Herkese merhabalar. Bu yazıyı yazmak istedim cunku gebeliğin süresince bilgi edinmek iyi örnekler görebilmek için girmediğim site forum blog kalmadı. Doktorların söyledikleri tatmin etmiyordu çünkü hep ama diye devam ediyorlardı cümleye.
Detayli ultrasonda kızımda tek Umblikal Arter olduğunu öğrendim. Yani bebeği besleyen damarlardan biri eksikti. Ve perinotolojiye gitmem söylendi. Detayli usg çeken doktor cerrehpasayi önerdi hemen bir profesörden randevu aldık. Prof. Muayene etti sağlıklı bir bebek gibi görünüyor cok da hareketli AMA bu tek umblikal arter bazi seylerin habercisi olabilir trizomi 13 18 21 kalp ve ozellikle bobrek sorunları hatta ölü dogum gorulebilir perinotolojiye sevk edelim dedi. O an zaten amanin oncesindeki "saglikli bebek" sozunun hicbir anlami kalmamıştı. Perinatolog tekrar detayli bir usg çekti. Evet tek damar car ama kan akışı cok iyi gayet iyi besliyor bebeği dedi zaten o güne kadar da hep 10 gün once gidiyordu bebegimin gelişimi. Perinatolog da tekrarladı bebegin gelişimi önde tek arter tek başına bir hastalık belirtisi değildir bir sorun var demek için yanina kalpte parlama böbrekte büyüme gibi en az 1 sorun daha görmemiz lazımdı oyle bir durum yok AMA ozellikle 28. Haftadan sonra gelişim geriliği olabilir diyerek profesörün ilk kurduğu kıyamet cümleleri o da sıraladı ve amniyosentez istedi o donem de 23 haftalik gebeydim işlem zaten riskliydi ve hafta büyüdükçe risk artıyordu. Ve bu test anladigim kadariyla trizomi 13 18 21 gibi kalıtımsal hastalıkları tanımlamak içindi. Trizomi 21 bunların icinde en iyi ihtimaldi tabiki. Peki dedim eğer bu 13 veya 18 var ise ne olacak gebeliği sonlandiracagiz dediler. Zaten sonlandirilmasa da ya ölü doğar ya da doğduktan sonra cok kışa süre yaşar. Peki dedim hasta ise her türlü kaybetme riskine karşı amniyosentezle sağlıklı bir bebeği de kaybetme riskini almıyorum yaptırmayacağım. Sonra bana benim kanımdan da bu testin yapılabileceğini ama ülkemizde yapılmadığını ve dolarlarla ölçülen fiyatını söylediler. O an onu karşılayamazdık ve onu da yaptirmadim. Bu sırada doktorum dogum iznindeydi cok sukur dönmüştü. Durumu öğrendiğinde beni cok rahatlattı ben sana en kötü ne olur söyleyeyim 30. Haftadan sonra gelisimi yavaşlar erken doğum başlatmak zorunda kalırız ve güçlü savaşçı bir prematüre prensesimiz olur dedi. Çok da iyi bir haber değildi ama daha önce duyduklarım buna şükür sebebi olmuştu. 27. Haftada ose amniyon sıvısı azalmaya başladı. Kaçak yoktu. Bebeğin böbreklerinden şüphelendiler ben tekrar detayli usgye girdim böbreklerde iyiydi tıkır tıkır çalışıyordu. Tek şüpheli vardi orda tek Umblikal Arter. Kontrollerin sıklaştı 32. Haftada 2400 gram ölçüldü bebegim. Sonrasında su cok azaldığı için doğru ölçüm yapılamadı. Kurban bayramının 1. Günü gittim tekrar doktorum izinliydi yerine bakan doktoru bilgilendirmisti ölçümleri o yaptı. Bua rada doktorum bana su seviyesi 5 cm in altina düşerse doğumu başlatacağız demisti. Nöbetçi doktor 3.7 cm ölçtü gözüm karardı hatirlamiyorum bile yatış işlemleri başladı. Ben odama geçtim ne süsler ne yediler hazırlamıştım elim hiçbirine gitmedi öylece oturuyorum odada kurbanlık koyun gibi hissediyorum. Doktorumu aramak falan hiç aklıma gelmedi cok sukur ki asistanı aramış ve bilgi vermiş hemen geldi bir de ben bakacağım dedi ve uzuun uzzzuuuun inceledi amniyon sıvısı tam 5 cm dedi. Doğumu beklemiyoruz ciğer geliştiricileri yapacağız serum takacağız dedi. Sıvı azalması olduğundan veri cok fazla su içiyordum o gece ben5 litre su içtim 4 litre de serum yedim toplamda 24 saatte vücuduma 9 litre sıvı girdi içeriğin meyve suları hariç. Sabaha karşı ölüyorum dedirten ben sancıyla uyandim bu arada bu ikinci doğumum olacaktı ilki de tam tersi 40 hafta dolup gelmek bilmeyince suni sancıyla normal doğumu başlatmıştık ve normal doğumla doğmuştu.neyse nasil bir şancı anlatamam normal doğumda suni sancıyla boyle bir acı çekmedim ben o kadar yani. Eşim hemen ebeyi çağırdı doğuruyorum diyorum ya hem de şimdi suan bu yatakta doğuruyorum bayılmak üzereyim artik sancidan. Doktor ebe hemşire hepsi geldi nst de şancı falan yok alttan açılma yok. Belimi tutarak kıvranıyorum ne kadar su içtin dedi hemen doktor 5 litre dedim neden dedi böbreklerin iflas etsin mi istiyorsun biz sana zaten yeterince sıvı verdik! Hemen bir ağrı kesici ve idrar söktürücü yaptilar 5. Kez tuvalete gidişimde sonunda rahatlamıştım. Bu arada 34+5 haftam. Yine bebeğin suyuna baktılar aynıydı. Ertesi gün doğumu başlatmak için alttan bir fitil verildi zaten o sabahki kontrolde 2 cm acilmam vardı. Yaklaşık 3 saat kadar fitille açılma beklendi ama sadece 3 cm olmuştu. Sonra suni şancı verildi yaklaşık 1 saat sonra sancıları hissetmeye başladım cok aci vermiyordu doktor epidural ister misin dedi ama şu durumda pek önermiyorum dedi. Ilk doğumumda her anını acısını her şeyini hissetmek istediğim için yaptirmamistim bu durumda asla yaptırmazdım zaten ve yaptirmadim. Sancılar arttı plates topumu evden getirmiştim üstünde rahatlama egzersizleri yapiyorum ara ara yürüyorum ama artık baya şiddetlendi ebe geldi kontrol edelim dedi ağrı o kadar yüksek ki ilkinde bu sancıyla dogum masasına ciktim eşime diyorum en az 8 cm bak gorursun ebe demez mi 4 cm diye dünyam başıma yıkıldı bebek küçük cok fazla suni şancı vermek istemiyorlar başı kanala doğru ama asla baskı yapmıyor. Yıkıldım doktorum geldi nstye bağladı başımda bekliyor ara ara kalp atışları yavaşlıyor. Şimdi beni iyi dinle dedi. Burada bir parantez( su dünyadaki en büyük korkum sezaryen olmak kabus gibi benim için. Annem beni sezaryenle doğurmuş ben onun surekli dikişlerim ağrıyor demesiyle büyüdüm ne zaman üşütse kıvranırdı dikiş yerlerim ağrıyor diye. Tabiki simdi ameliyatta dikiş de o zamanki gibi değil ama istemiyordum işte) Şimdi beni iyi dinle küçük haftalardaki küçük bebekleri doğurmak hem cok kolaydır hem cok zordu dedi. Kolaydır cunku bebek küçüktür ve kolayca dogum kanalından kayıp anneyi yormadan doğar dedi. Zordur cunku bebek küçük olduğu için güçsüzdür ve gereken baskıyı sağlayamaz dedi. Şimdi gidecegim sen nst de bağlı kalacaksın eğer kalp atışlarında ciddi bir bozulma görürsem hemen sezaryenle alacağım dedi suni şansının dozunu bir tık yükseltti ve gitti. Yarim saat sonra sancılarım kesilmeye başladı nstde de şancı cok düşüktü 100 u gören sancılar simdi 30 40 arasındaydı hissetmiyordum bile hemen doktoru çağırdılar alttan muayene yapti ve ödem var dedi. Ayrıca bebeğin başı hala baskı yapmıyor dedi. Kalp atışları iyi olduğu için biraz daha bekleyelim dedi bu sırada suyum geldi ilk doğumumda 2 seferde saldır saldır gelen su bunda toplasanız bir büyük su bardağı kadar yoktu. Bi süre sonra ebe alttan yine muayene etti 6 cm e yakın dedi ödem artmış baskı yok. O sırada kalp atışları yavaşladı sonra birden hızlandı ve tekrar yavaşladı hrmen doktoru çağırdılar ve korkunç cümleyi duydum: Acil sezeryan! Başladım ağlamaya bebegim icin korkuyorum sezeryan için korkuyorum bir yandan da tuhaf ve sacma bir yenilmezlik hissi var içimde nasil agliyorum ama sanki kolunu bacağını keseceğiz demisler günlerdir artik nasil dolduysam saldım kendimi gitti. Zangir zangir titriyorum. Ikıncı bir damar yolu açacaklar yok kolumu zaptedemiyorlar çenem kırılacak gibi titriyor neyse ameliyathaneye çıktık eşim annem babam herkes bana ağlama korkma bir şey olmayacak bebeğimiz cok iyi olacak diyor ama bunları söylerken de agliyorlar ameliyathanenin iç kapısına kadar bütün gün benimle ilgilenen ebe geldi kapıdan beni vermeden once ağlama guzel yavrum boyle gitme bebeğini karşılamaya dedi güzelce okudu üfledi oyle verdi beni ameliyathaneye o an biraz rahatladım. Anestezi doktoru uyutalum annemiz cok gergin cok titriyor dedi. Kafamı çevirip beni uyutursanız uyanınca bu hastaneyi başınıza yıkarım dedigimi hatirliyorum. Tam o sırada birden yine şancı tuttu ameliyat masasindayim belimden epidural yapmaya çalışıyorlar sabit durmam lazim ama sancim var neyse yaklaşık 10 dklik bir uğraş sonrası epidural yapıldı bi 10 dk sonra da kızımın çığlık çığlığa sesi ameliyathanede yankılandı hemen yanağıma getirdiler aynı ablasıydı aynı sanki aynı bebeği tekrar doğurmuştum tek fark bu biraz zayıftı. Iyi mi iyi mi diye bağırıyorum nefes alıyor mu diye soruyorum. Doktor yanina gelip sesini duymuyor musun cadının ortalığı ayağa kaldırdı simdi çocuk doktoru bakacak ama bence cok iyi dedi. Oyle rahatladım ki iyi o zaman cok kalmaz heralde kuvezde dedim belki bir kac güne çıkarırlar. Erken doğum olduğu için biz %100 küveze girecek diyoruz zaten ama ne kadar kalacak onu düşünüyoruz. Hemşire bebişi ailesinin diğer üyeleriyle tanıştırıp yenidoğan bölümünde kontrollerini yapacağız deyip kızımı götürdü arkasından bi süre sonra ben çıktım. Eşim iyi misin diyor çocuğu bırakıp buraya niye geldin ya iyi mi nerde kac gun kalacakmış kuvezde diye bir guzel yükleniyorum eşime. Odama geçerken etrafıma bir baktim bütün arkadaşlarım orada odaya bir gittim her yer süslenmiş masa hazırlanmış bebegim gelemeyecek niye uğraştınız ki diyorum ki tam o sırada hemşire ve doktor güçlü prensesimle beraber odaya girdi. O an yaşadığım mutluluğu size anlatamam. Dünyalar benim olmuştu. Sarsılacaktım ona ya mis kokusunu içime çekecektim sonunda rabbim dedim sonunda... Bu kiz cok acıkmış dedi hemşire eğer karnını doyurabilirse ona kuvez falan yok cigerleri kalbi her sey cok iyi dedi. Aldim kucagima doya doya kokladim minicikti ablasını hatırlıyordum kucağını dolduruyordu bu cok küçüktü prematüre takımı bol gelmişti. 2490 gramdı ve hemen emmeye başladı sütüm de hemen gelmişti cok şükür. Ve Mila kiz sonunda saglikla katılmıştı aramıza. Çok korkutmuştu bizi ama cok sağlıkliydibu da yaşadığımız her şeye değerdi. Şimdi kendileri 6 buçuk aylık. Çok hareketli minik bir canavar. Biz bu serüveni saglikla atlattık cok sukur ki bizim için en kötü senaryo buydu. Her gün yüzlerce kadın gebeligiyle ilgili kötü haberler alıyor doktorlar görevleri gereği bize iyiyi de en kötünün kötüsünü de söylemek zorunda. O durumlarda nedense insan kötü ihtimalleri daha fazla değerlendiriyor ama bu bizi ve bebeğinizi uzmekten başka hiçbir işe yaramıyor. Rabbim hepinize evlatlarınızi saglikla kucaginiza almayi nasip etsin... uzun oldu biliyorum ama ben böyle detayli ve mutlu sonlu bir yazı görmeyi çok istemiştim o dönem belki birinin içini rahatlatır.
Ve evet hala sezaryenden nefret ediyorum :)