41+0 haftalık hamileydim. Artık sabırsızlık doruktaydı, oğluma kavuşmayı öyle çok istiyordum ki… 40+6’da kendi isteğimle doğumumu başlatmak için hastaneye gittim. Açılmam olmadığını söylediler ve rahim ağzını açmak için balon taktılar. “Düştüğünde gel, doğumu başlatalım” dediler ve eve gönderdiler. Taktıkları anda sancılarım başlamıştı bile. Saatler ilerledikçe heyecanım da sancılarım da arttı. 7 saat sonra balon kendiliğinden düştü, hemen hastaneye döndük.
Akşam saat 20:00’da suyumu patlattılar. Sancılarım artık iyice hissedilir hale gelmişti. Doğru nefesle yönetildiğinde ağrı biraz hafifliyordu ama her dalga beni oğluma biraz daha yaklaştırıyordu. Suni sancı da takıldı ama kendi sancılarım düzenli geldiği için çıkardılar. O an içimden, “Vücudum biliyor, ben de yapacağım” diye geçirdim. Epidural yapıldı, doğum anında gerçekten büyük bir rahatlık sağladı ama sonrasında yaşanan bel ağrılarını da unutmamak lazım…
Sabaha karşı açılmam 9 cm olmuştu. Ebem sancılar geldikçe ıkınmamı söyledi. Tam 1,5 saat boyunca var gücümle ıkındım. Oğlum iri olduğu için işler kolay değildi. Sonunda doktor vakum tekniğiyle yardım etmek zorunda kaldı. O an yaşadığım acı tarifsizdi. Ama oğlum çıktığı an, bütün acılarım sanki bir anda silindi.
Ve o mucize an… Oğlumu ilk kez kucağıma verdiler. Dünyayı bana bağışlamış gibiydiler. Kalbim yerinden fırlayacak gibiydi, gözlerimden yaşlar süzülüyordu. 8 yıllık hasretimin hediyesi artık kollarımdaydı. Ona bakarken, çektiğim hiçbir acının önemi kalmadı. Sadece şükrettim, “İyi ki” dedim 🩵