Herkese merhabaa
Dokuz aydır en büyük eğlencem gece yatağa yatıp yazılan doğum hikayelerini okumaktı.. umarım bende hikayemi size düzgünce anlatabilirim..
Benim hikayem Mart ayında başladı hamileliğimi ilk öğrendiğimde hayatımın en büyük şokunu yaşadım.. çünkü planlı bi gebelik değildi ve eşimle evliliğimizi bitirme noktasına gelmek üzereydik. Fiziksel olarak çok kolay psikolojik olarak ise tam yıkım olan bir süreç yaşadım. Aylarca hamile olduğum hiç belli olmadı midem bulanmadı ağrım sızım olmadı. Sadece son aylarda kaburga ve sırt ağrısı çok zorlamaya başlamıştı. İlk başta kabullenemediğim gökkuşağıma kavuşmak için sabırsızlanmaya başlamıştım. 38. Haftamın içindeyken doğum yapmak için ankaradan Kütahya’ya geldim. Yolculuk yaptığım gece nişanım geldi. Ama sancı kasılma yoktu. Eve geldikten iki gün sonra gece beş gibi tuvalete kalktım peçeteye yine nişan gelmişti. Uyumaya devam ettim sabah yedi buçukta uyandığımda iç çamaşırım sırılsıklamdı. Dedim galiba doğuruyorum. Ayağa kalktığımda da su akmaya devam etti. Duş alıp kahvaltı yaptım eşyalarımı da alıp devlet hastanesine doğru yola çıktım. Muayenede sancım ve 1 cm açıklığım vardı. Doktor gelenin su olmadığını söyledi. Ama eve gidersem ölüm dahil her ihtimali göze alıyorum diye imza atmam gerekecekti ve ben zaten üç gün önce aynı imzayı atıp çıkmıştım. Tekrar aynı riski almak istemediğim için de suni sancı ile doğumun başlatılmasını kabul edip yatışımı yaptırdım. Toplamda 12 saat suni sancı aldım yarım saatte bir olmak üzere neredeyse 20 kere açıklık muayenesi oldum. Ki ebelerden biri gerçekten tam bir öküzdü.. umarım o gelmez diye ne dualar ettim bilmiyorum. Açlık bi yandan susuzluk bir yandan nstye bağlı sancı çekmek bir yandan koymaya başlamıştı. Doktor en son muayenede açıklığın ilerlemediğini görüp istersem sezaryene alabileceğini söyledi. Bende artık kabul ettim çünkü biraz daha dursam ebelerle kavga edecektim. Çünkü siz ağrı çekiyorsunuz onlar oturmuş kokoreç muhabbeti yapıyor.. saat 22.40 gibi sezaryene alındım genel anestezi uygulandı en son hemşirelerle konuştuğumu hatırlıyorum oğlum saat 23.00 da 3850 gr 50 cm doğmuş. Ameliyattan çıktığımda ise doğurdum mu dediğimi hatırlıyorum hemşirelere ve canım acıyor diye ağladığımı… Gecenin devamıysa kafamda pek net değil. Odaya çıkarıldım eşime bebeği sordum canım acıyor diye ağlamaya devam ettim. Karnıma iki kere bastırdılar bu Arada ameliyatta kanım sınırın altına düşmüş bana iki ünite kan vermişler. Doğumdan sonra da kanamam fazla olduğu için ilaçlarla tedavi ettiler. Ameliyattan altı saat sonra su içmeme izin verdiler sonra da ayağa kalkmamı istediler. Karşıya bakarak ayağa kalktım beni zorlamadı. Biraz yangı hissettim sadece dikiş yerlerinde. İlk çiş beni zorladı sadece o da dayanılmayacak gibi değil. Ameliyattan bir gün sonra gazımı çıkardım. Böyle bi rahatlama hissi başka neyde var bilmiyorum. Sanırım kendini sıcak tutmak ve kayısı tüketmek bu süreçteki en büyük yardımcılar.. bu arada herkesin anlattığı o ilahi annelik hissi bana gelmemişti hamileliğim boyunca.. Doğumdan sonra da kalbim o pek çoğunuzun anlattığı heyecan ile atmadı. Halbuki ben aylardır bebeği bekleyip o hisse tutunarak sabretmiştim. Gerçek sevgi ne demek öğrenecektim. Ama üzülmeyin güzel anneler o his geliyor. Dün bebeğim ilk kez parmağımı tutup yüzüme baktı. O an nasıl anlatsam sanki bi balta bütün kalbimin buzunu parça parça etti. Beş küçük parmak benim bugüne kadar sevgi olarak tanımladığım her hissin aslında gerçek olmadığını gösterdi bana. O an ağlamaya başladım ve bütün gece de yüzüne bakıp bakıp ağladım bebeğimin.. sabaha kadar şükrettim Allah’a . Eşimi hamilelik süresince yaşattığı her üzüntü için affettim çünkü önce Allah’ın sonra eşimin hediyesiydi küçük gökkuşağım..
işte benim hikayem de böyle anneler. Berlin benim umudum oldu hayatıma adı gibi barış getirdi. Size tavsiyem ise siz de umudunuzu kaybetmeyin bir bakmışsınız beş küçük parmak sizin de tüm hayatınızı güneş gibi aydınlatmış..
hepinize güzel doğumlar diliyorum. Kendinize , bebeğinize çok iyi bakın. Her anını içinize sindirin. Hayat sürprizlerle dolu ..