Burdaki doğum hikayelerini her okuduğumda içimde bir kipirti oluşurdu. Bazılarına ağlar, bazılarından cesaret alır, bazılarıyla da korku kaplardı içimi..Ama herkesin doğum hikayesi o kadar farklıymış ve o kadar özelmiş ki kızım dünyaya geldiğinde anladım.Eşsiz bir duygu, tarif edilemez bir koku. Bir kadının yaşayabileceği en muhteşem şey. Allahım isteyen herkese nasip etsin.Gelelim doğum hikayeme;
Çatı muaynesinden sonra doktorum ‘Çok esnek değilsin, bir taraftaki kemiğin de basık çok istersen normal doğum yaptırım ama çok kesiğin olur ve de vakumla alabiliriz dedi.’ Açık konuşacagım zaten başından beri normal doğumdan aşırı korkuyordum ve doktor bana normal doğuma çok uygunsun der ise ne yapacagim, çok ikilemde kalirim diye düşünüyordum. Çünkü toplumda öyle bir algı var ki sanki sezaryen doğum yapanlar doğum yapmıyor gibi davranıyorlar.Sonrasında doktorumla beraber sezeryana karar verdik. 38+3 de 3 Temmuz günü gelecekti miniğim dünyaya. 3 gün vardı nasıl olacak diye uyuyamiyordum. Sabah 7 gibi hastaneye gittik, ailem, arkadaşlarım herkes ordaydı. Kim gelse ağlayacak gibi oluyordum. Bu arada hastane Mersin Medikal Park’ta doğum yaptım. Sadece ameliyathanenin önünde kalabalık olarak bekledikleri için sorun yaşamışlar onun dışında pekte sıkı önlem olduğunu söyleyemem.
Ameliyathaneye götürmek için geldiklerinde anladım her şeyin yeni başladığını. Çünkü o ana kadar rüya gibi geliyordu evet yarım saat sonra doğum yapacaktım ama hiç gerçek gibi değildi. Çok ağladım giderken, tarifsiz duygular içersindeydim. Hayatımda hiç ameliyat olmadığım için ameliyathane çok garip geldi. İlk beni oturttular kamburumu çıkartmamı istediler ve spinal iğnesini vurdular. Ben hemen tabi ‘ben hissediyorum’ demeye başladım. Doktor güldü daha dur bekleyeceğiz dedi. En büyük korkum bir şeyleri hissetmekti. Sonrasında beni yatirdilar bacaklarim cok agirlasmisti karincalaniyordu. Sonrasında çok midemin bulandığını hissettim. Hemen söyledim iğne vurdular sonrasında çok sakinleştim. Ama o kadar heyecanlıydım ki keşke önlüğü açsalar da görsem diye düşünüyordum. Sonrasında doktorum fotoğraf makinalarını hazırlayın çıkartıyorum dediğinde kalbim yerinden çıkacak gibiydi. Sonra miniğimin sesini duydum. Zaman yavaşladı gibi, kopuk kopuk hatırlıyorum yanima getirdiler, ardından temizliyorlardı sağ taraftaydi sürekli oraya baktığım için sanirim çok kötü oldum. Sürekli ben çok kötüyüm diyordum, çok heyecanlanmışım hafif uyutmak zorunda kalmışlar. Bebeğimin bu arada öksürüğünü fark etmişler, sıvı kaçmış. Hemen takip için götürmüşler. Aileme de benim durumumu söylemişler herkes çok korkmuş ciddi bir durum var zannetmiş.
Ben odaya geldiğimde bebeğim yoktu, durumunu takip ediyorlardı.1 saat sonra geldi. Doktor her şey yolunda dediğinde dünyalar benim olmuştu. Pamuk gibi minicik bir melekti. 3230 gr ve 51 cm olarak dünyaya gelmişti.
Uyuşuklugum çabuk geçti diyebilirim. İlk yürüyüş çok agrili olmasa da psikolojik olarak zordu. Ama kafamda büyüttüğüm kadar da değildi. Sonrasında kendimi iyi hissettikçe koridorda yürüdüm. Kendime söz vermiştim doğumdan önce güçlü olacaktım. İnanın hep burda yazardı yürüdükçe iyileşiyorsun diye gerçekten öyle.
Gece biraz sağ tarafımda omuz ve bel agrisi oldu sanırım kendimi çok kasmaktan sonra hemen düzeldim.
Ertesi gün sabah taburcu olduk ve evimize geldik.
Bugün 9. Günümüz. Bebegim ilk günler beslenemediği için sarılık oldu.Keşke fark etseydim tereddüt etmeden mama verirdim. Çünkü 3. Gün kontrolünde kan verdik, doktorumuz arayıp acil mama verip hastaneye gelin çok düşük kan şekeri dedi. O yüzden hiç kendinizi şartlamayın anne sütü diye. Evde mutlaka mama bulundurun. Benim 3. Gün gelmeye başladı sütüm. Şu an her şey yolunda.
Sezaryen olacaklara en büyük tavsiyem kendinizi bırakmayın. Bol bol hareket edin, tahmin ettiğinizden çok daha güçlü olduğunuzu göreceksiniz. Hepinize kolay doğumlar diliyorum.
Sormak istediklerinizi zaman buldukça seve seve cevaplarım🤍