Her forum annesi gibi benimde hayalimdi bu mutlu günü paylaşmak çünkü ben de doğum hikayelerini okumaya doyamayanlardandım. Ama hayallerim ile yaşadıklarım birbirini hiç tutmadı. İnşallah suyumdan önce sancım gelir hastaneye gittiğimde aaa 7-8 cm açılma var hemen doğumhaneye derler ve bir çırpıda doğururuveririm diyordum eşime. Kötü olan hiçbir şey başıma gelmeyecekti. Oğlum erken doğmayacaktı, sütüm hemen gelecekti, yırtılmalarım dikişlerim çok olmayacaktı, oğlum uslu bir bebek olacaktı, sarılık bile olmayacaktık biz. İşte hayaller hayaller…
Önce hamilelik hikayemle başlayayım. Evlendiğim günden beri çocuk sahibi olmayı hep istedim. Evlendikten sonra 2 ay süren kanamalarım oldu önceleri ilk ilişki yaralarının kanaması olduğunu düşünerek üstüne düşmedim ancak kanamalar durmayınca ve adetlerim inanılmaz ağrılı bir hale dönünce doktora başvurmam gerektiğini normal olmadığını anladım. Doktor 5cmlik bir çikolata kistimin olduğunu, kanamalar ile ağrıların sebebinin bu olduğunu, gebelik istiyorsam normal yollarla çok zor olduğunu ve zaman kaybetmeden tüp bebek tedavisine başlamamı önerdi. Tabiki tek bir doktorla kalmadım ancak gittiğim tüm doktorlar olaya aynı şekilde yaklaştı “zaman kaybetme”. Yine de son gittiğim ve gebeliğimi de takip eden doktorum femara Kullanmayı deneyelim dedi ve sonra da çatlatma iğnesi yaptı. Bu tedaviyi 2 kez uyguladık ancak sonuç alamadık. Ve pandemi süreci başladı. Ben de artık pandemi de var tedavi için hastaneye gidemem. Zaten tüm doktorlar da zaman kaybetme deyip durdu tüp bebek merkezleri açılsınlar tüp bebeğe başlayalım artık dedim ve zeytinyağında bekleterek yendiğim kuru incirler dışında kullandığım her şeyi bıraktım. Öyle ki folikasitlerimi bile 🙈 Herkes kafandan atmaya çalış düşünme stresten olmaz dedikçe delirir, insan nasıl düşünmez ki ya anca konuşuyorlar derdim. Ama onlar haklı çıktı düşünmeyip kendimi rahat bıraktığım ay hamile kaldım🥳
eşimle aramda kan uyuşmazlığı var ben negatifim o pozitif. 5.haftamdan 12. Haftama kadar kanamalarım oldu, progestan ve pruloton ile durdurmayı başardık. Ama oğlumun gelişimi hep iyi gitti şükür. 7. Haftadan 16. Haftaya kadar da mide bulantıları yüzünden 6 kilo verdim ve çok güçsüz düştüm. Ama 2. Trimester gerçekten hamileliğin balayısıymış 😍 çok rahat geçirdim detaylı ultrasonumuzda da her şey temiz çıktı. Tek sorunumuz hamileliğim boyunca yakamı bırakmayan idrar yolu enfeksiyonuydu diyebilirim. Ufak ufak alışverişlerini yapıyordum oğlumun ilk andan itibaren indirimleri değerlendirerek🙈 bu hazırlık 24. Hafta sonrası hız kazandı iyi ki ve iyi ki yapmışım her şeyini. Hatta çamaşırlarını yıkamak için de 32. Haftayı beklemeseymişim keşke. Hayallerimden biriydi çamaşırlarını emek emek yıkamak ütülemek yerleştirmek ama ben hastaneye yatınca Anneme düştü o iş. Çünkü gerçekten aniden her şey iyi giderken 30+2de benim nişanım gelmeye başladı, rahim ağzım kısalmaya başladı ve en son sancılarım geldi. Doğumu ancak 1 hafta erteleyebildiler ilaçlarla sancılarımı durdurmaya çalışarak ama sancılarım asla durmadı 1 hafta sancı çekerek hastanede yattım. En son oğlum sancılar yüzünden strese girdiği için de kordonu kopmaya başladı ve kanamam arttı. Bunun üzerine her an kalbi durabileceğinden acilen sezaryene alındım. Sezaryenin nasıl olduğuna ilişkin hiçbir şey söyleyemeyeceğim. Benim için çok zordu sadece normal bir süreçte girmiş olsam muhtemelen böyle düşünmezdim ancak hayatımda unutamayacağım, en yoğun duyguları yaşadığım an olarak tarif edebilirim sadece. Çünkü ben iğne ağrıttı mı, soda canımı mı yaktı filan gibi şeyleri asla düşünemedim, oğlum yaşayacak mı, doğduğunda ağlayacak mı diye düşünerek o dakikaları geçirdim yıl gibi geldi o dakikalar bana. Hatta yüzyıl. Çok şükür oğlum canı sağ bir şekilde doğdu ancak prematüreydi, solunum ve sindirim sistemi gelişmemişti. Yani yolumuz çok uzun ve zordu üstelik Belirsizliklerle dolu bir süreç bekliyordu bizi. Ama bu süreç en çok oğlumu yordu beni ise en çok onun yorulması yordu. Pandemi nedeniyle ilk 2 hafta sadece haftaDa bir kez görebildim. Özlemimin tarifi yok. Daha sonra 3. Hafta kanguru bakımına geçtim günde 1saat -ki bu sayede oğlum solunum cihazından kurtuldu çok önemli- son hafta ise önce günde 1-2 öğün beslememe izin verdiler son 4 günde ise tamamen ben besledim. Tabi ememediği ve biberona alıştığı için kilo verdi ama pes etmeyeceğiz olacak inşallah. Çok garip bir şey bu yaşanılanlar. Doğum yaptınız ama kucağınız boş dönüyorsunuz eve, üstelik evladınız acı çekiyor, lohusasınız evde durup şımartılmanız gerekirken dikişlerinizin acısıyla hergün damla damla gelen sütü bilgilendirme saatine yetiştirmeye çalışıyorsunuz, duyacağınız tek bir iyi şeyle dünyalar size bahşedilirken doktorlar nedense hep en kötüsünü söyleyerek yüreğinize bir öküzü oturtuyorlar. Yani buraya yazmak istediğim daha o kadar çok yaşanmışlık ve duygu var ki ama sizi yormak istemem. Beni en çok oğlumun kendinden önce kimliğinin eve gelmesi yaraladı diyebilirim. Bir oğlunuz var evet dünya da kabullenmiş bunu baksanıza ama nmidesine salınan hortumlar solunum cihazları sürekli öten tansiyon ve kalp cijhazları arasında ve ne kadar ağlasa da sadece ilaç ve beslenme saatinde ilgileniliyor ağlaya ağlaya susmayı öğreniyor siz de bunu biliyorsunuz. Çok ama çok zordu. Anlatmak mümkün değil. Bu sıkıntıları hiçbir anne yaşamasın herkes hayırla vaktinde sağlıklı doğum yapıp evine dönsün dilerim ki. Bizim serüvenimiz tam 30 gün sonunda dün bitti ve oğlumuzu evimize getirdik şükürler olsun ki. Tabi ki daha gidilecek çok yol var çenesi gelişmediği için ememiyor uyanmakta zorluk çekiyoruz, her gün delik deşik ederek kanı alındığı ve sürekli serumu için damar yolları açıldığından kan değeri çok düşük bu nedenle de tedavi alması gerek artık. Sırf bu hafta içinde yaptırmamız gereken 4 muanesi var. Bir de beni sütümün azlığı çok yoruyor. Şuan onun çok ihtiyacı var ama ne yapsak olmadı artmadı. Yani yol uzun. Ama şimdi yanımda uyuyor ya sonsuz hamd olsun. Rabbim isteyen herkese evlat versin ve tüm evlatlara da sağlık 🤲🏻