adatuna Birçok araştırmada gebelik döneminde stres, düşük doğum ağırlığı ile de ilişkilendiriliyor. Yine stresin tetiklediği rahim içi gelişme geriliği ile birlikte düşük doğum ağırlığı, bebeğin ileriki yaşamında kronik hastalıklara olan yatkınlığını arttırıyor.
Aynı şekilde hamilelik öncesinde ve sırasında devam eden derin üzüntü ve kaygı yaşayan annelerin bebeklerinde DEHB (Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu) riskinin de belirgin bir şekilde arttığı gözleniyor. Dr. Mehmet Yavuz, konu ile ilgili yapılan çalışmaların özellikle hamileliğin 12-22. haftaları arasında yaşanan stresin bu riski daha çok arttırdığına dikkat çekiyor.
Hamilelikteki stres, doğum sonrasını da etkiliyor
Dr. Mehmet Yavuz, gebelikte yaşanan stresin doğumdan sonra anne ve bebeği nasıl etkilediğine dair de şu açıklamaları yaptı: "Hamile kadınların yaşadığı stresin doğum sonrasında da olumsuz etkilerinin olduğu yapılan çalışmalarda görülürken, bunların; komplikasyonu riskini arttırması, doğum sonrası dönemde yenilik karşısında uyum sağlamada güçlük, ürkek davranışlar gözlemesi, 3-5 yaş döneminde toplam zeka bölümünde ve dikkat performansında düşüklük, dil becerilerinde gerilik, kaygı ve depresif bozukluk, ergenlik döneminde ise DEHB ile ilişkili belirtilerin görülme riski olarak belirtiliyor.
Daha büsürü şeyi var.