Benim hikayem biraz uzun olacak sıkılacaklar başlamasın bence😌
Ben gebeliğimin en başından beri hep kanamalar ile uğraştım. Defalarca acillik olduk, 16 haftada doktorum rahim ağzı kısalığın var dedi ve serklaj oldum. Hayatımda büyük bir kısıtlama başladı. Ama tamamen kapatmadim kendimi. Her muayenede doktorum bana biraz daha dişini sık derdi, az daha büyüsün bebeğin. Ama çok şükür bebeğim çok güzel gelişiyordu. 28+5. Haftaya geldim. Takvimler 29/11/2020 Pazar gününü gösteriyor. Geceden bir huzursuzluk vardı bende. Sabah güzel bir kahvaltı ile moralimi yüksek tutmak istedim. Benimde hafif hafif ağrılarım başladı ama yatıyorum, dinleniyorum geçsin diye yok geçmiyor. Saat akşam sekiz oldu oturmak ne mümkün. Hemen apar topar acile gittik, hatta evden çıkarken eşim bana aynen şu cümleyi kurdu “Sakin ol canım doğuma gitmiyoruz” nereden bilirdim ki doğuma gidiyoruz😔 Hemen özel bir hastanenin acilinden giriş yaptık gece ikiye kadar bir çok iğne ve serum yedim sancılar dursun diye ama yok. Doktoruma haber verdim, sabah muayenehanesine çağırdı, acil bir durum yoktu hem açılmam yok hem de rahimde dikiş vardı. Sabah doktor muayene edince doğum başlamış açılması var en geç Çarşamba günü alırım sezeryana dedi. Gözlerimin karardığını hatırlıyorum. Çünkü yavrum daha çok küçük. Ve bir sorun daha vardı ciğer geliştirici iğneleri henüz yapılmamıştı. Onları yapmamız lazım dedi doktor. Pazar akşamından salı sabahına kadar sancı çektim ben iğneler yapılıp etki göstersin diye, doğum ertelensin diye. Ne serumlar işe yaradı, ne iğneler ilaçlar. Salı sabahı artık bitmişim, doktora yalvardım bir çare bul diye çünkü arada sıkıştım, ne doğum oluyor ne sancılar geçiyor. Doktor alttan muayene edince bebeğin kafası resmen eline geldi ama ben riske atamam deyip sezeryana aldı beni. Spinal anestezi oldum. O kadar şiddetli sancılar ile indim ki aşağı ne iğneyi hissettim ne de başka bir şeyi. O kadar rahat geçti ki doğumum ve elhamdülillah yavrum doğar doğmaz ağladı. Sesini duydum onu apar topar yoğun bakıma aldılar göremedim bile 😔 ben odaya elim boş, karnım boş çıktım. Kalbimi de almışlar sanki doğumda. Öyle bir burukluk ki kimse yaşamasın tek duam. Eve geliyoruz ev boş her yerde adı var kendisi yok. İnsanın acı aklına gelmiyor ki. Onu o ilk kablolar ile görüşüm ve dünyamın başıma yakılması ve hiç geçmez dediğim koskoca altı hafta. Ve neye uğradığını şaşıran bir anne. Rabb’im verdi kolaylığını sağlık açısından hiç bir sıkıntı yaşamadık elhamdülillah ve salı günü her şey yolunda giderse evine gelecek oğlum. Bunu neden bugün yazdım biliyor musunuz? Çünkü ben bugün ferahlığı yaşadım aldığım müjde ile. Her gecenin nasıl bir sabahı varsa her darlığında öyle ferahlığı var. Benim yaşadığımı yaşayan anneler biliyorum uygulaması imkansız ama üzülmek sadece sütünüzü etkiler. Ki benim süt savaşım devam ediyor. Her geçen gün azaldı. Sizlere sezeryan iyi veya kötü diye bişey yazmayacağım. Ben iki doğum şeklinide yaşadım diye bilirim ama her doğum insanın kendisine özeldir, Rabbim hepinizi sağ salim kavuştursun yavrularınıza. Ve kimsenin kucağı boş kalmasın.