyalık alanda, gerisi Rabbimin huzurunda…
Ez cümle diyeceğim o ki; iyiki ahiret var arkadaşım
Herkesin eşitleneceği zeminde, egonun kurtaramayacağı.
Rahat ol, Allah yarına bırakır yanına bırakmaz amenna ve saddakna…