esma___06isik "“Devlet; pandemiden dolayı çok hak verdi BU doktorlara”. Vermese miydi hanımefendi? Doktorlar da hemşireler de tüm sağlık görevlileri bizim ülkemizde emeklerinin karşılığının onda birini bile maddi olarak alamadıkları gibi manevi olarak da çalışma şartları açısından çok çok yıpratılıyorlar. Artık sağlık sektöründe hiçkimse mutlu değil. Siz ister miydiniz yıllarınızı oturup sıkıca ders çalışmaya verip Türkiye’de 1000′de 2′lik dilime girip, üstüne 6 sene Tıp eğitimi onun da üzerine 5 yıl uzmanlık eğitimi alıp, 30 yaşında anca anca para kazanabilmeye başlamış olmayı? Para dediysek de asla emek karşılığı değil. Sizin şikayetlendiğiniz asistan doktorlar gün aşırı nöbet tutuyorlar, 20 nöbetle başlıyorlar uzmanlıklarına. Bu nedemek biliyor musunuz? 36 saat uykusuz çalışıp, 8 saat evine gidip hem yemek yeme hem uyuma ihtiyaçlarını karşılamak zorundalar demek. Doktorlar, sağlık çalışanları neden bu durumda? Hani “bu” doktorlara çok hak veren devletimiz varya işte onlar performans sistemini getirdiği için. Yani yasal sınır olması gereken günlük 35 hastayı 100 küsürlere çıkardıkları için; sizinle istediğiniz şekilde ilgilenemiyorlar hanımefendi. Elbette kimse kimseye incitici şekilde konuşamaz, küçük düşürücü, emrivaki konuşamaz, ama siz de onların 8 kişi aynı odada kahve içtiklerini sorgulayamazsınız, çocuğu sakinleştirip gelin, benimle ilgilenmedi 5 dakikada yolladı vs diyemezsiniz. Zira şartları bu çünkü. Öyle yapmak zorundalar o hasta sayısını yetiştirebilmek için. İşleri sadece sizin poliklinik hizmetleriniz değil, 5 den sonra da Acil ve yataklı servislerinde devam ediyorlar görevlerine çünkü. Onlar yeri geliyor kahvelerini içmeye o hastanenin önüne dahi çıkamıyorlar. Herkesin bir sabır noktası var sağlıkçılar tükendiler. Her türlü sağlık derdimizde gidip koşuyoruz, başkası çare olabiliyor mu? Yok. Yapabildiklerini bizler yapabiliyor muyuz? Hayır. O zaman elimizi vicdanımıza koyup, onların da çalıştığı şartların insani olmadığını düşünüp ona göre sitem etmemiz gerekir, hemen ufak tefek herşeye Cimer’e şikayete değil. Uyarılar çok fazlaysa doktora sözel olarak söyleniyor, sizin olmasını istediğiniz gibi herhangi bir yaptırımı yok yani. Ancak bu bile incitici ve isyan ettirici bir durum. Yani şikayetle yapmıyorsunuz, daha fazla yıkıyorsunuz gönüllerini. Artık öğrenciler bu şartlardan dolayı Tıp tercih etmek istemiyorlar. Çok çok yakın zamanda yurt dışından gelen, bizim Tıp fakültelerimize puansız bir şekilde yatay geçiş yaptırılan, her geçen gün sayıları katlanan, alanında bilgisiz ve vasıfsız Afgan, Özbek, Kırgız bilimum vatandaşlıktan oluşturulacak bir doktor yelpazesiyle karşılaşacağız. Türk doktorlarımızı mumla arayacağız. Sevgiler…