Merhabalar güzel anneler,
Hamileliğimin başından beri aktif olarak yazılarınızı okuyorum ama daha önce hiçbir şey yazma fırsatı bulamamıştım. Bize de bir anı olsun diye ilk defa doğum hikayemizi paylaşmak için yazıyorum. Biraz uzun, biraz sıkıntılı ama her şeye rağmen mucize olan doğum hikayemizi sizinle de paylaşmak istedim. Bence her doğum mucizevi, her biriniz birer mucizeyi içinizde yaşatıyorsunuz ve hazırlanıyorsunuz. Neredeyse evlenir evlenmez hamile kaldım. Eşimle 12 yıldır birlikteydik, 30 yaşındaydım bu yüzden sürpriz bebeğimize çok sevindik. Eşim uzakyol gemi mühendisi, bu yüzden Eylülün ortasından itibaren hamileliğimi yalnız geçirmek durumunda kaldım. Bu meslekte ne yazık ki hiç bir plan yapılamaz ve gidiş gelişleri genelde tahmin dahi edilemez. 2 ay kontratla çıktığı gemide 6 aydan fazla kalmak durumunda kaldı. Bu sırada ben biraz annemde biraz kayınvalidemde kalarak aslında çok da rahat bir hamilelik geçirdim. Ben de evden çalışıyordum, canım bebeğimin çok uyku yapması dışında hiçbir problemimiz olmadı. Eşim çok pimpirikli bir insandır, bir de bizden uzakta olunca aklı hep buradaydı. Her şeyde içimizin rahat olmasını istedik. Bu yüzden 12 haftada nifty testini yaptırarak cinsiyetini çok erken öğrendik; yıllardır hayalini kurduğumuz gibi bir oğlumuz olacaktı!!!. Test sonuçları da çok güzel çıkmıştı. 7. Aya midem bile bulanmadan, ağrı, sızı, kanama, korku yaşamadan geldik. Tek sorun çok hızlı kilo almamdı. Beslenme konusunda hiçbir şey değiştirmememe rağmen çok kilo aldım. Özellikle çok dikkatli beslendim, vücuduma içeriğinden emin olmadığım kremi bile sürmedim. Oğlumuz da 7. Aya kadar haftasına gününe uygun geldi. 32. Haftada doğum iznine ayrıldığım gün eşim gemiden indi. Bundan sonrası için birlikte hazırlık yapıp birlikte rahat vakit geçirmeyi planlamıştık. Ama maalesef çok da öyle olmadı. 33. Haftada sabah uyandığımda ayaklarımın aşırı şiştiğini farkettim hamilelikte olabilir diye düşündüm önce akşama kadar geçmeyince doktorumuza yazdım hemen. Tansiyonunu kontrol et eğer yüksekse hemen hastaneye geçip yatış yap dedi. Normalde tansiyonu 9-6 olan ben, tansiyonu 16-10 çıkıyordu. Hemen hastaneye gittik. Yatış yapıldı, tansiyon ölçüldü, NST’ye bağlandık, tahliller için idrar ve kan alındı. Sonuçlar çok da iç açıcı değildi. İdrarda protein kaçağı, yüksek tansiyon, ödem vardı. Sabah doktorum kontrole geldiğinde preeklampsi yani gebelik zehirlenmesi yaşadığımızı söyledi. Bu süreçte en büyük şansımız bu kadar geç haftada ortaya çıkmış olmasıydı. Doktorumuzun planına göre ilk hedefimiz 37. Haftayı görebilmek ama bu süreçte de risk olduğu an doğumu başlatmaktı. Çünkü preeklampsinin tek tedavisi doğummuş. Kontrolleri 2-3 güne indirdik. Sürekli tansiyon kontrolüne başladık. İdrardaki protein tekrar kontrol edildi, artıyordu. Sanırım beni en çok üzen şey de bebeğimin yüksek tansiyondan dolayı az beslenmesiydi. 33. Haftadan itibaren geride kalmaya başladı. Doktor minyon bir bebek olacağını söyledi. Her hafta gramlar alsın diye yapmadığım şey kalmadı ama çok az beslenebiliyordu yavrum. Bebeğin hareketlerini takip etmek çok çok yorucu, elimde olsa NSTye bağlı yaşamak isterdim. Bir de makat geliş görünüyordu. Doğum şekli kesinlikle sezaryen olacaktı. Ben de bütün hamileliğimi normal doğum yapacak gibi planladım, her şeyi ona göre düşündüm. Ama sezaryeni ihtimal dışı bırakmadan ve sezaryenin istenmeyen bir doğum şekli olduğunu düşünmeden. Burada çokça okudum. Kendim yaşadıktan sonra da çok iyi anladım. Önemli olan bebeğiniz ve sizin sağlıkla doğumu gerçekleştirmeniz. Doğum şeklini yargılamak puanlandırmak kadar saçma bir şey olamaz. Bana da neler söylediler, gerçekten çok üzücü, bunu kimse kimseye yapmasın. Zaman zaman yükselen tansiyonla birlikte 37+0 a geldik oğlumla. Bu süreçte 38 olan ayaklarım 42 numaraya çıktı, eşimin ayakkabılarını giymeye başladım. Düzenli Alfamet kullandım, bebek hareketlerini çok ciddi takip ettim. Çokça endişelenerek 4 hafta geçirdim. Eşimin içi rahat etsin diye 4-5 ayrı doktora da gittik, ama doktorum kadar doğru davranan olmadığını daha sonradan da teyit etmiş olduk. 37. Hafta akşamı tansiyonum yine yükseldi ve bir türlü düşmedi. Hemen doktoruma yazdım, tekrar yatış yapmamı istedi. Duşumu aldım, hazırlandım, hastaneye gittim. Hastanede de tansiyonum bir düşüyor bir çıkıyordu ama genelde yüksekti. Doktorum ebelerden yarım saatte bir bilgi alıyormuş. NSTde sancı çıkıyor ve bebeğin kalp atışları da düşüyormuş. Ben uyurken doktorum doğum için her şeyi planlamış. Yenidoğan yoğun bakımda bir kuvez ayrılmış, çocuk doktoru hemen çağırılmış ve doktorum hastaneye gelmiş bile. Ebeler gelip acil sezaryene gireceğimiz bilgisini verdiler. Ben ne olduğunu anlamadan hazırlanmaya başladım. Ailelere haber verdik ve eşimle birlikte ameliyathaneye elele indik. Doktorum karşıladı, çok pozitifti. Ben zaten ne olduğunu anlamıyordum. Bütün ameliyat ekibi çok çok yardımcı oldu. Bana güzelce her şeyi anlattılar. Hiçbir şeyden korkmadım. Spinal anestezi yapıldı. İnanın bana hiçbir şey hissetmedim. Kendinizi asla korkutmayın. Hemen bacaklarım uyuşmaya başladı. Sonda takıldı, hiç hissetmedim. Doktorum alttan muayene etti ve 2cm açıklık olduğunu söyledi. Yani doktorumun söz verdiği gibi güzel oğlum kalabileceği son ana kadar anne karnında direnmiştik! Bu sırada onlar operasyon başlamışlar bile, ben tavanı izliyorum. Hep derlerdi çekiştirmeleri hissediyorsun diye ben de baya çekiştiriyorlar sanırdım ama küçük küçük dokunma hisleri asla acı ağrı yok, sakın korkmayın. Sonra bir anda doktorumun sesini duydum “gel bakalım buraya inaçtı”. Hemen bebeğimi bana gösterdiler, bu dünyada daha güzel bir şey olamaz. Olmayacak eminim buna. Hemen çocuk doktoru kontrollerini yapmak için aldı ama bana her saniye bilgi verdiler. İlk acil kontrollerini yapıp yanıma getirdiler. Ben bu dünyada bu kadar güzel bir koku, bu kadar yumuşak bir şey, böyle bir sıcaklık görmedim öpmeye koklamaya doyamadım oğlumu. İlk temasımızdan sonra kuveze götürdüler. Doktorum da bu sırada sezaryeni tamamlıyordu. 1950 gr doğdu oğlum. Her şey bittikten sonra doktorum, telaş yapmamam için söylemediğini son iki usg de kordonun da dolandığını gördüğünü ve tansiyonun sezaryen sırasında 21lere çıktığını söyledi. Çok şükür ki çok doğru zamanda oldu her şey. İyi ki Gülin Hanımla tanışmışım. Her şey olabilecek en doğru şekilde oldu, buna çok çok güvendim sonrasında. Ben şimdi iyiyim, 11.04 08:25te dünyaya geldi oğlumuz. Adı Alp. Ertesi gün taburcu oldum. Hemen yürüdüm, hemen gazımı,idrarımı yaptım. Tavsiyelere uyarak bol su, nescafe, hurma, kayısı kompostosuyla hemen attım sezaryen etkilerini. Şuanda da takibim devam ediyor, ama ilk günden beri ayaktayım sorunum yok. Ama minik oğlum kuvezde, Allah’a ve doktorlara emanet. Çok şükür durumu iyi kontrolleri yapılıyor. Ama insanın eve onsuz gelmesi kolay değil. Halimize şükür tabi ama herkese yaşadığı zor geliyor. Karnım daha tam inmediği için hala karnımdaymış gibi düşünüyorum kendimi rahatlatıyorum. Sürekli süt sağıp gönderiyoruz, taze taze alsın hemen büyüyüp yanımıza gelsin diye. Dualarınızı bekliyoruz. Allah isteyen herkese nasip etsin bu duyguyu. Hamileliğiniz boyunca lütfen her sese kulağınızı kapatın. Eşinize bile. Bunu yaşayan bilen sizsiniz ve bu sizin hikayeniz. Herkesin hikayesi farklı ve kendine özel. Hiçbir şey için üzülmeyin, stres yapmayın. Sorularınız varsa seve seve yanıtlarım, herkese sevgiler❤️❤️❤️