Nurronn Canım benim, bende 31+3′üm. Aslında korktuğumuz şey doğum değil ne olacağını bilmediğimiz. Çünkü ne kadar okusakta, izlesekte hiç deneyimlemediğimiz bir durum ve nasıl olacağını bilmiyoruz. Ama doğum şeklimi belirleyen bir sürü etken var. Bebeğin kilosu, pozisyonu, açılmanız, pelvik müsaitliğiniz. Ve bunların değerlendirilmesi için hala erken bir dönemdeyiz. Doktoruma son kontrolümde sorduğumda 38 haftadan sonra doğum şekliyle ilgili konuşabileceğimizi söyledi.
Her ne şekilde olursa olsun, o gün o an dünyada ki en güçlü kadın olacaksın. Bebeğin ne şekilde doğmayı seçecek şuan belli değil ama her ne şekil olursa olsun bütün korkularını bir kenara atacak heyecanın olacak. Bu heyecanla hem sezeryanda, hem vajinal doğumda en iyisini yapacaksın merak etme.
İkisinin de kendine özgü riskleri, artıları yada eksileri olabilir. Çünkü senin doğumun tamamen sana özel olacak.
Havalarıda hiç dert etme, herkes sıcak havaların daha zor olacağını söyledi oysa ben -temmuzun 16sı tahmini doğum tarihim- bunun tamamen yararıma olacağını düşünüyorum. Bebeğim üşüyor mu diye paniklemeyecem. Sezeryan dikişim olursa soğuktan korunmak için kat kat giyinmek zorunda kalmayacam. Gece sadece emzirme sütyeniyle bile yatabilirim. Ve bebeğimle yeni hayatımıza alışma sürecimizde havalar çok güzel olacağı için dışarı çıkmak da çok daha kolay olacak. Böylece bebeğimle eve kapanıp, sadece dört duvar arasında bir zaman geçirmeyecem.
Demem o ki her iki durumunda pozitif yanına odaklan, böylece ruhsal olarak doğum yapma sürecine çok daha sağlam bir psikolojiyle girebilirsin. Öyle yada böyle yüzyıllardır milyonlarca kadın bunu başarmış. Sende yapacaksın.