Düzenli olarak gittiğim psikoterapiler sayesinde ilaçsız bir sekilde önce panik ataktan hafifleyip, anksiyeteye ve daha sonra anormal kaygısız bir insan haline döndüm, basım ağrısa beynimde tümör var diye düsünürdüm. Şişen bir lenf bezim yüzünden aylarca kendimi kanser olduguma inandırdım, o kadar inandırdımki bununla yüzleşmeye hazır olmadıgımı düsünerek idoktora gitmedim, gittigim hicbiryerden keyif alamazdım, asla bir sohbete odaklanamazdım. Yetmiyor gibi etrafımda sürekli bununla ilgili beni manipüle eden insanlar doluydu. Örneğin bezen indi mi diye kasten soranlar, hersey insanlar icin diye benim kendimi inandırdığım saçmalıklara katılanlar. Benim o halime icten ice sevindiklerini sonrada farkettim. En basta bunları hayatımdan uzaklastırdım, doktora gittim ve fiziki bi rahatsızlıgım olmadıgını duydum. Sonra 3 haftada bir psikoterapiye basladım. Seanslarım asla orada olup bitmedi, eve dönüncede kafa yordum. Düsündüm düsündüm. Ne zaman ki bu düsünceler geldikleri gibi gidecekler diye alısmaya basladım o zaman azalmaya basladı. Çocukluğumda veya aile ilişkilerimdeki(anne-baba-kardes) sorunları çözemedigimi ve çözemicegimi kabullenip kendi evime, işime ve eşime odaklandım. Şimdi 9 haftalık hamileyim, bası agrısa beyninde tümör oldugunu düsünen ben bu pandemi kosullarında kaygısız bir hamilelik geçirdiğimi düsünüyorum. Bazı seyleri kontrol edemeyiz, zaten etmememiz gerekir. O yüzden rahat olmayı öğrenmemiz şart..