Merhaba bayanlar,
Hep herkesin doğum hikayesini okurdum ve bir gün ben de yazacağım derdim. O zaman biraz erken olsa da, şu an hastane yatağından yazıyorum. 32+1′de doğum yaptım.
Ama öncesi hamileliğimi anlatmak istiyorum. Yavrum karnıma düştüğünden beri hep hissettim. En başından hamileyim dedim. Fakat gebelik testi, kan testi ikisi de negatif çıktı. Böyle olunca yeri geldi eşimle şarap içtik, nargile içtik, dışarı eğlenmeye çıktık, ultrason çekindik, ilaçlı Bt çekindik vs. hamilelere sakıncalı her şeyi yapmış olduk. Bu aralarda eşimle biz de tatil planı yapıyorduk. 2 gün sonra Phuket’e uçacaktık. O yüzden doktora emin misiniz diye de sorduk. Neyse ertesi gün ben valiz hazırlığı, ev temizliği halledeyim dedim. Eşim site toplantısında. Sıra balkonda çiçeklerimin diplerinde böcekleri halletmeye gelmiştim. Ilaç aldım. Sprey şişesine koyup çiçeklere sıkıyordum ki bayılmışım. Kalktım kusuyorum. Eşimi aradım, cevap vermeyince de sağlık bakanlığını. Aldığım ilaç tarım ilacıymış ve çok zehirliymiş. Neyse eşimle acil hastaneye gittik. Bana 24 saat gözetimli serum felan taktılar ve hemşire gelip kan testi sonuçlarını gösterdi. Hamilelik için de bakmışlar ve burada pozitif çıkmış. 😊🤲 Eşimle birbirimize bakıp ağlıyoruz ama bir yandan da zehrin yavrumuza etkisini düşünüyoruz. Ertesi gün başka kadın doğuma gidip danıştık. Kalbini duyana kadar emin olamayız fakat uçuş tavsiye etmiyorum dedi. Razı olduk. Böylece tatili evimizde yavrumuzu düşüne düşüne geçirdik. Sonra aradan zaman geçti keseyi de gördük, nabzını da duyduk şükür ki. Bu arada eşim de ben de iş nedeniyle Istanbul’da yaşıyoruz, fakat aileler Antalya’da olunca arada ziyarete gidiyoruz. 4. ayımızda gittik, dönüşte uçak türbülansa girdi. Benim içimde çok garip şeyler oldu. Eve geçtik. Sabah vardiyasına gideceğiz. Eşime dedim ben kötüyüm uzanıyorum; fakat yatağa uzanmamla suyumun gelmesi bir oldu. Fırladık gece gece doktor bulmaya. Bulduğumuz hastane sabaha kadar sandalye tepesinde bekletti, en sonunda çocuğu almamız gerek dedi. Ben ağlıyorum, eşim de başka doktora gidelim dedi. 3 doktor gezdik. 3.sü suyun gelmiş, fakat kan gelmediği için kurtarmak için yatışa alacağız dedi. 1 ay yattık. Kızımızın cinsiyetini de bu süreçte öğrendik. Sonrası hep dikkatli olmaya çalıştım. Havalimanı çalışanı olduğum için de Corona muhabbetine sürekli maske taktım ama korkuyla işe gidip geldim. Ta ki devlet idari izin verene kadar, sonrası da nasılsa 32 haftam doluyor, hamilelik izni başlatırım dedim. Eşimle Istanbul çıkışları yasaklanmadan Antalya’ya araçla geldik. 2 hafta karantinada kaldık. Tam bitti deyip doktora gittik. Her şey yolundaydı, sevinip eve döndük. Fakat akşam sağ kasığımda yoğun bir sancıyla tekrar aynı hastaneye gittik. Sabahki doktor nöbetçiymiş. Sağolsun Nst, kan testi, ultrason vs ilgilendi. Odaya alıp gözlemleyeceğiz dedi. Fakat ağrı aralıksız sürünce seninki miyom olabilir, bu sebeple bebeği acil almak ve de rahmini almak zorundayız dedi. Ciğer geliştirici başlatacağım deyince kocama yalvarıp oradan da kaçtım. Direk başka hastaneye geçtik. Burada da doktor çok ilgili çıktı. Yine odaya aldı ve radyoloji uzmanı görsün dedi. Maalesef ilk doktorun tespiti doğruymuş 🙄 Ben bebeğin kafası diye sevdiğim sağ kasığımda koca bir miyom kangren olmuş. Üstelik patlarsa hem bebeği hem beni öldürebilirmiş. Nasıl ağlıyorum, nasıl korkuyorum bir bilseniz. Aileleri de almıyorlar hastaneye. Kocam ve ben bir başımıza. Böylece 16 Nisan ameliyata alındım. Saat 12:00′de girdiğim epidural operasyonda 12:40′ da kızımın ağlamasını duydum. Fakat, koklayamadan hemen küveze aldılar, sonra benim operasyon rahim kanamaları nedeni ile biraz zor ve uzun geçti. 14:00 civarı çıktım. Ağrım, sızım şu an bile çok fazla, fakat 1 ay boyunca göremeyeceğim yavrum için her şeye değer, her şeye katlanılır. Işte benim annelik hikâyem, uzun ve tuhaf olsa da bu 😊 Inşallah herkes bu duyguyu tadar. Duanızla da yavrumu kucağıma almak nasip olur.
Sevgilerimle..🤗❤