Harika bir 39 hafta, harika bir hamilelik…
Evet hamileliğim tam da hayal ettiğim gibi çok güzel geçti. Ufak tefek hamilelik sıkıntıları hiç mi yaşamadım? Tabi ki yaşadım ama bunlar olması gereken şeyler olduğunun bilinciyle hiç rahatsızlık duymadım.
Hamileliğim boyunca doğum gününün hayalini kurdum her hamile kadın gibi. Ve rüyalar gördüm, keyifli doğum rüyaları…
Neyse uzatmadan o güne geleyim.
39+4 gece saat tam 00:00. Ufak bir acıyla uyandım. Tuvalete gittim, suyum gelmeye başladı. Sızıntı gibiydi ilk başta emin olamadım. Bir dakika falandı sanırım bekledim devam etti gelmeye. Artık emindim, suyum geliyordu.
Eşimi uyandırdım, hazırlanmaya başladım. Hiç bunu düşünmemiştim, suyum gelirse hemen hastaneye gitmem gerekti ama ben daha duşumu almadım!
Neyse ablama haber verdik, çantamızı aldık çıktık yola.
Ufaktan dalgalar gelip gidiyor.
Keyifliyim, heyacanlıyım, mutluyum, endişeliyim… Böyle bir sürü duyguyu aynı anda yaşıyorum. Ama içimde hiç bir karamsarlık yok, korku yok hissettiklerim sadece kavuşma heyecanıyla olan duygular.
Hastaneye geldik güle oynaya. Şansa doktorum da bir doğum için hastanedeymiş o sırada, ilk kontrolü kendisi yaptı.
Açılma başlamış, doğum süreci başlamış, yatış verdi. Odamıza yerleştik.
Benim dalgalar yoğunlaşmaya başladı bu sırada ve hayallerimin, rüyalarımın tam tersini yaşayacağım 12 saat başladı.
Dalgalar geliyor, eşimle ya da ablamla dalgaları karşılıyoruz. Odamdayım, arasıra çıkıp koridora yürüyorum. Kendimde değilim ama, mantıklı düşünemiyorum, beni birisinin yönlendirmesine ihtiyaç duyuyorum, güzel şeyler duymak istiyorum, güç verici sözler, rahatlatıcı hareketler yapmaya ihtiyaç duyuyorum. Ama bu ihtiyaçlarımı sonradan düşündüğümde fark ettim. O sırada gerçekten aklım başımda değildi, sadece dalgalar geliyor ve karşılıyordum. Eşim ve ablam beni bir an olsun yalnız bırakmadılar, hep o ihtiyaç duyduğum sözleri eşim dalgaları karşıladığımız sırada söyledi bana. Az kaldı yapabilirsin gibi güç veren sözler söyledi, elimi tuttu, masaj yaptı.
Sık sık her seferinde farklı bir ebe gelip açılma kontrolü yaptı. Rahatlatıcı bir çift söz, bir hareket, davranış sergilenmedi bana karşı. Sadece gelip kontrollerini yapıp surat buruşturup hala aynı açılma yok deyip gittiler. Ama açılma olması için şunu yap bunu yap duşa gir bak duş var burda diyen bir Allah’ın kulu olmadı. Duşa girmek benim hiç aklıma gelmedi aslında ne kadar mucizevi etkilerinin olduğunu defalarca okudum, dinledim ama o an geldiğinde tamamen yönlendirmelerle hareket ediyormuş, mantıklı düşünemiyormuş insan. Bu noktada doula, ebe, doğum destekçisi vs. desteğinin önemini anladım ama artık benim için çok geçti.
Kaç kez açıklık kontrolü oldu hatırlamıyorum, artık iğreti oldum kontollerden. Dalgaları karşılamakta zorlanmaya başladım, her seferinde surat bükerek yine açılmamış diyen ebeleri gördükçe umutsuzluğa kapıldım, ağrı eşiğim düştü ve dayanamaz hale geldim. Epidural önerdiler, açıklığım 3cm’di ve kabul ettim. Şuan bu epiduralin bana tamamen ticari amaçlarla önerildiğini düşünüyorum. Tabi o an anlayamıyorsunuz. Epiduralin uygulanması ayrı bir travma yarattı bende, kolay bir işlem değilmiş, en başta yalnız kaldım, buz gibi ameliyathaneye alındım, o soğuk odada tek başıma bekletildim, o sıralarda yine tek başıma dalgaları karşıladım. Anestezi uzmanı tarafından korkutuldum, kıpırdamam gerektiğini korkutarak anlattı bana. O ana kadar hiç korku yoktu içimde. O andan sonra korkmaya başladım. Genç bir kız vardı hemşireydi sanırım, elini tutabilir miyim dalgam geliyo dedim :)
Epidural uygulandı, 20 dk ameliyathane kapısının önünde beklettiler, bekletilmesi gerekiyormuş 🙄 Ben doğum modundan iyice çıktım anlayacağınız.
Sonra odama çıkarttılar, nstye bağladılar yattım. 😕 Kalkıp yürüyebilir miyim dedim açılmama yardımcı olur diye. Evet dedi hemşire yürüyün. Beni eşim kaldırdı yataktan, Allahtan tam önümde duruyordu ben bayıldım. Ayaklarım da tutmuyormuş meğer. Eşim hemşireye kızdı tabi nasıl böyle yanlış bir bilgi verebilirsiniz diye. Ama eşim önümde olmasa olacakları düşünmek bile istemiyorum.
Epidural etkisi geçene kadar öyle yattım.
Tabi yine aralarda açıklık kontrolüne devam. Açılma yine yok.
Etkisi geçti, bir doz daha yapılabilir falan dendi tam hatırlamıyorum. Doktorum geldi. Burda doktorumla ilgili şaşkınlığımı da belirtmek isterim. Hamileliğim boyunca çok memnundum doktorumdan. Güler yüzlü, ilgili, bilgi veren. Fakat o gün ne olduysa çözüm üretmeye çalışan, yardımcı olan bir doktorum yoktu. Sadece geldi açıklık yok dediler doktora hmm güzelim açılman olmuyo demekle yetindi. Ben beklerdim ki şunu yap, bunu yap, duşa gir açılmayı zorlayalım bak sezaryen en son düşüneceğimiz alternatif diye bana güç vermek. yani o kadar ihtiyacım vardı ki ona. En son geldiğinde epiduralin etkisinin geçtiğini söyledim açıklığın da yok canım zorlamayalım dedi. Sezaryen mi yani dedim. 12 saat geçmişti, tek düşüncem, tek istediğim bebeğimi kucağıma sağ salim almaktı artık. Çünkü bir yandan da karnımda su kalmadı yapıştı iyice. Onunla ilgili bekleme vaktimiz varmı, bebeğim için sorun olur mu bunlardan hiç bahsetmedi. Sordun mu ki diyebilirsiniz ama gerçekten o an mantığınız tamamen devre dışı oluyor.
Ve ben sezaryene alın beni dedim. Kabul ettim.
Hemen hazıladılar, ameliyathaneye girdim.
Genel anestezi altında sezaryen oldum.
Hani hastanem anne bebek dostu ya. Sezaryen bile olsan bebeği doğar doğmaz anneyle bir ten temasında bulunduruyorlar diye biliyorum, ki ben de söyledim girerken göğsüme koyun diye.
Ama kadın uyuyo nasıl olsa, onunla kim uğraşacak. Bebeğin ihtiyacı varmış falan boşver gitsin.
Biri eşimden telefonunu almıştı içeride fotoğraf çekicem demiş. Eğer öyle bir temas anı yapılmış olsa mutlaka fotoğraf çekerdi o kişi. Bebeğimin çıkartılış anını fotoğraflamış.
Sonra ameyathanenin önünde uyandım, kendime gelmeye çalışırken tek söylediğim kızım iyi mi? Yanımdan birileri geçiyo ben sormaya çalışıyorum falan sesim de çıkıyo mu bilmiyorum ama. Bir süre orada bekledim ne kadar süreydi hiç bilmiyorum ama bitmek bilmedi. Bebeğim biyerlerde beni bekliyodu, bir an önce onu doyurmam gerekti ama ben orada öylece yatıyordum.
Sürem doldu, aldılar beni odama. Bebeğim içerde beni bekliyormuş. Buraları hatırlamıyorum ama bebeğime seslenmişim, video çekmiş eşim. Duygusal bir an olmuş, ilk buluşmamız kızımla.
Sonra hemen emzirmem için hemşire gelmiş ve bebeğimi emzirmişim. Bunları hiç hatırlamıyorum iyi ki fotoğraflar var o anlardan, iyi ki çekmişler yoksa iyice eksik kalacaktım.
Yani hiç hayal ettiğim gibi bir doğum yaşamadım. Hayal ettiğimi geçtim evet sezaryen de bir doğum yöntemi ve elbette gerektiğinde o da olabilir. Ama bende acaba gerekiyor muydu? Önemsenmedi mi kimse tarafından benim doğumum? 12 saat boşuna mı uğraştım? Bunun bir de maddi tarafı var. Bu taraf da önemsemmeyecek türden değil. Çünkü bu uygulananlar bize çok pahalıya mal oldu. Hamileliğim süresince para biriktirmiştik doğum parası. Ancak üçte birini karşılayabildi o para.
Bu hastaneyi tercih ettiğim için çok pişman oldum, doktorumla ilgili tam bir şok yaşadım. Hiç yardımcı olmadı. Canı o an sezaryen yaptırmak istediğini düşünmekten başka birşey gelmiyor aklıma.
Bebeğim sağlıklı çok şükür, ben de. Bu anlattığım tam 17 ay önceki doğumum şimdi 32 haftalık hamileyim. Paylaşmaya ancak hazır oldum umarım Ocakta 2.doğumumu da güzel anı olarak paylaşırım burada.
Okuduğunuz için teşekkürler🌸