[silindi] uzun yazacağım inşallah okursunuz.
Bir önceki yorumumdada dediğim gibi herkesin kendince düşündüğü ve yaşadığı bir hayat var. Siz kimsenin hayatının detayını bilmiyorsunu. Ben önceki yorumumda asla eşim hakkında yapmadı , yardım etmedi destek olmadı demedim ki siz nereden benim eşimde sorun olduğunu çıkardınız?
En iyi psikologlar bile bir hastasını en az 2-3 seans dinleyip konuşmadan tanıyamaz onun hayatında bir kanıya varamazken siz nasıl benim eşim ve hayatım hakkında ufacık bir paragraftan bir kanıya vardınız?
Asla sizin düşünceleriniz beni enterese etmez yoluma bakar geçerim fakat siz hamile bir bayansınız , yarın sizde anne olacaksınız. Allah bana bir kez tattırdı o duyguyu o yüzden böyle konuşma gereği duydum. Annelik en çok empati isteyen bir olay. Kesinlikle size hayatımı anlatıp, aa gerçekten böyle düşünmenizde haklıymışsınız demeniz için değil, hayat insanın başına herşeyi getirebilir bir yorumdan tek bir düşünce tek bir yargı çıkarılmamalıymış demeniz için anlatmak istiyorum.
Kimsesiz bir adamla evliyim. Sadece annesi olan başkada kimsesi olmayan bir kadınım. Bebeğimizin olmayacağı kesinleşince şehirden uzağa yerleşelim deyip yerleştikten bir süre sonra hamile kaldım. Kanamalarım çok olduğu için sık takiplerim oluyor, eşimin acil durumda eve ulaşımı beni hastaneye götürmesi zorlaşıyordu. Bu süreç içerisinde kahvaltı öğlen akşam yemeklerini eşim hazırlayıp evi temizleyip 2 günde bir beni kucağında taşıyarak banyoya götürüp banyo ettiriyordu. Nitekim şartlar zorlaştı şehir içine taşınmamız gerekti. Beni annemin yanına bıraktı. Makyaj çekmecemden çatal kaşık çekmecesine kadar kocaman evi tek başına topladı adam. Taşınacağımız eve her akşam iş çıkışında gidip sabaha kadar temizlik yaptı , sabaha karşı uykusuz kalmamak için bir iki saat ankarada mart ayında soğuk evde kuru parkede yattı uyudu. Evi taşıyıp yerleştirince beni aldı. Ne kadar güzel değilmi herşey yolunda. Yolunda derken öz amcam tarafından dolandırıldık. İki hafta sonra eşim trafik kazası geçirdi. Var olan borcumuz ikiye katlandı. O haliyle borçların altından kalkmak için çalıştı. Ben doğum yaptım. Bakıma muhtaç dedemi bırakıp annem gelemedi. Evde yiyecek ekmeğimiz dahi yokken eşim her gün işyerinden bana tabak tabak yemek getirirdi. Şirketten senin için aldım diye. Meğer güzel yürekli eşim kendine verilen yemeği alır bana getirirmiş. Hadi uyu sütün olsun der sabahlara kadar uyumaz bebeğe bakardı. Eve geldiğinde ilk iş kullandığımız odayı mutfağı temizlemek olurdu. Lavaboları yıkardı.Hem aç hem uykusuz tam 6 gün dayanmış. En sonunda kucağımda bayılıverdi. Komşumuz ile hastaneye görürdüğümüzde açlıktan ve yorgunluktan bayıldığını öğrenince dünya benim başıma yıkıldı. Zaten normal doğum yapmış, eakiye nazaran toparlanmıştım. Evet eşler destek olmak zorunda. Ama zorunda diye ellerimi bağlayıp herşeyi ondan bekleyemezdim. Çocuğuma takılan hediye 200 lira ile market alışverişi yapıp daha 1 haftalık lohusayken yemeklerimi pişirdim, evimi temizledim tuvaletimi yıkadım her işimi yaptım. Eşim bizim için bu kadar fedakarlık yapıyorken ben neden onun için yapmayayım. Üstelik mesela şimdi ikinciye hamileyim ilk bebeğimizin bakımı babada , ikinci bende olacak, ilk doğumumdan sonra toparlanma ve hayata katkı sürecim hızlı olduğu için ikincidede hızlı olmasını iş tutmayı yemek yapmayı istemek neden ezilmek olsunki. Tabiki ilk gebelikte bunlar detaylı düşünülmeyebilir ama yemek yiywn bir bebeği nasıl düşünmezsiniz ki? Bir baba bir adam ne kadar 3 çeşit sıcak yemek yapabilir bebek yemeği yapabilirki :) bunları yapmayı istemek arzulamak eşten detaek görmemek anlamına gelmiyor asla.Bunun için üzülüyorsanız bana tabiki üzülün. Ama her fedakarlığı eşten beklememek gerekiyor. Biz neysek o da o olmalı evin içinde. Evet yardım edecek kimsem yok. Çünkü eşim benim yardımcım hizmetçin veya yardım edenim değil. O benim hayat ortağım. Ve eşimin yaptığı hiçbirşey benim gözümde iş değildir. Aynı evin içinde yaşadığımız için onun yapması gereken sorumluluklardır. Kaldıki imkanım varsa ben kendi içime sinen şekilde yaparım o sorumluluk almak benim yükümü hafifletmek ister o yapar.
Ben bu yazdığım yorumda ne kadar iyi eşin var denilmesini veya başka eşlerle kıyaslama yapılmasını amaçlamadım. Sadece sizin yanlış eşler seçmenize üzülüyorum gibi kurduğunuz bir cümlenin, benim eş kelimesi geçmeyen paragrafımdan nasıl çıktığını merak ediyorum ve meraktan ziyade gerçekten yardım edecek kimsem yok diyen her insana bu şekilde yargılayıcı mı cevap verirsinix onu düşünüyorum. Biz çok zor zamanlardan geçtik , eşi asker polis olup çok uzağa yerleşmiş yardım edecek kimsesi olmayanlarda var. Sonuçta siz bilmediğiniz bir hayatı yargılıyorsunuz , kimse size hayatını benim gibi anlatıp haklılığını göstermek, eşi hakkında söylenmiş yanlış bir ithamı düzeltmek zorunda değil. Ama şu yazdıklarınızdan birçok kişi etkilenebilir.
Benim amacım sizi kırmak değil. Sizde bir anne olacaksınız. Ve bu hayatta hiçkimseyi ufacık bir paragraftan yargılamayın, hayat bu kadar ufak değil. Aklınıza gelmeyen nice ihtimal olabilir. Siz sadece empati yapın. Sizin karşınızda eşini kaybetmiş bir kadında olabilirdi, sığınma evinde bir kadında olabilirdi. Hayat ihtimallerle doludur ve bunu bilemezsiniz. Bu denli kesin yargılamalar yapmak içinse ancak doğa üstü güçlerniz olup birşeyleri görmeniz gerekir.
Hayat zaten doğumdan sonra size empati yapmayı öğretecek , fakat buna bebekten önce alışmak işlerinizi çok daha kolaylaştıracak. Eşleri elini dahi bir süpürgeye sürmeyenler için söylediklerniz doğru haklısınız tabiki ama hiçbir eş ile alakalı sorun içermeyen yorumuma bu şekilde cevap vermeniz beni üzdü. İnşallah birdahaki yorumlarınızı, sorununu söyleyip , bir sorundan şikayetçi olan kişilere yazarsınız zira şuan uyanan kızıma mamasını içirip uyutmaya çalışan adam içerde, ben hamileyim yorulmayım diye uğraşırken asla bu şekilde yanlış yargılanmasını isteyemezdim. :)
sevgiyle ve empatiyle kalın 🌸