zanura chaptgptye sordum
1960’lar–1970’ler: Folat eksikliğinin megaloblastik anemiye yol açtığı biliniyordu. Ama doğumsal anomalilerle ilişkisi henüz net değildi.
1980’ler:
• İlk ciddi epidemiyolojik çalışmalar çıktı. 1980’lerin başında folik asit yetersizliği ile nöral tüp defekti riski arasında güçlü ilişki olduğu gözlendi.
• 1983–1989 arasında yapılan ilk kontrollü klinik çalışmalar (özellikle İngiltere ve İrlanda’da) bu bağlantıyı doğruladı.
• 1991: Dünyada dönüm noktası sayılır:
• MRC Vitamin Study (Birleşik Krallık’ta) → Folik asit takviyesinin nöral tüp defektlerini %70’e varan oranda azalttığını kesin olarak gösterdi.
• Bu çalışmadan sonra folik asit “sadece vitamin değil, koruyucu bir halk sağlığı önlemi” olarak kabul edildi.
1992: ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi (CDC) kadınlara “gebelik öncesi ve erken gebelikte günde 400 µg folik asit alın” çağrısı yaptı.
1990’ların sonu – 2000’ler:
• Birçok ülke folik asit farkındalık kampanyaları başlattı.
• Bazı ülkeler (ABD, Kanada, Şili, Avustralya vb.) 1998’den itibaren tahıl unlarını zorunlu folik asit ile zenginleştirmeye başladı. Bu sayede nöral tüp defektleri vakaları ciddi oranda azaldı.
2000’ler sonrası:
• Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ve pek çok ülkenin sağlık otoritesi folik asit takviyesini standart öneri haline getirdi.
• Bugün artık folik asit farkındalığı 30 yılı aşkın süredir resmi sağlık politikalarının bir parçası.
Biontech aşısına bakalım
• COVID-19’a özel aşı geliştirme süreci: Ocak 2020’de başladı, Aralık 2020’de onaylandı → yaklaşık 11 ay. (Öncesinde mrna çalışmaları var o ayrı)
Yani 90lardan beri etkinliği kanıtlanmış bir takviye ile covid aşılarını karşılaştırmanızı pek mantıklı bulmadım