Cakil19 Sezaryen doğum açık bir cerrahi operasyon olduğundan, her ameliyat gibi pek çok risk söz konusu olmaktadır. Sezaryen esnasında aşırı kanama, enfeksiyon, mesane ve bağırsak gibi rahme yakın organların zarar görmesi gibi olumsuzluklar yaşanabilmektedir.
Sezaryeni uygulayan uzmandan ya da kadının sağlık durumundan kaynaklanan bazı olumsuzluklar sebebiyle kadının kanaması durmayabilir ve % 2 gibi düşük bir oranda da olsa kan nakline ihtiyaç duyulabilir.
Aşırı kanama olduğunda çok nadiren de olsa kanama durdurulamayabilir ve kadının rahmi alınabilir.
Sezaryenin ardından çok sık rastlanmasa da kadının bacaklarındaki damarlarda pıhtılar oluşabilir ve bu pıhtılar akciğerlere de geçebilir.
Sezaryen doğumda çocuk doğal olmayan yollarla anne karnından bir anda çıkarıldığından ve kadının vücudu uyuşuk olduğundan anne ve bebek iletişim ve etkileşimi normal doğumdan daha geç başlar.
Sezaryen bir ameliyat olduğundan kadın normal hayatına dönmekte zorlanır. Bir süre hastanede kalması, evde yatması, günlük rutin işlerinde aksama görülür.
Normal doğumda ağrı ve sancılar doğum esnasında olur ve doğumla beraber sonlanır. Ancak sezaryen doğumda ağrı ve sancılar doğumdan sonra anestezinin etkisi geçtikten sonra başlar ve çok daha uzun sürer.
İlk doğumunu sezaryenle yapan kadının sonraki doğumları normal yapma şansı sıfır değildir, ancak daha azdır.
Sezaryen doğum yapan anne sonraki doğumlarında bebeğin eşinin rahim ağzına yerleşmesi veya rahim duvarına yapışması gibi sorunlarla karşılaşabilmektedir.
Normal doğumda bebek doğmak için öncelikle rahim kanalından kendi çabasıyla çıkmaya çalışır ve akciğerlerine dolmuş olan sıvıyı bu süre içinde dışarı çıkarır. İşte bu işlem esnasında bebeğin solunumu ve akciğer fonksiyonları çok daha iyi gelişir. Ancak sezaryen doğumda bebek anne karnından doğal olmayan yollarla alındığından akciğerler istenen düzeyde gelişmez ve bebek sonum sorunları yaşayabilir.
Çok sık karşılaşılmamakla beraber sezaryende uygulanan anestezi ile ilgili komplikasyonlar yaşanabilmektedir.
Normal doğum yapan kadınların, doğum sonrasında her hangi bir komplikasyon sebebiyle hastane yatmak durumunda kalması çok nadir görülürken, sezaryen doğumda bu risk çok daha yüksektir.
Normal doğumla dünyaya gelen bebekler, doğar doğmaz emme refleksi gösterirken, sezaryenle doğanların emme reflekslerinin biraz daha zayıf olduğu ve hatta bazılarının memeden sütü çekmekte zorlandığı gözlenmiştir.
Sezaryenle dünyaya gelen bebeklerin akciğerlerinin normal doğanlara göre daha az geliştiği, nefes problemleri yaşadıkları ve hatta ileride astım hastalığına yakalanma ihtimallerinin daha yüksek olduğu bilinmektedir.
Çok nadiren karşılaşılmakla beraber sezaryen doğum yapan kadınların rahim içinde ve duvarında yapışıklıklar oluştuğu ve bu yapışıklıkların kadını kısır yapabilecek derecede olumsuz etkileri olduğu bilinmektedir.