Hikayeme bir ikiz bebek molası vermiştim kaldığım yerden devam ediyorum kızlar 🙈 burdan sonrası bol ağlamaklı demedi demeyin :)
Odaya doktorum geldi, bebeklerin iyi annesi, 1-2 saat müşahade altında tutacaklarmış ben gittim gördüm doktorla da görüştüm çok tatlılar merak etme çok iyiler dedi. Sonra eşim annem babam geldi. 2-3 saat içinde uyuşukluğum yavaş yavaş geçti ağrı ve acı hissetmeye başladım. Sütüm henüz gelmemişti ve pompa da getirmemişlerdi sterilize ediliyormuş. O gün bi şekilde geçti ama bebeklerim gelmemişti yanıma 🥺 bugün yarın diye diye tam 12 kaldılar yoğun bakımda. Yoğun bakım süreci çok da zor değildi ne yalan söyleyeyim ben kendi canımla uğraşıyordum her şeyde bir hayır vardır dedim çünkü o kadar acı ve ağrı içinde iki tane bebeğe nasıl bakardım hiç bilmiyorum. İlk üç günüm muhtemelen psikolojik durumumun da etkisiyle ağlayarak geçti. Sonra ufak ufak toparladım. Kendi başıma yataktan kalkabilmem bir haftayı buldu. Doktorum ‘sezaryen kanlı bir ameliyattır ama hiç bu kadar kanlısını yapmamıştım iyi ki tüm serumların bitmesini beklemişiz çok endişe ettim ameliyat sırasında’ dedi. Bu kadar canımın acıması da bu sebeptenmiş, dokularım çok hassasmış, bistürinin değdiği her yerden oluk oluk kan aktı demişti doktorum. Her gün hastaneye gidiyor, süt götürüyor bebeklerin fotoğraflarını çekmelerini rica ediyoduk hemşirelerden. Fotoğrafları seve seve eve geliyorduk. Aah o gün geldi çattı, doktorumuz ‘ikizleri yarın taburcu edeceğiz, şimdi görmeye girebilirsiniz’ dedi. Allahım beni bir ağlama aldı :) içeri girdik kuzularımdan biri ağlıyordu hemen ona yöneldim, anneciim yavruum dememle ağlamasının kesilip beni seyretmesi bir oldu :) içim dağlandı içim.. biraz onu biraz kardeşini sevdik, ağlaya ağlaya çıktık yoğun bakımdan.
Çok şükür artık taburcu olmuştu yavrularım. ikisini de alıp eve getirdik o kadar minik o kadar miniklerdi ki.. tam birbirimize alışmaya çalışırken 4. gün kuzularımdan biri ateşlendi ve tekrar yoğun bakıma girdi. İşte şimdi bittim ben dedim, zaten daha evdeyken bi gariplik olduğunu anlamıştım emmiyordu huzursuzdu. Bütün gün ve gece o inledi huzursuzlandı uyudu ben ağladım. Ertesi sabah da doktora götürmemizle yoğun bakıma alınması bir oldu. Ah o ayrılık ne zormuş. Öpüp koklayıp koynunda uyutup kokusunu içine çekip yalnız başına o minicik odada küvezin içine koyup gitmek ne zormuş. O günün üstünden 1 ay geçmiş hala ağlıyorum hatırladıkça, hatta şuan yazarken bile. 10 gün yattı yavrum yoğun bakımda. Kardeşi evde o hastanede ben hastane ev arası mekik dokuyorum. Bi evdekini emziryorum bi sağıp hastaneye götürüyorum. Çok şükür onu da atlattık. Artık ikisi de evde, ikisi de koynumda. Çok şükür ikisi de anne sütüyle besleniyor. Güzel güzel kilo alıyor. Sabredin kızlar, erken doğum riski olanlar, erken doğurmuş olanlar, sabredin inanın sonu öyle güzel ki :)