Merhabalar güzel anneler, anne adayları. Doğum hikayeleri okumayı çok sevdiğimden, şimdi anlatacak bir hikayem varken paylaşmak istedim☺️
İpek kızım 39+4e girdiğimizde hala içerde oldukça kıpır kıpırdı. 39da doktorla görüşmüş, çatı muayenesi olmuş, kemik yerleşimimin normal doğuma müsait olduğunu öğrenmiş ama kızçemin iriliği dolayısıyla omuz takılması, vajinal kesi-yırtık riskleri üzerinden kırkıncı haftanın dolmasını ve kızımın ulaştığı son kiloya göre karar vermeyi kendi aramızda konuşmuştuk.
Ben baştan beri normal doğum istiyordum, daha öncesinde tüp mide ve safra kesesi alınması için iki ameliyat geçirdiğimden, küçük-büyük her türlü ameliyattan mümkün olduğunca uzak durmak istiyordum. Ama ilk günden beri hep dedim ki, kızım da izin verirse normal doğum istiyorum. Bedenim izin verirse normal doğum istiyorum. Olmayacak denirse zorlamayı manasız buluyordum yani. ve doktoruma güveniyordum.
24 eylül günü kalkıp kahvaltımı ettikten sonra annemle bir şeyler izlerken saat 11-11:30 gibi regl olmadan önce üşütmüşüm gibi kasıklarımda aralıklı ağrılar başladı, hatta burada post açtım doğuruyor olabilir miyim diye🤪 düzenli bir sıklığı yoktu ama 10-15 dk’da bir gelip biraz derin nefesler aldırıp sonra hiç olmamış gibi geçiyordu. Annemle konuştuk, doğum çantasının üstünden geçtik, yatak yüzlerini değiştirdik, ben bir duş aldım, bir iki lokma bir şeyler yedim ve doktor gel NST ye gir dediği için hastanenin yolunu tuttuk. Yolda hala bizi eve geri gönderecekler keşke puset falan almasaydık diyordum😂
NST’de sancım çıktı. Saat öğleden sonra 16:30du. Doktor bebeğin kilosunu 3700 gördü, pazartesiyi beklemeye gerek yok, şimdi eve göndersem gece artan sancılarla döneceksin, senin de iznin varsa ameliyathaneyi hazırlatıyorum dedi😳 40haftanın dolmasına 3gün kala bu cümleyi duymak beni ilk etapta biraz sarstı, ne yalan söyleyeyim. Siz ne öneriyorsunuz dedim, bebeği riske atmak istemiyorum dedi. Çatın müsait ama çıkışın çok dar, kesi-dikiş olacaktır, bebeğin omzunun takılmasından daha da endişeliyim dedi. Ben de madem illa bir yerleri kesip dikeceksiniz, en azından bebeğimi riske atmayan yerler olsun dedim. Telefonlar edildi, kocama ve yakınlara haberler salındı ve ben doğum katına alındım.
17:15te ameliyathaneye çıkarıldım. Daha yeni yemek yediğim için beni mümkün olduğunca bekletmeye çalıştılar ama cuma iş çıkışı, doktorlar da evlerine gidecek😂 spinali zerre hissetmedim, ne iğnesini ne zerk edilen ilacı. Yatırıldıktan sonra araya çarşaf örtüp çalışmaya başladılar, doktorcum geldi, şarkılar türküler çığırarak işe koyuldu. Anestezist avukat olduğumu öğrendikten sonra neredeyse doğum bitene kadar bimer’den cimerden şikayet bekleyelim mi, bi tersliğimizi görmedin inş falan diye şakalar yaptı, ortam bir ameliyathanede olabilecek en sevimli halindeydi. Benim hissettiklerimi soracak olursanız, kesi acısı yok evet. Bebek ve eşi çıkarken karnım acıdı ama bir dakika falan sürmüştür. Kese patladıktan sonra ameliyathanede herkesten şaşkın bir ooo yükseldi, suyum çokmuş (ben kilo almadım sayılır, karnım da küçüktü, fark edilmemiş) dolayısıyla ultrason ölçümü yanlışmış, bebiş aslında göründüğü kadar büyük değilmiş…
ama bilin bakalım…?
Kordon iki kere boynuna dolanmış yavruceğizimin. Yani normal doğurmak istiyorum diye tuttursam evet doğurabileceğim boyuttaymış ama gerçekten de kızımı kaybetmeme bile sebep olabilecek bir sıkıntı varmış.
yüksek inançlı biri değilimdir ama her işte bir hayır olduğuna hep inanırım, bir şey ben aksi için uğraşırken tersi oluyorsa mutlaka benim görmediğim, henüz anlamadığım bir sebebi vardır diye düşünürüm, teslimiyetçiyimdir.
o yüzden iyi ki de doktorumu dinlemişim.
bebeğimi giydirip babasına teslim etmeden önce yüzümün yanına getirdiler ya, bir başladım ağlamaya😂 geldi, burda, sağlıklı diye diye😂 sonra bebiş gitti, beni dikmeye başladılar, o sırada da rahim kendini hızlı toparlasın diye iki tane dilaltı hap verdiler ve bu hap üşüme titreme ateş yapacak, iki saat sürecek dediler. Titreme derken bedenimde 8.9luk depremler olacağını ve az kalsın birbirine çarparken dişlerimi kıracağımı söylemediler tabii😅
ameliyathaneden çıktığımda eşim bekliyordu. Odaya indiğimizde de kızım…
cennet kokulum, ipek böceğim…
bacaklarımda hissin dönmesi toplamda dört saat sürdü.
ilk ikisinde verdikleri ilaç yüzünden gerçekten üşümekten öleceğim sandım ama aslında üşümüyormuşum😄
kalk yürü dedikten sonra kalkıp yürümeye başladım. Sezaryende kesinlikle dinlenince geçen değil hareket ettikçe atılan bir acı oluyor. Dik durmak biraz zor. Oradaki uyuşukluk hala tamamen geçmedi.
yani kolay mı? Yaptığım en kolay şey diyemem. Gece emzirmeye kalkarken tutunup destek alabileceğim bir şey yok, ya da işim bittikten sonra kucağımda bebekle kalkarken… illa ki hareketlerinizde acı hissediyorsunuz. Size çok çiçek böcekli bir hikaye anlatamam ama katlanılmayacak bir şey de yok, zaten maksimum bir hafta sürüyormuş bu hareket ederkenki ağrılar.
önemli olan tek şeyse koynumdan bile bırakmak istemediğim süt kokulumun artık benimle olması.
kıssadan hisse?
doktorunuza güvenin ya da güveneceğiniz bir doktor bulun.
gerisini de Allaha bırakın. Su nasıl yolunu buluyorsa, sizin için hayırlısı da öyle yolunuza gelecek, inanın♥️
sorularınız varsa alabilirim. Yoksa hepinizi öpüyorum, sağlıkla doğurmanız dileğimle🥰