Hepinize merhaba arkadaşlar. Bu forumda oldukça aktif günlerden sonra ben de doğurdum. Hamileliğim boyunca buradaki doğum hikayelerinden ilham aldım, okudum, pek çok şey öğrendim. Umarım sizler de doğum hikayemde size yarayacak şeyler bulabilirsiniz. Ama şimdiden söyleyeyim geniş zamana yayılmış, uzun bir doğum hikayesi olacak.
Genel olarak sıkıntısız bir hamilelik geçirdim. Mide bulantılarım falan epey azdı. Lekelenmem sadece bir iki defa oldu ve önemsiz şeylerdi. Hamileliğim boyunca hep gezdim, hep yürüyüş yaptım. Kilo da almadım, verdiklerimi de almadım hatta. Abur cubur ve fast foodu hamileliğim boyunca neredeyse hiç tüketmedim. İç karnım epey genişti, son iki aya kadar doğru düzgün göbeğim çıkmadı, kas ağrılarım da aynı şekilde olmadı.
DERKEEEENNNN...
29.haftada her şey tepetaklak dönmeye başladı. Önce yürüyüşü fazla abarttığım bir gün inanılmaz bir bel ağrısı çekmeye başladım. Ve dinlenince geçmeyen türden bir ağrıydı, beni çok zorlamaya başladı. Normal işlerimde bile sıkıntıya düşmeye başladım. Daha bu tam bitmemişken ağır bir gribe yakalandım. Bir yandan ateşim çıkıyordu, bir yandan da öksürmekten bir hal oluyordum. Neler denedim ama ne yazık ki pek fayda etmedi. Derken 31. haftamda bir gün bebeğin hareketlerini hissedemedim ve acile gittim. Nst, ultrason iyiydi. Stresten tansiyonum yüksek çıktı. Ancak dinlendikten sonra 14/9’dan 12/8’e geri düştü. Doktor yine de tahlillerimi aldı. Tahliller de temiz çıktı. Ama doktor resmen stresli bir anımda yüksek çıkan tansiyon yüzünden benim preklampsi geçireceğimi ima etti. Düzenli tahlil veriyordum, tansiyonum kontrol ediliyordu, bir sorun yoktu ama doktor beni o gece preeklampsi geçireceğime ikna etmişti.
Hemen o gece tansiyon aleti aldım ve ölçmeye başladım. 10 gün boyunca hiçbir sorun yoktu. Hep 11-12/7-8 bandındaydı. Az yürüyüş yaptığım bir gün eve geldiğimde lekelenmem olduğunu gördüm ve tansiyonum da yükselmeye başladı. Tekrar acile gittim, nst ve ultrason yine iyiydi. Doktor nişanemden bir kısmın gelmiş olabileceğini, önemsiz olduğunu söyledi. Ancak benim o günden sonra tansiyonum hiç düşmedi.
13-14/9 bandına yükselen tansiyonumla beraber kendi doktorumu aradım. Hemen alfamete başlattı. Günde 3 defa alfamet almaya başladım ama hala aynıydı. Apar topar doktora gittim, doktorun tansiyonumu ölçmesiyle suratının değişmesi bir oldu. Tansiyonum 17/10’du. Doktor beni eve gönderemeyeceğini söyledi ve yatış yaptık. Alfameti çifter çifter almaya başladım. Erken doğum için tüm önlemler alındı, tansiyonum düşmese o gece yani 33.haftamda bebek alınacaktı. Ancak neyse ki düştü. Çıkartıldım ve evde takip ettim. Bol bol dinlendim, annem sağolsun neredeyse yerimden kalkmadım ve geldik 36+3’e. 2 hafta önceki kontrolümde her şey iyiydi. Bu kontrolüme de güle oynaya gittim. Ancak doktor ultrasona bakınca birden ciddileşti. Bebeğimin suyu bitmişti. Tansiyondan olabileceğini ve bebeğin hiç gelişmediğini, küçük kaldığını söyledi. Dayanabilirse 4 gün daha dayanmasını, 37de bebeği alacağını söyledi. 36+5te nstye girdim, sıkıntı yoktu. 37de doğum için hazırdım.
Her ne kadar normal doğum istesem de bebeğin suyu bittiği için bu çok riskliydi. Ne kadar korksam da sadece bebeğime odaklandım, doğuma kadar bol kuran okudum ve doğum gününde hastaneye gittik. Annem, eşim, kayınvalidem benden daha gergindi. Panik bir insan olmama rağmen çok rahat bir şekilde ameliyathaneye girdim. Hazırlıklar yapıldı ve ameliyat başladı. Çekiştirmeleri, bastırmaları hissediyorsunuz ama çok rahatsız edici değil. Ben dayandıysam herkes dayanır. Ve dünyam 25 şubat 10.11’de kızımın sesini duymamla değişti. Nasıl bir his olduğunu tarif etmem imkansız. Yanıma getirdiler, yanağıma değince hemen sustu. Minicikti.
O gittikten sonra ameliyat benim için daha rahat bir şekilde devam etti ama kızımı tekrar görmek için çok sabırsızdım. Gelişimi durmasına rağmen 3085 gram, 50 cm dünyaya geldi. Çok şükür kuvöze girmedi. Şimdi aklıma gelen önemli noktaları yazıyorum, sonra da bu destan gibi uzun hikayemi sonlandırıyorum 😂😂
- benim gibi tek bir doğum şekline odaklanmayın. En önemlisi siz ve bebeğinizin sağlığı.
- spinal iğnesi gerçekten hiç acıtmıyor. Acı eşiğim epey düşüktür, damar yolum açılırken ağladım ama spinalde bir şey hissetmedim desem yalan olmaz.
- hastane istemese bile gecelik muhakkak götürün. Lazım olmaz diye düşünmeyin terleme üşüme ihtimalinizi göz önünde bulundurun.
- hamilelik süreciniz rahat geçiyorsa ne mutlu ama yine de kendinizi çok yormayın. Acısı ilerleyen haftalarda çıkabilir aynı bende olduğu gibi .
-sezeryandan sonra hiç nazlanmayın, bol bol yürüyün. Canınız yanabilir ancak yürüdükçe iyi olacaksınız.
-kayısı kompostosu candır 👍🏻 İki gün boyunca hep içtim. Gaz problemi yaşamadım şükür.
-Hazırlıklarınızı en geç 32de tamamlayın, bebeklerin sağı solu belli olmuyor.
sanırım bu kadar. Bu uzun hikayemi okuduysanız teşekkür ederim. Soracağınız herhangi bir şey varsa memnuniyetle cevaplarım ❤️❤️❤️