Merhabalar,
herkese sağlıklı günler.
16 Mayıs tarihinde 40+2 iken sabah 07:30 da sancılarım başladı. Sancı aralarının süresini hesaplayarak beklemeye başladık. O arada son aylarda doktorumun önerisi ile başladığım hamile pilatesine devam ettim. Küçük hareketler ile sancı sırasında ağrılarımı hafifletmeye çok yardımcı oldu. Artık mukus tıkacım (nişan) gelmiş, sancı aralıklarım 3 dakika olmuş ve saat 11:00’ı bulmuştu. Eşim ile hastaneye gittik. Muayene sırasındaki açılmam 7 cm’di. Yaptığım pilates ve sakince beklemem işe yaramıştı. Haftalar öncesinden aşağı dönmüş bebeğim artık doğuma hazırdı. Doğum başladı, kendimi doğumhanede buldum. Sancılar dalga dalga gelip beni boğmaya çalışır gibiydi ama göz korkmasın, çekilemeyecek bir acı değil. Aradan birkaç saat daha geçti, açılmam 8-9 cm oldu ancak inatçı bebeğimin başı bir türlü kanala girmiyordu. Ben yine pilatese başladım, yürüyüşler yaptım, squat çalıştım ama bir türlü inmedi. Açılmam 10 cm oldu, ben bütün doğumu doğmayan bir bebek ile yaşadım ve suyum da geldi. Bunun üzerine doktorum artık beklemenin ve uğraşmanın anlamının olmadığını söyleyerek saat 15:00’da beni ameliyata aldı.
Üzülmüştüm çünkü normal doğumu çok istiyordum ve gerçekten hem çok çabalamıştım hem de bütün doğum acısını yaşamıştım. Neyse dedim sağlıkla gelsin yeter. Ameliyattan çıktım, oğlumu kucağıma aldım, o kadar sancının bana hediyesi olan sütümü oğluma verdim ve tüm acılar bir anda dindi. Sadece bundan sonrası pandemi süreci yüzünden zor oldu. Eşim sağlık çalışanı olduğu için eve kimseyi alamadık, ailelerimiz ya uzakta ya da risk grubunda. Ben doktorumun deyimi ile bir günde iki doğum yapmış halim ile, hem deli gibi kanama, hem dikişler hem de spinalin verdiği omuz baş ağrısı ile eve geldim. Ve o evde eşim ile sadece ikimizdik. Bu dezavantajı mecburen avantaja çevirdim ve dördüncü günümde ayaklanıp normal hayatıma dönmüş haldeydim.
Bu doğumdan ise çıkardığım dersler şunlar oldu; sezaryene fobi geliştirmek iyi bir şey değilmiş ve mecbur kalınca insan her şeyi yapabiliyormuş.
Bir diğer konu ise bebeğimin 6. gününde geçirdiği sarılık. Hastaneye yattı, fototerapi aldı, defalarca mama önerildi ama çok inat ettim mamaya başlatmadım. ÇBir Geceler boyu saat başı alarm kurup emzirdim, yetmedi sağıp sağdığımı içirdim ve çocuğumu o sarılıktan kurtardım. Ben yaptıysam herkes yapabilir. Lütfen emzik/biberon kullanmayın. Ben hiç satın bile almadım. Her emme refleksini anne memesi ile giderdim. Ben yaptıysam herkes yapabilir. Doğru pozisyonda emdiği için günde 20 kere emdirsem bile hiç göğüs yaram olmadı. Emme düzenine bebeğimin karar vermesini istedim. Şimdi gayet iyi, iletişim kurmaya başlayan bir çocuk. Eğer emzirme ile ilgili aklınıza takılan bir şey olursa lütfen çekinmeyin, bilgimizi paylaşalım.
Herkese sağlıklı günler dilerim.