Tetanoz mikrobu toprak, toz, hayvan dışkılarıyla bulaşmış yaralanmalar sonucunda bulaşır. Ameliyat yaraları, damardan ilaç kullanımı, sıyrıklar, açık yaralar, hayvan ısırıkları, diş enfeksiyonları, piercing gibi durumlar bakterinin vücutta enfeksiyon oluşturmasına neden olur.
Bakteri oluşturduğu zehiriyle sinir sistemine geçer. Tüm vucutta kas felçlerine ve kasılmalara yol açarak ölümcül sonuçlara neden olur.
Çene, boyun, omuz, sırt, kol, bacak, karın gibi bölgelerde kasılmalar oluşur. Kasılmalara bağlı çene kilitlenmesi, yutma güçlüğü oluşur. Ateş, terleme, kan basıncı artışı, kalp hızında artış gibi sistemik belirtiler de görülebilir.
Yeni doğan bebekte ise emme güçlüğü en sık görülen belirtidir. Enfeksiyon gelişen bebekler doğumdan sonraki 3-28 gün arasında emmeyi bırakır. Kasılmalar nedeniyle vücutları katılaşır.
Hastalık bulaştıktan sonra tedavisi zordur ve ölüm oranı ciddi anlamda yüksektir. Yeni doğan bebeklerde yenidoğan tetanozu nedeniyle ölüm ne yazık ki çok fazla meydana gelmektedir.
Yenidoğan tetanozunun görülmesine aşı olmamış anneler; ideal olmayan şartlarda gerçekleşen doğumlar, yeni doğan bebeklerin göbek kordonunun steril olmayan aletlerle kesilmesi, gebelik sürecinde gerçekleşen yaralanmalar gibi durumlar sebep olmaktadır.
C. Tetani enfeksiyonunun tetanoz aşısı ile bağışıklama sağlanarak önlenebilir olması anne ve bebek sağlığı açısından hayati bir anlam taşımaktadır.