Zeynep1080 Dünya sözcüğünün etimolojik kökenleri Farsçadaki donyâ (دنیا), Arapçadaki dunyā (دنيا) sözcüklerine dayanır. Orijinali Arapça olanıdır; ancak sadece Persçe ve Türkçede değil, Dari, Paşto, Bengalce, Punjabi, Ürdü, Hintçe, Yunanca, Kürtçe, Aramice ve hatta Malezya dili, Endonezya dili ve Nepal dilinde de bu şekilde (ama kimi zaman başka anlamlarda) kullanılmaktadır.
İslam dinine göre de, birçok diğer dini inanışta olduğu gibi, insanın 2 hayatı vardır. Biri ölmeden önceki hayat, yani şu anda yaşadığımız hayattır. Diğeri ise öldükten sonraki hayattır. Şu anda yaşadığımız hayat bize daha yakındır. Bu yüzden Arapçadaki “daha yakın” veya “daha alçak” anlamına gelen “dena” fiilinden “Dünya” (دنياء) olarak geçmiştir. Sözcük, Arapçadaki dnw kökünden gelmektedir. Nişanyan Sözlük’e göre:
denī, [yani] “aşağı” sıfatının kıyas hali olan ednā, “daha aşağı” sözcüğünün dişilidir.
Sözcük, yazılı tarihte ilk olarak 1069 yılında yazılan Kutadgu Bilig’de “bu dunyā yaġı ol bu nafsiŋ yaġı [bu dünya düşmandır, nefsin de düşman]” olarak geçmektedir, İslam’ın kutsal kitabı Kuran’da da “dunyā” ve “ākhira” sözcükleri zamansal (şimdi ve sonra gibi), konumsal (aşağı ve yukarı gibi) ve ahlaki (kötü ve iyi gibi) zıtlıklardan bahsederken kullanılmaktadır. Bize yakın olan Dünya, diğer uzak cisimlerden ayırt edilebilmesi için bu ismi almıştır.