Sözlerime öncelikle bebeklerini kaybeden annelere ve bebek sahibi olmak için çabalayan, fedakarlık yapan annelerle başlamak istiyorum. Sizler benim gözümde en az annem kadar annesiniz. Umarım Allah en kısa zamanda sizleri de evlat sahibi yapar. Benim gözümde sizlerin de hakkı ödenmez…
Sonrasında doğum yapmak için gün sayan anne adaylarına sağlıklı, ağrısız, sıkıntısız doğumlar diliyorum.
Ardından oğlum Uraz Efe’ye bir kaç bir şey demek istiyorum. Sen benim bu hayatta yaptığım en güzel eser oldun. Sen bana bu hayatta endişe neymiş onu öğrettin, sen bana zamanında annemle anlaşamadığım ergenlik zamanında anneme ne kadar haksızlık yaptığımı öğrettin. Anneliği daha şimdiden öğrettin. Koşulsuz sevginin boyutlarının olmadığını öğrettin. Sensiz geçen her günümün boş olduğunu öğrettin. İyi ki geldin Uraz Efe’m iyi ki bizi seçtin.
Şimdi doğum hikayeme giriş yapmak istiyorum. Açıkçası sifır sancı hissettim, hemen doğurdum gibisinden bir hikayem yok. Ama kötü bir hikaye de değil, sonucunda oğlumu kucaklamak varken nasıl bir hikaye kötü olabilir ki…
Gün 24 Eylül’e döndüğünde gece saat 2′de kasıklarıma giren şiddetli regl ağrısı gibi bir ağrı başladı. Regl ağrısından bir farkı çok şiddetli ve pelvik kemiklerinde de adeta ağırlık bindirmişçesine bir ağrı ve acı olmasıydı. O an anladım bu diğer kasık ağrılarıma benzemiyordu. Ama daha 22 Eylül salı günü ne sancım vardı ne de açılmam. Squat, pilates falan hiç yapmadım. Hurma yemedim, yerleri silmedim. Ama işte bebek geleceği zamanı seçiyormuş 39+4′e döndüğümüz 24 Eylül’de burada açılan doğuramıyorum postlarına ben de doğuramıyorum derken doğum sancım başladı. Sabah 6′da hastaneye gittik artık 5 dakikada bir geliyordu ve sadece kasıktan geliyordu. Doğum olmasa da başka bir şeydir diye bile gitmek istedim. Dediler ki doğum başlamış ama açıklık hiç yok. Dedim eyvah ben bittim. Eve döndük 9′da tekrardan hastaneye geldik. Ebemiz sana ben öğleden sonra gel demiştim boşuna geldin dese de açıklığa baktı 3 cm olmuş. Yatış verdi. Ama benim sancıların arası çok kısaldı ve açıkçası canım yanıyordu. Genital bölgem ağrıyor ve oraya yakın kasık kemiğim resmen acıyordu. Epidural almamak için yemin eden ben epidural istiyorum dedim 10.30′da. Doktor son kez muayene etti suyumu da patlattı açıklığım 11.30′a kadar 7 cm oldu. Ben hala yalvarıyorum ama epidural diye. Sonrasında doktorum dedi ki bebeğin kafası düz değil yan geliyor. Bu da senin açılma süreni yavaşlatıyor. Yoksa sen çoktan doğurmuştun bu kadar da ağrı çekmemiştin. Epidural hiç yapmayalım biraz daha bekleyip sezaryene dönelim dedi. Ben de ne zamana döner peki dedim, doktorumda ihtimal düşük diyince dedim ki daha fazla acı çekmiyim sezaryene alın beni. Doktorda NST’de bebeğin kalp atışları da anormal hal aldığından ve ben çok yorgun olduğumdan genel anestezi ile sezaryene aldı. 12.24′de oğlum Uraz Efe’yi doğurdum. Ben de 13.15 gibi ayılıp odaya çıkarıldım. Açıkçası normal doğum çok istesem de hep diyordum bebek seçer doğum şeklini öyle de oldu. Beklesem bebeğimin kafa şeklide zedelenecekmiş, doktorum hislerine iyi ki güvenmişsin dedi. Bir de 3.5 kilo denilen bebek 4 kilo doğunca da senin çatı kemiğin 4 kiloyu doğurmaya da müsait olmayacakmış zaten iyi ki böyle oldu dedi. Ama herkes 2 doğum şeklini de yaşadığımı söylüyor ki doğru bir tespit. 10 saat sancıdan sonra bebeğim ben normal değil sezaryen istiyorum dedi ben de onu kırmadım.
Gelelim şimdi sezaryenle ilgili merak edilenlere. Sondayı bayıltmadan önce taktılar açıkçası canım yanmadı. Doğum sancımın yanında acısı olduysa da hissetmedim sanırım. Genel anestezi sonrası baş ağrısı yaşamadım. 6 saat sonra yürüttüler mide bulantısı ve baş dönmesi de olmadı. Yürüdüğümde çok az dikiş yerlerim acıyor ki çok normal ben tırnak etimi yediğimde canım da en az o kadar acıyordu. Kanama durumu normal seviyede, kanamama bakmak için karnıma bastırdıklarında acı oldu ama o da 1 dk bile sürmüyor biz kadınlar nelere dayanıyoruz bu hiçbir şey. Sondayı çıkarırken 4-5 saniye kadar hafif bir sızı oldu ama acı diyemem abartı olur. Gaz sancın olacak gaz çıkarman lazım dediler ama bende sancı yok gaz da çıkarmadım bu konuyu yarın netleştireceğim illa şart mı diye. Henüz tuvalete çıkmadım ama sabah zaten ishal olmuştum hastaneye gelmeden içim bomboştu. Yemek olarak tavuk suyu çorba tuzsuz ve tanesiz; kayısı kompostosu şekersiz ve yine tanesiz olarak tükettim. O yüzden gelecek bir tuvaletimde yok bence. Zaten senin tuvalete çıkman yarını bulur demişlerdi. 3 şişe rahim toparlanması için serum yediğimden, idrar torbam 2 kez doldu boşaltıldı. Bu da iyi bişeymiş sevindim. Süt olayına gelirsek öncesinde 10 saatlik sancı işe yaramış sütüm geldi ama azdı. 13 cc’lik mama takviyesi yapıldı hastanede. Normalde 2 gün kalınması gerekirken iyi hissedersem yarın çıkarsın dedi ama ben yine de hastanede kontrol altında olmak ve bebek hemşiresi rahatlığından dolayı cumartesi taburcu olmak isteyeceğim. Bence doğru kadın doğum doktoru, doğru hastane ve doğru bir anestezyenle sezaryen çok rahatmış.
İlk gün olduğu için depende izin vermedi hasta bezi taktılar. Ama yarın depende geçebilirmişim. Pijama da getirdim ama bence gecelik daha rahat. Alttan muayeneler için kesinlikle çok pratik. Bizim hastane bez ıslak mendil verdi. Getirmesem de yanımda olurmuş. Mamayı şırınga ile verdiler, biberon almasam da olurmuş. 1 tane 10 lu bir tane 5′li hastane çıkışı ile 2 tane çorap almıştım. Gayet yeterli gelecek bize. Kullan at alt değiştirme örtüsü almıştım bence bu iyi oldu işimize yarıyor. Pişik kremine henüz gerek duymadık. Meme ucu kremine de ben gerek duymadım henüz.
Ben 24.09.2020 12.24′de gelen oğluma dönüyorum emzirme saatimiz geldi, sıcağı sıcağına da sizinle doğum hikayemi paylaşıyorum. Darısı sizlerin başına.
Allah sizleri ve evlatlarınızı daima iyilerle ve güzelliklerle karşılaştırsın.