Gebelikte tiroksin bağlayan globülin artışı, iyot klirensinin artışı, tiroid hormonlarının periferik metabolizmasının hızlanması, artan hCG düzeylerinin uyarıcı etkisi, ilk trimesterden itibaren tiroid fonksiyonlarını etkilemektedir. İyot alımı yeterli ve altta yatan tiroid hastalığı olmayan gebeler, bu değişikliklere uygun adaptasyonu gösterirler.
Gebeliğe özgü değişiklikler, gebelik seyrinde, gebelik dönemine uygun tiroid hormonu düzeylerinin belirlenmesi zorunlu kılar. Gebelik dışı normal aralıklar, gebede, tiroid fonksiyonlarını değerlendirmede yeterli değildir.
Gebelikte özellikle ilk trimesterde annenin tiroid fonksiyonlarının yeterli olması, fetal beyin hücrelerine, plasenta aracığıyla, yeterli T4 ün sağlanmasında son derece önemlidir. İlk trimesterde annede aşikar ya da subklinik hipotiroidi ve izole hipotiroksinemi, fetusun nöropsikolojik ve entelektüel gelişimde olumsuz etkiler bırakabilmektedir.
İlk trimesterde tiroid fonksiyonları açısında değerlendirme, serbest T4, TSH ve anti-TPO ölçümleri ile yapılmalıdır.
İlk trimesterde normal TSH düzeyleri < 2.5 µU/mL, ikinci ve üçüncü trimesterde < 3 µU/mL olarak kabul edilebilir (Ülkemiz özgü gebelik referans değerleri henüz oluşturulmamıştır).
Kanıta dayalı veriler, aşikar ve subklinik hipotiroidinin, ideal olarak, gebelik öncesinde tanınması ve tedavi edilmesinin fetus ve anne için olumlu sonuçlarını kesin olarak, ortaya koymaktadır. Gebelik seyrinde tanınan aşikar hipertiroidi tedavi edilmelidir. Subklinik hipertiroidinin gebelik seyrinde, antitiroid ilaçlarla tedavisi önerilmemektedir.
İzole hipotiroksineminin tedavisinin gebelik seyrini olumlu etkilediğine dair yeterli veri yoktur. Bu aşamada gebe kadında izole hipotiroksineminin nedeninin iyot eksikliği ya da altta yatan otoimmün tiroid hastalığı olup olmadığının araştırılması önerilir. Tedavi kararı altta yatan nedene ve gebe kadının özelliklerine göre değişebilir.
Gebelikte önerilen günlük iyot alımı 250 mg/gündür. Bu düzeye ulaşılabilmesi için gerekiyorsa oral replasman önerilir.