Herkese Merhaba,
37+4.günün gecesi saat gece 2′de uyku arasında hafif bi su kaçağı hissederek uyandım. Kalkıp baktığımda sıvının hafif pembe olduğunu görünce suyumun geldiğini anladım. Hemen sakince eşimi uyandırdım. 2 haftadır yalancı kasılmalarım çok sıklaşmıştı ama bu kadar erken gelmesini de beklemiyordum.
20.hafta detaylı ultrasonda çift rahim damarında direnç tespit edilmişti. Hamilelik boyu ecoprin ve oksapar iğne kullandım. Hep preeklampsi riskiyle tuzu azalttım, tansiyon ve idrarda protein takibi yapıldı. Çok şükür hep haftamızla uyumlu büyüyorduk. 32.haftamda covid geçirdim. Hafif ve ilaçsız atlattık. 35.haftadan sonra suyumda azalma ve bebekte 1 hafta gerilik tespit edildi. Akımlar iyiydi ancak damar direnci etkisiydi bu mutlaka. Doktor beni daha sık muayeneye çağırıyordu. Bir de yalancı kasılmalar olunca kendimi erken bir kavuşmaya hazırlamıştım. 7 Ocak’ta doktora yeterlilik sınavım vardı, bebeğime bekle lütfen girip çıkayım sonra ne yaparsan yap diyordum sürekli😊
Tüm bunların yanında hamilelik boyunca haftada 3-4 gün yoga yaptım hiç aksatmadan, zaten hamile yogası eğitmeniyim. Beslenmeme dikkat ettim, yürüyüş yaptım. Çok şükür ağrısız, sıkıntısız bir hamilelik yaşadım. Son iki hafta hamile olduğumu anladım diyebilirim hatta. Son günüme kadar araba sürdüm, temizliğimi kendim yaptım elimden geldiğince.
Doğum gününe gelince hazır olmayan şeylerim vardı, güzellik salonuna gidecektim mesela😂 su gelince hemen kaşımı bıyığımı aldım. Duşta eşimin yardımıyla kıl temizliği yaptım. Eşim geceliğimi ütüledi. Çantalarımızı kontrol edip doktoru aradık. Henüz sancım yoktu ara ara karnıma ve belime regl ağrısı geliyordu. Doktorum Sebahat hoca (sebahat turan) en geç 8de hastanede olun dedi. 8′e kadar evde vakit geçirdik, müzikler danslar eşliğinde kahvaltı hazırladım güzelce yedik. Saat 7.30da evden çıkıp ebemiz Güngör’ü evden aldık ve hastaneye geçtik.
Doğum için Ankara Memorial’a yerleştik. Harika bir oda vermişlerdi, 14.katta manzaralı🥰 Güngör ebe yanında getirdiği mumlar, aromaterapi yağlarını çıkardı odamızda. Lavanta kokusu yayılmaya başlamıştı bile. Odaya yerleştik, eşim refakatçi kalacaktı. Hala sancım yoktu. Elle muayenede 3cm açıklık olduğunu öğrendim. Nst’de her şey yolundaydı. Bol su içtim, çikolata yedim. Odanın ışıklarını kapattık perdelerini indirdik, oksitosin salgılanması için. Eşim ve ebemle hafif sancıları karşılamaya başladık. Arada koridorlarda yürüyüşler yaptık, squatlarla sancıları karşılamaya devam ettik. Her şey çok iyi gidiyordu hatta bu muymuş bu sancılar, abarttıkları kadar yokmuş diye düşünüyordum. Öğlen 13te yemeğimi yerken sancılar artmaya başladı. Sancı gelince pilates topuyla zıplıyordum, eşim ya da ebem belime sırtıma masajlar yapıyordu. Derken derken saat 14′te sancılar sıklaştı. El muayenesinde 6cm açıklık çıktı. Ne yalan söyleyeyim el muayenesi en zorlandığım işlem oldu süreç boyu. Damar yolundan kas gevşetici verildi. Saat 15 gibi şiddetli sancılar başladı, demek buymuş demeye başladım😂 nefeslerle ve çömelme pozuyla sancıları karşılıyordum. 4 dakikada 1e inmişti. Şiddet git gide artıyordu. Yürüyordum hep ayaktaydım yatınca çok daha zordu çünkü. En son, el muayenesinde inanılmaz bi uyku çöktü, 2 dakikada o uykuyu anlatamam beş yıl gibi geliyordu, şiddetli bi sancıyla tekrar uyanıyor 20 ye kadar sayıp nefeslerle geçmesini bekliyordum. Ebem yasemin yağıyla sırtıma masaj yapıyordu eşim ellerimden tutuyordu, hep tırnak izi olmuş😋
Saat 15.30′dan sonrası hep hayal meyal bende. Şiddetli kasılmaların arası iyice kısalmıştı. Hatta dayanılmazdı diyebilirim. Bir ara epidural istemeyi bile düşündüm ama hiç dillendirmedim. Sabrediyordum. Sancılar sırasında şiddetli bulantı olmaya başladı ama kusmadım. O sırada doktorum ara ara gelip enerji veriyordu, ebem yanımdan hiç ayrılmadı. Son muayenede 8cmden daha da çok açılma olmuştu. Ben kaka yapacağım galiba diyince ebe hadi iniyoruz doğumhaneye dedi. Nerdeyse asansörde doğuracaktım. Bebeğimi aşağıda hissediyordum, yürüyerek doğumhaneye girdim. Önce kollarımı koydum squatta ıkındım, eşim bebeğin başını gördü. Sonra çatala yatmak istedim. O andan sonra her şey çok hızlı gelişti. İlk ıkınma biraz yordu, kesinlikle bağırmak yerine enerjinizi sadece itmeye vermenizi öneririm. Nefes çok etkili oluyor. Epidural almadığım için itişlerim de çok aktifti tabi bir de yoga etkisi. İkinci ıkınma biraz daha şiddetli oldu derken, arkada çalan Mantra geldi kulağıma. Yoga derslerinden biliyorum. Başladım bağıra bağıra söylemeye, dokturum da bana eşlik ediyor, doğumhane ekibi şokta😂 bir yandan ağlıyorum bir yandan ra ma da saaa saa seyy soo haaamm diye mantrayı tekrarlıyorum derken son bir ıkınmayla içimden balık gibi kaydı bebeğim ve anında kucağıma geldi. Her şeyin son bulduğu o mükemmel anı allah herkese nasip etsin dilerim. Bir saniye önceki acılar yerini aşırı huzur, mutluluk ve şaşkınlığa bıraktı. Eşim göbek bağını kesti, oğlum mememdeyken plesantamı adeta bir törenle doğurdum. Plesantanızı talep edebilirsiniz bu arada. Ben aldım buzlukta şu an, bir ağacın dibine ekeceğim, oğlum bir ağaç gibi ömürlü ve sağlıklı olsun onunla büyüsün gelişsin serpilsin diye. Sonra eşimle çıplak ten tene temas yaptılar beni giydirdiler, bebeğimin ölçümleri yapıldı. Elimde bebeğimle yürüyerek odamıza çıktık.
Allah herkese hayal ettiği doğumu yaşatsın inşallah. Her doğum çok güzel, kavuşma anı kutsal. Akışta kalıp, kabul etmek, tevekkül etmek öyle iyi geliyor ki. Benim doğumum tam da istediğim gibi doğal akışında gerçekleşti. Lavman, fitil, suni sancı, epidural gibi tıbbi desteklerin hiçbirini almadım. Tabiki bunlar ihtiyaç halinde çok önemliler. Önemli olan bebeğimizle olan sağlıklı kavuşma anı, nasıl olduğu değil.
Bebeğim doğduktan sonra kanında az bir miktar crp tespit edildi, enfeksiyon. Şimdi 3.günümüzde yenidoğanda yatıyor, biz eve geldik. Umarım bir an önce kavuşacağız lütfen dualarınızı esirgemeyin.
Bu da benim pozitif doğum hikayem, umarım anne adaylarına ilham olmuştur. Herkese sağlıklı bir gebelik ve keşkesiz bir doğum diliyorum❤