Bugün tam 21 gün oldu, 21 gün önce kuş oldu uçtu meleğim.
Burada birçok annenin yazısını okudum, insana yanlız olmadığını hissettiriyor ancak birileriyle konuşmak istiyor insan.
6 Ağustos günü detaylı ultrasonun kontrolü için doktora gittiğimizde (5-6 gündür de su gibi akıntım vardı) 2-3 cm açıklığın olduğunu ve acil serklaj olmam gerektiği söylendi, şehir hastanesine apar topar sevkim yapıldı ve doktor kontrol ettiğinde amniyon testi için pozitif çıktı ve kanda da enfeksiyonum olduğu için serklajın mümkün olmadığını denesek bile bana zarar verebileceğini anlattı, bu arada su sızıntıö devam ediyor ve doğumun kendiliğinden olmasını bekleyeceklerini söyledi, 8 ağustos tarihinde ise doktor artık bebeğin neredeyse suyu kalmadığını ve doğum yapmam gerektiğini söyledi, ağızdan dil altı hapı verildi ve yarım saat içinde sancım başladı, akabinde doğum gerçekleşti, bebeğimin kalbi doğunca 1 kez seyirip durmuş ancak kendiliğinden sonra atmaya başlamış ve küvezw konulup entübe edildi, 11 gün boyunca her sabah yeniden doğup her akşam yeniden öldük sanki ve son gece 02.56 da malesef o telefon çaldı ve bebeğinizin durumu kritik gelin denildi. O akşam bir türlü uykuya dalamıyordum, ayaklarım buz gibi yüzüm ise ateş gibi yanıyordu, hissetmişim belli ki yavrumun gideceğini, hastaneye vardığımızda vefat etmişti, ben onu en son gördüğüm haliyle hatırlamak istediğim için gidip bakmadım. Eşim sevmiş yüzünü kafasını ellerini, yumuşacıktı ve pespembeydi dedi, keşke ben de gidip dokunsaydım yavruma. Küvezdeyken fotoğrafını çekmemiştim bilerek, bugünleri unutacağız kızım, aklımızdan kalmasın diye çekmiyorum fotoğrafını derdim, keşke çekseymişim. Elimde sadece küvez sürecindeyken çekilen akciğer grafileri var onları açıp açıp seviyorum evladımı, günler sanki ay gibi sürüyor da ben ondan uzaklaşıyormuşum gibi geliyor, bir yandan günler geçsin istiyorum bir yandan geçmesin ki o son 20 ağustos gününe bağlı kalabileyim. İnsan hayatında bazı şeyleri yaşamadığında sanki böyle şeyler hiç yaşanmıyormuş gibi geliyor ama bizim de imtihanımız bu oldu. Ben artık onu karnımda değil kalbimin içinde büyütüyorum, 1 kerecik dahi rüyamda göremedim, her gece bu akşam rüyama gel kızım nolur diyerek uykuya dalıyorum.