Yüce Allah, yarattığı her bir varlığı,yaratılış amacı doğrultusunda yaşama ve görev yapma yeteneğiyle donatmıştır. Bu gerçek Kur’ânımızda şöylece açıklanır:
“Rabbimiz, yarattığı her bir varlığa yaratılış amacını kodlayan ve sonra da onu işlevine yönlendirendir.” [3]
Cinselliği yaratan ve üreme kanunun koyan Yüce Allah doğum için üreme organını görevlendirmiştir. Bu organı işlevsel kılmak Rabbimizin buyruğudur:
“Allah’ı birleyen olarak varlığını Onun dînine yönelt; Allah’ın insanlarla ilgili olarak yarattığı yaratılış kanunlarına yapış. Allah’ın koyduğu yaratılış yasalarının alternatifi yoktur. Gerçek Dîn budur. Ne var ki insanların pek çoğu bu hakikati bilmez.”[4]
Gereksiz sezaryen, üreme organının görevini karına yaptırmaktır ve bu işlem sindirim organını cinsel organa dönüştürmek gibi yaratılış yasasına aykırıdır ve bunun için de haramdır.
II. Yaratılış yasalarına aykırılığı önermek, insanlara şer aşılama gücü ile yetkilendirilen baş Şeytan İblîs’in ve onun cinler ve insanlardan oluşan bağlılarının Hak’tan saptırma yöntemidir. Bu durum İblîs’in dilinden Kur’ân’da şöylece açıklanır:
“…Ben insanlara önereceğim, onlarda yaratılış yasalarını değiştirmeye kalkacaklar…”[5]
Normal doğumun risk oluşturabileceği ve dayanılmaz ağrılar/sancılar çektirilebileceği şeklinde ki yanıltıcı beyanlar, Şeytanîdir, doğrudan saptırmadır. Bu sebeple de haramdır.
Çünkü pek az olan istisnalar bir tarafa, döllenişi ve doğuşu birer mucize olan çocuğun doğal doğumu güvenlidir. Çünkü “Yüce Allah ona (ana rahminden) çıkışı kolaylaştırmıştır .”[6] Ananın dayanılabilir sancıları da Yaratanın düzenlemesidir. Doğal olan bu durum, olması gereken olarak da nitelendirilebilir. Rabbimiz şöyle buyurur:
“ Biz insana ana babasına yürekten iyilikler yapmasını ve güzelce davranmasını emrettik. Özellikle annesi onu (gebeliğin ikinci ve ağır döneminde gelişimini tamamlamış insan yavrusu olarak) zahmetle taşıdı, meşakkatle doğurdu…”[7]
Doğal doğum sırasındaki ağrıların, ıkınmaların ve rahimden çıkan salgıların ananın ve çocuğun doğum sırası ve sonrası sağlıklarına katkı vereceği ve ana ile çocuğu arasındaki ruhsal ilişkileri geliştireceği sezgisel ve bilimsel olarak bilinen bir gerçektir. Burada doğum yasasını koyan Allah’ın, her şeyi bilen ve neylerse güzel eyleyen Rab olduğu hamd edilerek hatırlanmalıdır.