çok şükür ben de mutlu bir şekilde doğum hikayemi yazabiliyorum. 🙏🏻
(bu hikaye gerçekten uzun. :d)
minik oğluşum 40+2 de sezaryenle dünyaya geldi. 3200 gram doğdu.
2019 da bebeğe hazır olduğumuza karar verdik. kararımızdan itibaren üç ay içinde hamile kaldım. öğrendiğim tarih doğum günümden birkaç gün önceydi. doğum günümde de ultrasonda keseyi görmek nasip oldu. hamileliğimde mide bulantım kusmam olmadı. hafif şekilde koku hassasiyetim oldu. ama çok farklı yerlerimde çok şiddetli ağırlar yaşadım. bunlar dönem dönem birkaç haftalar halinde baş, sırt, bacak, kalça ağırladıydı. bi dönem desteksiz yataktan kalkamadım ağrılardan.
ikili testim normaldi. ama daha sonra detaylı ultrasonda kalpte ekojenik odak görüldü. günlerce içim içimi yedi bebeğim sağlıklı mı iyi mi diye. daha sonra kordon boynuna dolandı. onda da içim içimi yedi. bu ikisi de sonlara yakın geçti düzeldi.
ben hep normal doğum yanlısı oldum. doğalı sağlıklı olandır diye. bunun için aylarca öğlenleri yarım saat fiks yürüdüm. son bir iki ay havalar soğuduğu için dışarıda pek yürüyemedim. evde yürüyüş bandında yürüdüm ama düzenli değil. son bir iki hafta hurma pilates yürüyüş ilişki klasik yöntemlerin hepsine özen gösterdim ama bir türlü açılma sancı kanala inme nişan vs görülmedi. ve bebişim 40+2 ye kadar gelmedi. son nst’lerde kalp atışında yavaşlama görüldü. suyu da azdı. birkaç gün takip etmenin üzerine doktorum da artık alalım iyi gitmiyor dedi. suni ile zorlamayı hem bebek için riskli gördü hem de bebek kanala inmeden mantıklı değil suni dedi. tamam dedim. aynı gün 1-2 saat içinde sezaryene alındım. sezaryen fikrine çok uzaktım psikolojik olarak, bebek de normal pozisyonda diye hep normale hazırlıyordum kendimi. o yüzden ilk bi stres oldum. ameliyathane korkum vardı ama içeri girer girmez değişik bir macera gibi an’ı yaşamaya başladım. kendimi sankinleştirdim etrafı falan inceliyorum. spinal yapıldı. öncesinde doktoruma ameliyatla ilgili bir şey sormadım, akışına bıraktım doktoruma güvendiğim için. belime yapılan iğne elime açılan damar yolundan daha az acıdı hatta acımadı da denebilir. nolur uyuştuğunu emin olmadan kesmeyin hocam çok korkuyorum dedim. aşkolsun tabii ki dedi. :D doktor sürekli başlayınca söyleyeceğim dediği için kıllandım, burada okuduklarımdan yola çıkarak kendi kendime kesin başladılar çaktırmıyorlar dedim. anestezi uzmanı nasılsın başlıyor birazdan dedi. güldüm başlamışlardır bence zaten dedim. güldü cvp vermedi. sonra bebişim çıktı böyle aaazcık ucundan gösterip muayenesi için doktora verdiler. onun sesini dinledim, anın tadını çıkardım. ağladıkça mutlu oldum, iyi diye. burada çekiştirmeler hissediliyor diyenleri okumuştum, beni pek çekiştirmediler de. gayet sakin bir ameliyattı.
odaya geldikten sonra 7-8 saat bacaklarım açılmadı ağrım da başlamadı. 5-6 saat içinde hemşireler sürekli yürüyüp yürüyemeyeceğimi sordu. hep daha açılmadı bacaklarım dedim. yani bacağımı oynatıyordum hafif ama ayağımı ya da bacağımı tam kaldıramıyordum. zaman geçtikçe kalkamam dememi kabul etmediler artık kalkmanız lazım riskli olur pıhtı mıhtı dediler. yürümeye geçince sonda da çıkarılacaktı. artık itiraz edemedim kaldırmaya başladılar. aman allahım dikiş yerim nasıl acıyor. çok fena. ayaklarımı eşim yere indirdi falan, sırtımdan kolumdan tutuyorlar. hiç ayağımın üstüne basamayacağımı sanıyordum ama basabildim. tam olarak uyuşukluğun geçmesi gerekmiyormuş. biraz yürüdüm kambur şekilde. dik durmamı söylediler. çok zor ama dikeldim de. gerçekten yürüdükçe açılınıyor. her kalkışta kalkış çok zor. ama ikinci turda desteksiz de yürüyebiliyorum. en önemlisi yataktan kalkmak yani gerisi kolay. her seferinde ilk kalkış kötüydü. bol su iç dediler hem ameliyat için hem de süt olsun diye. çok içtim ama sonda çıkınca acı gerçeklerle yüzleştim. içtikçe wc ihtiyacı geliyor ve yataktan kalkmak tam bir kabus. bi sefer acıdan kalkamadım, altımda alez ve bez var dedim ben altıma yapıyorum. yani yapmak zorundayım. ilk gece de zorlu geçti. dikiş ağrım bir ara dayanılmaz oldu, ağrı kesici için hemşire çağırdık dayanamıyorum öleceğim dedim o gelene kadar bayılmışım. bi 5-10 dakikalık kısmı hatırlamıyorum, konuşmuşum falan ama bende yok. ve hep dedim ki bi insan sezaryeni neden isteğe bağlı olur allah akıl fikir versin. ikinci çocuk mu çok zor diye diye ilk günüm geçti. sütüm de damla damla yani varla yok arası idi. ikinci gün benim geçmişten gelen bir boyun sorunum vardı o tetiklendi ve boynum yüzünden ilk günden daha kötü bir gün geçirdim. doğumdan bağımsız olarak sadece boynum nedeniyle çığlık çığlığa ağladım. birkaç sefer kas gevşetici ve ağrı kesicilerle devam ettik. boynum ağrırken karnım daha iyiydi. kendi kendime kalkıp bebekle ilgilenebiliyordum acı içinde de olsa. iki gece kaldıktan sonra da çıktık evimize geldik. arada bir dikiş yerlerim çok yanıyor. oturup kalkmak doğrulmak zor. ama o ilk günkü acılar yok tabi. ikinci çocuğu yapabilirim. :D
bebek olayı ise tam bir mucize. acayip bir aşk. anlatılamazmış. dünyanın en güzel şeyi. bakmaya doyamıyorsun. benden böyle güzel bir şey nasıl çıktı diye sorup duruyorum. bu gönderiyi yazmaya eve geldiğimiz gece, bir buçuk saatte bir emzirdiğim için aşırı uykusuzluktan emzirirken sızıp kalmayayım diye, uykum açılsın diye başladım. 4-5 oturumda anca bitti. :)
sezaryen evet ilk gün spinalin etkisi bitince gerçeklerle yüzleştim, çok korkunçtu bir daha asla doğurmam kafasına girdim ama sezaryenden pişman değilim, doğum sancısı gibi o da unutuluyormuş. dünyanın sonu değil. mükafatı çok büyük bir aşk. ve en önemlisi bebeğim sağlıkla kucağımda. normal doğum diye diretseydim sıkıntılarımız olduğu için doğumda başka sorunlar olabilirdi. şu an bebeğim kucağımda olduğu için şükrediyorum başka hiçbir şey umrumda değil. kocaman bir göbeğim var umarım zamanla iniyordur. :) ama o da pek umrumda değil. çok mutluyum inşallah isteyen herkes bu aşkı tadar.
spinal epidural hangisi yapılacağını doğuma girdiğimde anestezi asistanına sordum sedyemi ameliyathaneye sokarken. onu da kazara genel uyutmasınlar diye sordum asla genel istemiyordum çünkü. spinal olacak dedi. detay sormadım spinal epidural farkını hala bilmiyorum.
ameliyat çok konforluydu. dediğim gibi şiddetli tüm acılar uyuşmam bitince yani 7-8 saat sonra başladı. normal doğum sancısına da sürece de çok hevesliydim. acılara sancılara psikolojik olarak şartlıyordum kendimi. kısmet değilmiş. yalancı doğum sancısı kasılma gibi bir sancı bile çekmedim. sütüm de zamanla artarak geldi. hiç kafaya takmadım ilk iki gün artacak nasılsa diye sabırla sürekli emzirdim. siz de kafaya takmayın bol su, sabırla bol emzirme elbet geliyor.
kalp atışları yavaşlamasını gördüğümüz günler doktor sezaryen muhabbeti açınca hastane çantama bebek için birkaç kendime de bir pijama daha ekledim. kendi üç pijama bir geceliğimin hepsini kullandım çünkü hastanede çok terledim. bebeğin de pek üstünü değiştirmem gerekmedi ama yine de çoğunu kullandık. bence fazlasını koyun eksiği olmasın. genel olarak götürdüğüm çoğu şeyi kullandım. bugün bir hafta olduk ve hala kullanmadığım tek şey emzirme sütyeni. hiç takmıyorum takamıyorum bütün gün emzirmekten sütyensiz yaşıyorum şimdilik. acıdan sızıdan uykusuzluktan sütyenle uğraşamadım.
neyse benim hikayem de böyle. 🙏🏻herkese hayırlı sağlıklı, mutlu, doğumlar, sorularınız olursa cevaplarım. sevgiler happymom ailesi anneleri 💓
@adm sabitler misiniz