Seqnem
Dün sabah 09:03’de doğdu oğlum.
Doğum öncesi uyuyamadım, acaba yarın akşam olur mu, acaba ameliyat zor mu, sonda acır mı, karnıma bastırırlar mı, ilk yürüş zor mu, gaz nası çıkıcak vs...
Doğum sabahı öyle bir rehavet çöküyor ki, tüm bu endişer ne olacaksa olsun’un yerini alıyor.
Öncelikle ameliyathaneye girince koşup gitsem kaçılacak bir ameliyat değil dedim, teslim oldum :)
Sonrasında anestezi doktorum ayaklarında sıcaklık başlayacak ve uyuşacaksın dediğinde, durun uyuşmadım dedim. Onlar da güldü. Ayak parmaklarımı katlayabilirim hissi oluyor, doktor gülerek katla bakalım dedi, mümkün olmadı. :)
Sonra perde gerildi. Eşimle sohbet ederken dedim ben sallanıyorum derken ağlama sesi. Sıfır acı... mükemmel...
Sonra dikiş kısmında tatlı sarhoşluk, nası bitti anlamadım. Sonda uyuşukken takıldı. Çıkışı zaten acısız, derin nefes al diyip saniyede çekiyorlar.
Karına basma olayı vardı ama burda yorum yazanlara ne saydırdım ahhhhh. Yok şöyle acı bilmem ne diye yazanlar, zaten hemşire yavaşca dokunuyor. Kendim bile kendime yapsam daha kötü davranırım. Kum torbası da koydular. 3 kilo. Çok rahattı cidden.
Özetle kimse korkmasın. Doktorlar bana “ sen bizim işimizi bize bırak, sen sonra ki kısmı düşün napıcaksın uykusuz gecelerinde demişti. Haklıymış, oğlumla yapışık ikiz gibiyiz şuan.
Herkese sevgiler, hoşçakalın...