Yazılanları gözlerim dolarak okudum. Ne kadar çok kayıp yaşayan varmış… Hepsi de ayrı sebepten… Ben bebeğimi kaybetmeden önce insanların böyle şeyler yaşadıklarını hiç duymamıştım. Çevremde de fazla yoktu.
Ben de bebeğimi 1 ay önce kaybettim. Daha kırkımız çıkmadı. Hamileliğimin başından beri çok kanamam vardı zaten. 6 defa da düşük yapar gibi koca koca pıhtılar gelmişti. O yüzden ona hiç alışmak istemedim. Giderse büyük bir üzüntü yaşamamak için. Fakat tam kanamalarım, bulantılarım bitti, çok iyiydim, artık bebek alışverişine başlamıştık, bebeğimin hareketlerine alışmıştım ki 6. aya yeni girmişken bir gece yarısı aniden uykumdan uyandım ve aşırı bir kanama yaşadım. Ambulansla hastaneye kaldırıldım. Plasenta ayrılmış. Suyum gelmiş. Acilen alacağız dediler ama hâlâ kalbi atıyordu. 5 gün bekletebildim. Gelişimi zaten 2 hafta öncesinde durmuş. Bebeğinin çok az suyu kalmış, o da kan içinde. Bebeğin kanın içinde yüzüyor, iyi olma ihtimali yok dediler. Benim de enfeksiyonum artıyordu. Artık hiçbir doktor sorumluluk almak istemiyordu. Rahmimdeki kanama alanı da çok büyüktü. Eğer plasenta kontrolsüz şekilde ayrılırsa kan kaybından ölmemem için rahmi bile alabilme ihtimalleri varmış. O yüzden mecburen erken doğurmak zorunda kaldım. Doğana kadar içimde hareketliydi ama doğduğunda yaşamıyordu.
Doğduktan sonra kefenledim, elime aldım kızımı. Daha cildi oluşmamıştı bile. Ama ona rağmen çok güzeldi.
Kendimi çok suçladım. Benim yaşamam için öldü diye ama ben ölseydim de o yaşayamayacaktı zaten. Şimdi şimdi idrak ediyorum.
Yaklaşık 1 haftadır iyiyim şükür. Evden uzaklaştım. Veren de alan da Allah. İnşallah cennette kavuşuruz yavrularımızla. İnşallah onları hakedebiliriz. O benim ilk bebeğim olarak hep kalbimde yeri olacak ama hayat devam ediyor. Ve biz bu dünyada kalmaya gelmedik. Hepimizin gideceği yer orası. Bizim görevimiz kul olmak. O yüzden kulluğumuzu yapmaya devam..