Merhabalar,
Hamilelik süresince bu forumda birbirinden farklı doğum hikayelerini okumayı hep sevdim. Şimdi de sıra benim tecrübelerimi paylaşmaya geldi. Umarım içinizden birkaçına da olsa, aradığınız sorulara cevap niteliğinde yol gösterici olabilirim.
Yazacaklarımı bir kaç başlık altında toplayacağım ki daha derli toplu olsun. Ben bebeğimi 39hafta+3 günde kucağıma aldım. Şuan tam 1 aylık oldu.
1-Hamilelik sırasında;
Biz yaklaşık 6-7 ay hamile kalabilmek için denedik. Bu sırada ben prenatal vitamin, folik asit ve omega-3 kullanıyordum. Hamile kaldığımı öğrendiğim aydan bir önceki reglim 1 hafta geç gelmişti ve çok ağrılı ilk kanamam olmuştu. Hamilelik testi de yapmıştım ve pozitif göstermişti. Dolayısıyla acile gidip kan testi de yaptırdım ve hcg çok düşük çıkmıştı (35). Hem acil doktoru hem de daha sonra görüştüğüm 2 farklı doktor da ( biri şuan Amerika’da doğum yaptığım Türk doktor) kimyasal gebelik veya düşük olabilir dedi. Türk doktor bir sonraki ay hamile kalabilirsin bir sorun olmaz dediği için, ertesi ay tekrar denedik ve hamile kaldım. Amerika’da bebek 10. haftasına gelince doktor randevusu veriliyor ama Türk doktora biz 6.haftada gittik ve ikiz bebeklerimiz olacağını öğrendik. Çok mutlu olduk tabi ki. 10.haftada başka bir Amerikalı doktora daha gittim. Bu defa keselerden biri boştu. Malesef vanishing twin sendrome ( yok olan ikiz sendromu) olduğu ortaya çıktı yani bebeklerden biri yok olmuştu. Ama brnim herhangi bit kanamam vs olmamıştı. Tabi üzüldük çünkü ikiz bebek fikrine çok alışmıştık. Bu Amerikalı doktor aynı hafta kan testiyle hem gen testi hem de cinsiyet testini de yaptı ve bir hafta sonra erkek bebeğimiz olacağını öğrendik. Bu sırada ben 2 doktora birlikte gidiyordum. 17. hafta civarı ultrasonda her iki doktor da bebeği kız gördüklerini söyledi. Tabi biz yine şaşkınız. Kan testiyle cinsiyet testi yapan şirket bizi aradı ve bir takım açıklamalar yaptı. Kısacası, yok olan diğer ikiz bebek erkekti ve onun gen kalıntıları bu testi yanlış çıkartmıştı. Bu süreç biraz üzücü ve stresliydi çünkü acaba bir problem mi var diye düşünüyor insan. Ancak bebek büyüdükçe herşeyin yolunda olduğunu görüyorsunuz. 25. haftaya kadar iki doktora gittim ama sonrasında şuan doğum yaptığım Türk doktorla devam ettim. Hamileliğin başında 6. haftayla 16. hafta arası mide bulantısı, yorgunluk, uyku hali çok yaşadım. Sonrasında mide bulantı. yavaş yavaş geçti. 2.trimester gerçekten en mutlu olunan ve en sorunsuz geçen dönem. Hem bebek hareketlerini hissetmeye başlıyorsunuz hem de bebek henüz çok büyük olmadığından bel ağrısı, uyuyamama gibi sorunlar olmuyor. Benim 20. haftadan sonra ayakta çok durduğumda oluşan kasık kemiklerimde bir ağrı ortaya çıktı. Yaklaşık 28.haftadan sonra ise her gün ağrımaya başladı. Özellikle yatakta dönerken, yatağa oturup kalkarken anlık inanılmaz bir ağrım oluyordu ve hareket kaybı gibi bir şey yaşıyordum.
Bunun adı da groin pelvic pain yani bebeğin ağırlığından dolayı sinirlere yapılan baskının artmasıyla oluşan bir ağrı. Leğen kemiğiyle uyluk kemiğinin birleştiği yerde, tam vajinanın olduğu bölgeyi etkileyen bir ağrı. Bu sebeple ben son zamanlarda yürüyüş yapamadım. Gece yatarken de hep bacaklarımın arasına yastık koyarak uyudum. Son 3 hafta bebek aşağıya düştüğü için aşağı bölgedeki bu ağrı daha da arttı ama aynı zamanda midem ve ciğerlerim de rahatlamıştı, yukarıya daha az baskı yapıyordu. Genel olarak rahat bir hamilelik geçirdim. Toplamda 12 kilo aldım.
Tavsiyelerim;
- Bebeğinizi beklerken sizi neler bekler isimli Heidi Murkoff’un bir kitabı var, hamilelikle ilgili ansiklopedi değerinde bir kitap. Alıp okuyun. Hatta bu yazarın bir de Bebeğinizin ilk yılında sizi neler bekler diye bir kitabı daha var. Aradığım tüm sorulara bu kitaplarda cevap buldum.
- Bebek büyük olduğundan ilk şeker testini geçemedim. İkincisini az karbonhidrat, sıfır şeker ve meyve hakkımı kivi gibi şekersiz meyvelerden yana kullanıp öğleden sonraya bırakmayarak geçtim. Bu yeme alışkanlığını yaklaşık 2 ay sürdürdüm, şeker çok az tükettim. Kendim kilo alımımı da bu şekilde minimuma düşürdüm diyebilirim. Toplamda 12kilo aldım, doğumdan sonraki hafta tüm aldığım kilolar gitmişti.
- Bebeğinizin büyük olduğu anlaşılırsa ( benim kızım 4kilo 200gr ve 55cm doğdu) yeni doğan kıyafet ve bez çok az alın. Ben sadece ilk 10gün yeni doğan kıyafet ve bez kullanabildim.
- Hamileliğin başında göğüsler inanılmaz hassaslaşıyor, ben earth mama gögğüs ucu yağı kullandım. Katı bir yağ hindistan cevizi yağı gibi.
- Çatlakları önlemek için hamilelik boyunca her gün biooil vücut yağı ve son ay ayrıca Lierac marka çatlak önleme jeli kullandım. Hiç çatlağım olmadı.
2- Doğum yaklaştığında/ doğum sırasında ve sonrasında Hastanede;
Bebeğimin gelişimi hep 2 hafta önden gittiği için büyük bir bebek olacağını biliyorduk. 37. hafta kontrolünde 3cm açıklığım vardı ancak bir sancım yoktu. 38.haftaya geldiğimde doktorum bebeğin 4 kilonun üzerinde olacağını söyledi ve bu sebeple sezeryan önerdi. Ben bütün hamilelik boyunca kendimi normal doğuma hazırlamıştım ve sezeryana karar verme sürecinde kafam çok karışıktı. 3 farklı doktora daha sordum ve sezeryanı kabul ettim. 39hafta+4 gün için sezeryan randevusu aldık ancak bebeğimiz bir gün önce gece kendi gelmeyi tercih etti. Sancılarım akşam 5gibi başladı. 37.haftadayken de bir gece belime 20dk arayla sancı girmişti ve bu sancılar 4 saat boyunca 10 saniye kadar sürmüştü ve sonrasında geçmişti. Bu defa daha sık, 10-15 dk’da bir sancı giriyordu, aynı tarz bel ağrısıydı ancak bel ağrısının arkasından bir sancı dalgası geliyordu ve 10-15 saniye kadar nefesimi kesiyordu. Tuvalete gittiğimde tuvalet kağıdında açık pembe renkli kanamalar gördüm. 4 saat kadar evde bu sancıları yaşadım, daha doğrusu anlamaya çalıştım sonrasında doktorumu aradım, onun yönlendirmesiyle hastaneye geçtim. Açıklığım 5cm olmuştu ve bloody show vardı - kanlı bir parça. ( Türkçe’deki teknik terim olarak karşılığını bilmiyorum ama nişan değil).Yaklaşık 1-2 saat hastanede gözetim altında kaldım. Sezeryan için çeşitli tetkikler yapıldı. Sonrasında sezeryan için ameliyathaneye geçtik ve 5-10 dk gibi kısa bir süre içerisinde kızım doğdu. Tarifsiz bir duygu, önce sağlıklı olup olmadığını merak ediyorsun sonra da kime benzediğini :) Yaklaşık 20-30 dakika dikişler sürdü, yapıştırma yaptılar. Doğum sırasında eşim de yanımdaydı ve kızımız doğar doğmaz aynı odada hemşireler bebeğin bakımını yapıp hazırlarken eşim onların yanında da yer aldı. Sonra bebeğimi bana verdiler ve odamıza geçtik. İlk 24 saat anestezinin etkisiyle ağrı hissetmedim, sadece 8 saat sonra hemşireler yürümem için geldiklerinde bir ağrı hissettim, gün içinde 3 kez kısa yürüyüş yapmamı söylediler. Yatağa oturup kalkarken en fazla ağrı hissettim, onun dışında bende bulantı baş dönmesi vs olmadı. Sezeryanla doğumda minimum 48 saat hastanede kalınması gerekiyor Amerika’da, biz 3.gün hastaneden çıktık. Hemşireler ve doktorum oldukça ilgiliydi çok memnun kaldım. Hastanede sadece hastane önlüğü giydim en rahatı o oluyor hem yatakta hem emzirirken hem de tuvalete giderken, boşuna gecelik vs götürmüşüm. Bebek büyük olduğundan şekerine 3 kez bakıldı, çok şükür bu testlerden geçti. Sarılık riskine iki kez bakıldı, düşük riskli çıktı çok şükür.
Tavsiyelerim;
- Kanama için Hastanenin verdiği yetişkin bezlerini ilkgün kullandım sonra depend kullandım. Çok büyük rahatlık. Kanamam azalınca da kullan at çamaşırlardan aldım ve ince ped takarak 3 hafta kadar kullandım.
- Emzirme başlı başına bir konu. Herkes farklı şeyler yaşar. Sezeryan günü belirleyince 2 gün önceden süt yapan çaylardan içmeye başladım. Bir de benim sancılarım başlayıp sezeryan olduğumdan, emzirme uzmanı bu durumun sütümün hemen gelmesinde önemli rol oynadığını söyledi. Herkesin sütü bir şekilde geliyor. Bıkmadan deneyin. Bebek memeyi güzel tutarsa, göğüste acı a minimum oluyor. Medela’nın lanolin kremini kullandım memnun kaldım. Gümüş kapak da almıştım bir kaç gün kullandım ama farkını söyleyemem açıkcası. Benim bebrğim göğsümü önce tutamad, 1-2gün slikon memeucu kullandım, sonradan bıkmadan deneyerek 1 günde kendi mememe alıştı. Şuan çok şükür çok güzel emiyor. Pompa da almıştım hem elektronik hem manuel. Ama sütü sağıp biberonla verirseniz, memeyi tutma dedi doktorum. Biz de ilk bir iki gün deneyip sonra bıraktık. Elektronik pompalar göğsü çok acıtıyor. Medela’nın manuaş pompası çok güzel. Fazla sütümü sağmak için ilk haftalar kullandım.
-
3- Hastane sonrası evde ;
İlk olarak en önemli şeyi söyleyeceğim; evde size yemek, temizlik, vs herşeyde yardımcı bir kişi olması şart. Ve bu kişi eşiniz değil, çünkü eşiniz bütün gece/gündüz bebek için sie yardımcı oluyor ve sizin kadar yoruluyor. Bizde şuan kayınvalidemler ve kız kardeşim var. İnanılmaz rahatlık oluyor çünkü siz bebekle emzir uyut altını değiştir üçgeninde çok yoruluyorsunuz ve uykusuz kalıyorsunuz. Diğer işleri düşünecek, en önemlisi yemeği hazırlayacak birileri olması çok önemli.
Tavsiyelerim;
- Bebeğin burnu tıkanmasın diye bir buhar yapma makinası almanızı öneririm.
- White noise denen beyaz gürültü diye Türkçe’de kullanılan küçük cihazlar var, ya da youtube’dan açabilirsiniz. Saç kurutma makinası sesi gibi bir ses çıkarıyor ve bebekleri çok sakinleştiriyor.
- Alt değiştirme için şifonyerin üzerine konan 10cm kalınlığında sünger pedlervar. Eğilmeden, bel ağrısı olmadan kolaylıkla değiştirebiliyorsunuz.
- Hergün iki kupa humana marka süt çayı içiyorum.
- Hergün iki kupa kayısı/üzüm kompostosu içiyorum.
- Gün içinde mutlaka uyuyun ve bol bol su/sıvı tüketin, bol süt yapıyor.
- Doktorum bana prenatal vitamin ve omega-3 almaya devam etmemi söyledi. Ayrıca kan değerlerim hamileliğimin 8.ayından itibaren düşük olduğundan demir ilacı da hala alıyorum.
- Bebek kıyafeti olarak en kolayı zıbın ve tulum giydirmek.
- Türkiye’de baby nest olarak satılan bebeği yatırdığınız minder benzeri şey inanılmaz işe yarıyor. Salonda koltuğun üzerinde, yatakta yanımda baby nest içinde uyutuyorum. Sezeyanlı olunca çok kolay oluyor bebeği alıp koyması. Ayrıca next to me gibi bebek beşikleri de çok kullanışlı. Hem yattığınız yerden bebeği görebiliyorsunuz hem de almasi koymasi çok rahat oluyor.
- Özellikle elektronik bir kol saati öneririm. Hem kendi uyuduğunuz saati takip ediyorsunuz hem de gece bebeğin uyanma, emzirme saatlerini takip edebilirsiniz.
En önemli şey sizin kendinize olan güveniniz ve inancınız. Siz ne kadar sakin olursanız bebek de o şekilde sakin oluyor. Sorularınız olursa seve seve cevaplarım.