Merhaba sevgili anneler. Tam anlamı ile 9 ay 11 gün süren maceram bitti. 40+1 günlük zamanımda spinal sezeryan oldum. Normal doğumu bekledim hep. Malesef bebişim kendi karar verdi nasıl geleceğine. En başından beri baş geliş pozisyonunda olan bebeğim 36.haftamdan beri kafası sol kasığımdaydı. 40.haftamdaki kontrolümde kafasının sol kaburgama kaydığını söyledi doktor. Mecburen doktorumunda önerisi ile daha fazla beklemeden sezeryan oldum. Eşimin doğum gününün olduğu güne denk geldi doğumum. Bile bile planlasam böyle olmazdı. Sezeryana süslü püslü hazırlanarak gittim ama o kadar heyecanlı ve endişeliyim ki. Tarifi yok. Arabanın arkasına oturdum. Ben arkada ağlıyorum eşim önde arabayı kullanıp ağlıyor. Hastaneye gittik. Şans eseri oda olmadığı İçin suit oda verildi bize. Kocaman bir oda ve anlaştığımız fiyat geçerli. Yerleştik, aileler geldi. Fotoğraf çekimimiz yapıldı. Ben hazırlandım. Önlük giydim. Birkaç saat sonra beni almaya geldiler ama nasıl kalbim atıyor. Ağlamamak İçin kendimi zor tuttum. Çünkü biliyorum ki ben ağlarsam herkes ağlayacak. Kimsenin üzülmesini istemedim. Aldılar ameliyathaneye beni. Serum taktılar, masaya aldılar. Anestezi doktoru spinal için tam 3 kez girdi iğne ile belime. Zaten korkuyorum. İyice panik atak geldi bana. İğneyi yapar yapmaz bacaklarıma bir sıcaklık geldi önce. Sonra ağırlık hissettim. Yatırdılar ameliyat masasına. Ellerimi bağladılar. Bir sürü yeşil örtü serildi. Göğsüme elektrotlar yerleştirildi. Doktorum başladı ameliyata ama ben başlamadılar sanıyorum. Herhangi bir his var mı yok mu hiç sorulmadı bana çünkü. Eşimde girecekti ameliyata. Doktorum karnımı kesmiş. Bebeği çıkaracak ortada eşim yok. Ameliyathane personeli kıyafet vermiş ama kokuyormuş. Tekrar kıyafet istemiş eşim. Yarım saat gelmemiş personel. Neyse sonra kıyafet vermiş terlik vermemiş. Bir daha terlik beklemiş eşim. Doktorun eli karnımda belki yarım saat bebeği çıkarmadan beklediler eşim gelmedi diye. Sinirlendi en sonunda baba nerde niye gelmiyor diye. Fırçaladılar personeli de. Eşim geldi neye uğradığını şaşırdı. Alel acele neye uğradığımızı şaşırdık. Çocuğu karnıma bastıra bastıra çıkardılar ve dibine kadar hissettim. Acı çekmedim belki ama karnımda şiddetli bir baskı ve yanma hissi mahvetti beni. Sağ göğsüme bastırdı doktor resmen. Çocuk çıktı. Bana gösterdi çocuğu doktorum. Göbek kordonunda kocaman bir makas. Sarkıyordu aşağı ve nerdeyse gözüme gidiyordu makas. Çocuk bir doğdu mosmor. Ağlıyor ama iyi mi kötü mü bilmiyorum. Açıklamada yapmıyorlar. Fotoğrafçı tutmuştum. Ten tene temas bekliyorum hani bebeği getirsinler de resim çektirelim. Apar topar götürdüler çocuğumu. Eşimi de çıkardılar. Oksijen takılması gerekiyormuş. Nasıl endişelendim ki inanamazsınız. Nabzım 150 ye çıktı. Bayıltın beni dedim bayıltmadılar. Karnımda bişeyler yaptıklarını, yanma hissini, baskı hissini dibine kadar hissettim ama nasıl canım yanıyor. Hafif bir sakinleştirici yaptılar. Bana mısın demedi. Uyuşturmadı bile. Çok şükür ameliyatım bitti. Bacaklarımı hissetmiyorum ama karnımda kıyamet kopuyor. Ameliyat masasından yatağıma aldılar beni. Öldüm resmen. Karnım nasıl acıdı. Odaya çıkardılar beni. Doktorum geldi. Karnıma bastırdı. Alttan muayene etti. Delirdim resmen. Hepsini hissettim. Bacaklarımı hissetmiyorum. Baskı hissini hep hissediyorum. Serum taktılar bir sürü. Dünya kadar ağrı kesici yapıldı. Asla fayda etmedi karnımdaki kıyamete. Doktorum, hemşireler o kadar şaşırdı ve bana o kadar üzüldüler ki. Bugüne kadar bu kadar çabuk bu ağrıları hisseden, ilaçların fayda etmediği kimse olmadı dediler. Narkotik ilaç bile takıldı. Karnımdaki o yanma hissi hiç geçmedi. Ayaklarımda ameliyata giderken varis çorabı vardı. Yürüyene kadar çıkarmadılar. O çoraplar da ayrı yedi beni. O kadar sıkıyordu ki bacaklarımı. Birde ateş basmış vücudumu. Dikişlerim, karnım yanıyor. Deliye döndüm resmen. Üstüne bebeğim geldi. Emzirmem lazım. Başımda var 100 kişi. Çıkardık hepsini dışarı. Emzirdim bebeğimi ama emdikçe karnımdaki kıyamet 3 katına çıkıyor. Canımın acısından istemedim emzirmeyi. Meme reddi yaşadım. Hani klasik bir laf var. Çocuğunu kucağına alınca bütün acılarını uyuyorsun diyorlar ya. Külliyen yalan. Acınız ağrınız nerdeyse canınız orda arkadaşlar. Neyse gel gelelim zaman doldu. Çorapları çıkardılar. Sondayı çıkardılar. Sildiler bedenimi. Giydirdi hemşireler. Ayağa kaldıracaklar beni. Hayatımda böyle bir zulüm görmedim. Vücudum ağır. Doğrulamıyorum kalkamıyorum. Bir şekil kalktım. Sanki karnımdaki tüm organlarım aşağı dökülüyor. O kadar acım var. Ayağımı atıp yürüyemiyorum. Dikişlerim acıyor. Çişim gelmiş mesela. Tuvalete gidiyorum oturamıyorum. Oturdum kalkamıyorum. Çiş yapıcam mesela gelmiyor hemen çişim. Oturarak 5 dakika bekliyorum öyle geliyor. Yapınca karnım yanıyor. Yapmasam ağrım oluyor. 3 gün hastane de kaldım. Tuvalete çıkamadım. İlaç veriyorlar faydasız. Kaynanam sürekli gelip gidip çocuğu emzir sarılık olur hastanede yatar diyip psikolojimi bozuyor. Sözde yanımda refakatçi kalmış. Hastane odasında herkes gittikten sonra duş aldı, pijamalarını giydi. Yanımda geçti koltuğa. Osura osura yattı sabaha kadar. Çocuk ağlıyor durmuyor. Sütüm yetersiz. Bebek hemşiresini çağır diyorum. Çağırmıyor. En sonunda kıyameti kopardım çağırdı. Dedim bu çocuk aç. Ben emziremiyorum mama verin bu çocuğa dedim. Kaynanam hemen muhalefet vermeyin dedi. Ben dedim ben doğurdum. Emziremiyorum bari aç kalmasın. Mama verilsin diyorsam verilecek dedim. Bağırdım filan. Korkusundan sesini çıkaramadı. Eşim deseniz anasının ağzının içine bakıyor. Mal oldu bildiğiniz. Ben canımla uğraşıyorum birde eşime doğum günü pastası alıp doğum günü kutladılar. O kadar zoruma gitti ki. Anlatamam size ancak o anları yaşayan anlar. Nasıl bir sınavdan geçtim ki sormayın. Oğlum çok şükür bugün 13 günlük. Rabbim hepimizin evladını bağışlasın. Ben nerdeyse kaynanam yüzünden eşimi boşama noktalarına geldim. Umarım size bu zorlukları yaşatan olmaz. Sevgilerle…