Burada pozitif doğum hikayeleri okumak bana her zaman iyi geldi. İnşallah bizim hikayemiz de biraz olsa cesaret ve umut verici olur 🌸 37+1de 4 ekim pazartesi günü kontrolümüz vardı doktorum ilk defa çatı muayenesini yaptı ve iki parmak açıklığın var, rahim yumuşaklığın çok iyi, açılmanın böyle bu haftalarda başlaması çok güzel dedi. Ağrı sancı hissettin mi diye sordu. Ağrım sancım olmamıştı sadece çatı kemiğimde acı hissediyordum. Ağrı eşiğin yüksek demekki kolay doğum yaparsın, zorlasam akşama bile doğurursun ama ciğerleri için bir hafta daha bekleyelim, ekstra yapman gereken hareket vs vermiyorum, Bir hafta sonra hazırlıklı şekilde gel dedi. Çatı muayenesi çok rahat geçti. Derin nefes aldım ve kendimi kasmadım. Mutlu mesut ayrıldım randevudan. Bir haftalık sürede yine ağrım sancım olmadı. 11 Ekim Pazartesi saat 10 gibi hazırlıklı şekilde gittim. Açıklığa baktı ve 4 cm olmuş, şimdi seni göndersem kısa sürede geri gelirsin en iyisi seni bugün doğurtalım dedi :) doktoruma güveniyordum. Ablam iki doğumunu kendisiyle yapmıştı ve aynı benim gibi hazırlıklı gel dediği günlerde yatışı yapılmış 4-5 saat içinde doğum yapmıştı. Yatış işlemlerini eşim hallederken ben de doğumhaneye çıktım. Bir tane ebe benimle ilgilendi beni hazırladı süreci anlattı. Rahim yumuşatıcı bir iğne yapıldı suni sancı takıldı. Sancıyı çok yavaş vereceğiz dediler. Nstye bağladılar derken süreç başladı. Bir saat sonra tekrar bir iğne daha yaptılar. Nst de sancım çıktı ama ben sancı hissetmiyordum sadece bebeğim kasılıyordu. Nst dışında hiç yatmadım. Hep yürüdüm ya da pilates topundaydım. Derken saat 2ye doğru olan son nstde sancımı ağrı gibi hissetmeye başladım. Ama ilginçtir ayaktayken o ağrıyı hissetmiyordum. Saat 2 gibi beni doğumhaneye aldılar. Doktorum muayene etti ve bir miktar suyumu patlattı. Ve bebeğin başını yerleştiriyorum diyerek ufak bir işlem yaptı sonra beni ebeye teslim etti. Ebe de bebeğin başını yerleştiriyoruz korkma şu an saçlarına dokunuyorum dediğinde çok heyecanlandım. 6 cm açıklığın var bu işlemlerden sonra sancın artıcaktır açılman hızlancaktır dedi. Bebeğim susuz kalır mı diye Korkma suyunun hepsini akıtmadık dediler. Zaten sadece biraz su aktığını hissetmiştim. Bu işlem biraz acı vericiydi daha doğrusu rahatsız ediciydi ama dayanılmayacak bir şey değildi. Sonra saat 14.10 gibi tekrar odama aldılar beni. Ve sancılar başladı. Nst dışında yine sancıları ayakta hareket halinde karşılamak istedim. 14.20 gibi odada yürümeye başladım. Benimle ilgilenen ebe ağrıların dayanılmaz olduğunda haber ver ağrı kesici yaparım, sancılarını kesmez elbette ama karşılama direncini artırır ben zaten sen çağırmasan da bir süre sonra gelip ağrı kesici yapacağım, saat 4 gibi doğumun gerçekleşmiş olur dedi. Sancılarım giderek arttı. Benim sancılarım çok şiddetli regl ağrısı gibiydi. Bir süre sonra zorlandığımı gören annem “ebeyi çağırayım mı” diye sordu. Bu arada bir baskı hissediyorum ama tam anlamıyşa makata ciddi bir baskı değildi. Olur dedim. Eğer sormasaydı yine çağırın demezdim. Kendime sürekli “daha da ilerleyecek sabret o zaman çağırırsın” diyordum. Ebe geldi, bir bakalım mı açıklığına dedi. Bu arada toplamda üç kez açıklığıma bakıldı: yatışım esnasında, su patlatılırken bir de doğumhaneye alınmadan hemen önce bakıldı. Ebe zaten sürekli kontrol etmeyeceğiz merak etme rahat ol demişti. Baktıktan sonra da “güzel iki ıkınmayla bebeğini kucağına alcaksın hadi doğumhaneye” dedi. Ben şok oldum nasıl yani kaç cm açıklığım diyorum tam açıklık dedi. İki kere doğumhaneye mi gideceğiz diye sordum evet dedi. İnanamadım çünkü daha fazla acı verecek sancılar bekliyordum. Derken beni bir korku aldı. Çünkü doğum anına doğru gidiyordum. Tekerlekli Sandalye getireceklerdi ama yürüyebilirsen de güzel olur dedi ebe ve yürümeyi seçtim. Sancım geldiğinde durdum sancım dindiğinde yürüyerek çatala kadar gittim. Doktorumu aradılar hemen hazırlıklara başladılar. “Korkuyorum” dedim. Korkuyordum çünkü o anki sancının acısından daha fazlasını çekeceğimi sanıyordum sonuçta içimden bir bebek çıkacaktı daha fazla acı veren bir şey olacaktı mutlaka. Ama olmadı. O sancıdan daha ötesinde bir acısı yokmuş meğer. Korkma bak iki ıkınmada kucağında olacak diyerek ve daha nice cümlelerle beni motive ettiler. Doktorum geldi hemen. Hadi bakalım dediler hepsi başıma toplandı nolur sancımı bekleyelim ıkınmam için dedim. Tamam tabiki dediler öyle bir kaç saniye bekledik herkes başımda :) Sonra sancı geldi, geliyor dedim demirleri tutturdular hadi bakalım kuvvetli bir ıkınma dediler ilk ıkınmamda hissettim bir şey çıktığını başıydı doktorum dur dedi. O arada sanırım kesi attı ama hiç bir şey hissetmedim. Hadi bakalım ıkınmaya devam dediler ve ikinci ıkınmada 15.04’te içimden bir şey kayıp gitti. Simsiyah saçlarıyla kızımı kucağıma verdiler. Çok klişe gelecek belki ama gerçekten o an tüm sancılar acılar diniyor. Muazzam bir an. Ebeler hemşireler çok tatlıydı bizim bebeğimizle fotoğraflarımızı çektiler. Sonra bebeğimi yan tarafıma aldılar beni kısa süreli bayılttılar. 4 tane dikişim var. Çok şükür güzel bir doğumdu. Doğumhaneye girmem ile aileme doğumu haber vermeleri arasında 7 dakika varmış.
Hamileliğim boyunca ne normal doğum ne de sezaryen için önyargı oluşturmadım. Sezaryen olmak zorunda kalsaydım da üzülmezdim. O yüzden kendinizi bence tek doğum tipine şartlamayın. Bu çok önemli. Süreci, zorlukları ve olabilecekleri kabul etmek çok önemli. Her iki doğumun da zorlukları vardır bunu kabul edelim. Sancımın en çok artmaya başladığı o son dakikalarda içimden “sezaryen de çok haklı bir istek” diye geçti :) çünkü insanız ve o an o acı bitsin istiyoruz. Mutlu anne mutlu bebek demek o yüzden anneleri rahat bırakın nasıl mutlu olacaklarsa o doğum şeklini seçsinler. Doğum çok önemli bir olay ve travmalı bir doğum, anneliğin o güzel başlangıcını da eminim çok etkiliyordur.
Normal doğum için “ya çok kolaydı” diyemem. Ama dayanılmayacak gibi de değildi. İki sancı arası özellikle rahat oluyor insan, dinleniyor adeta. Ufak bir iki tavsiyem var. Sancıları asla yatarak karşılamayın tam bir eziyet olur. Hareket etmek çok iyi geliyor. Bir de nefes tekniklerini iyi öğrenin inanın çok etkisi oluyor. Birden sancı vurduğunda insan sanki nefes bile alamayacakmış gibi hissedebiliyor ama sakin kalıp doğru nefes aldığınızda inanın sancının acısını hafifletiyor. Benzer şekilde ıkınma esnasındaki nefesin de çok önemli olduğunu düşünüyorum. Hamileyken doğuma çok fazla odaklanıyoruz, sonrasını pek düşünmüyoruz galiba. Doğum sonrası için de olası süreçlere hazır hissetmeli insan kendini. Emzirme, süt gelmesi, göğüs problemleri, bebeğin uykusu, sarılık vs. Gibi konularda da az çok hazırlıklı olmalıyız. Bunlar dışında doktor nasıl önemliyse ebeler de bir o kadar önemliymiş onu anladım. İnşallah doğumlarınıza işini seven, kalbi güzel ebeler eşlik eder. Biraz uzun oldu kusura bakmayın. Hepinize kolay doğumlar, güzel kavuşmalar diliyorum 🌸