Keşke gerçek mânâda Allah ın bizlere emrettiği biçimde yaşasaydık. İşte o zaman, ne aileler arasında anlaşmazlıklar olurdu, ne de şu asırda malesef duyduğumuz cinayetler, tacevüzler, tacizler…
Şu yaşadığımızda çağda, başımıza ne geliyorsa,Allah’ın emirlerini, Resûlullah (s.a.v.)ın sözlerini geri plana attığımızdan oluyor. Bunun a’sı b’si yok.
Allah korkusu olmayan her şeyi yapıyor işte… Rabbim çoluk çocuğumuzu, cümle kötülüklerden korusun inşallah. Zor bir zamanda yaşıyoruz bu bir gerçek. Ama tek çaresi sadece İstanbul sözleşmesiymiş gibi.. Yapmayın Allah aşkına… Buna siz de inanmıyorsunuz…
Bir kere Allahın kurallarına aykırı hareket ettin mi her şeyi bekle.. Faize, krediye bulaşırsan, iflah olmazsın.. Âyet var.. “her kim faiz yerse, Allah ve Resûl’üne harp ilan eder.”. Bu savaşı kim kazanabilir soruyorum size… Sonra Allah cezalandırır. Ailesiyle kavga eder. Huzursuzluklar başlar, sonra depresyon, sonra ya boşanma, ya intihar,…
Şimdi, İstanbul sözleşmesiymiş bunlar hikaye…
Diri diri evlatlarını toprağa gömen Cahiliye döneminde yaşayan o insanlıktan tamamen soyutlaşmış varlıkları insan eden ve İslama girmesiyle bir karıncayı ezdiği için iki gözü iki çeşme olan o insanlar, İslam ile kendine geldi. Yeniden doğdu.
Kurtuluş mu arıyorsun İslam da
Hak ve adalet mi arıyorsun İslam da… 🌹 🌹