Hanımlar selamlar :) işte doğum hikayem :) Allah'ın adıyla.. Ben öğretmenim ve doğuda çalışıyordum. Zor şartlarda bir köy okulundaydim. Gebeliğimde defalarca uçak yolculuğu, saatlerce araba ve otobüs yolculuğu yaptım. Şehir şehir gezdim, çok şükür bir sıkıntı çıkmadı. Bunları yaparken tabii ki kendime dikkat ediyordum ama çok da sakınmiyordum. 32 haftalık gebeyken izin alıp doğudaki evimi toparladım ve İstanbul'a geldim. Aslında burada yaşıyordum çünkü. Gorumcemin nişanı için bir koşturma yaşadık. Sonra eşim, annem ve abimle ( Allah onlardan razı olsun) evimizin boyasını yaptık. Temizliğini yaptık. Hep hareket halindeydim. Benim gençken kullandığım dolabimi bebek için ayarladım, bebeğe de bir anne yanı beşik aldık. Derken 38inci haftada ancak bebeğin eşyalarını yıkayıp hastane çantası hazırlayabildik. Bu sırada özel hastaneye gitmeye başlamıştım İstanbul'da. Ama tatmin olmamıştım. Devlet hastanesine de gitmeye başladım. 40 hafta olduğumda artık umutsuzluğa kapilmistim çünkü hiçbir belirti yoktu. 40+1 de nişanım geldi. Ara sıra yalancı sancılar oluyordu ama devam etmiyordu. O hafta boyunca evde pilates, sabahları acemaşiran musikisi dinlemek, İnşirah, İnsikak, Ha-Mim surelerini dinlemek, mutfak dolaplarını silmek, çömelerek yer silmek, merdiven inip çıkmak, spor salonuna yürüyüşe gitmek gibi şeyler yaptım fakat sancılarım hala yoktu. Devlette alttan muayene oldum ve rahimde yumuşama var ama açıklık yok dediler. Nstde sancım çıkıyordu ama ben hissetmiyordum. 40+2 ve 40+5te imza atarak hastaneden çıktım. Çünkü kendi sancilarim gelsin istiyordum. Her şeyin en iyisini Allah bilir.. riskli bir durum olmadıkça doğum doğal yoldan başlasın istiyordum. Derken 40+6 da aynı aktiviteler, tarçın çayları, hurma çayları, hurmalar, ahududu yaprağı çayları derken baya uğraşmıştım yine. Bir kaşık diyebileceğim kadar çok az bir suyum geldi o akşam. Ertesi gün kontrol vardı yine. Tam 41 haftalık olmuştum. Süre dolduğu için artık acil kadın doğumda kontroller yapılıyordu. Gide gele artık tanış olmuştuk. Doktor suyumun azaldığını, bir parmak açıklık olduğunu, yatmam gerektiğini söyledi. Ben yine itiraz edip eve dönme taraftarıydim çünkü hiç sancım yoktu ve psikolojik olarak hazır değildim. Doktor beni oldukça korkuttu. Maalesef. Riske atıyorsun, neye guveniyorsun, yatacaksin vs.aglaya ağlaya çıkıp eşime haber verdim, ailelerimizi aradık ve damar yolum açılıp yatisim yapıldı. Başıma ne geleceğini bilmiyordum. Bana doğumu tetiklemek için ilaç vereceklerini, olmazsa suni sancı deneyeceklerini, o da işe yaramazsa veya bir şeyler ters giderse sezaryene alinacagimi söylediler. O andan itibaren ilk ihtimal için cabalamaya başladım. Bana önlük verdiler, nst takıldı, ultrasonla bakıldı. Açıklık muayenesi yapıldı. Sonra lavman yapıldı. Yine nst, ultrason, açıklık muayenesine.. sonra propess ismindeki hormon salgılayan şerit ilacı yerleştirdiler. Ve benim sancılarım basladi. Fakat sancılarım oldukça sıktı. 10 dakikada 3 kez geliyordu. Katlaniyordum ama yoğundu. Bu sırada eşimle doğumhane kapisinda görüştüm. Tekrar sancı odasına döndüm. Tekrar aynı muayeneler.. bu sırada açıklık 2-3 cm oldu. Bana en iyi ihtimalle ertesi gün öğleden sonra doğumun olacağı söylendi. Neredeyse 24 saatten bahsediliyordu ve ben açlık ve susuzluk hissediyordum. Sezeryan ihtimali her daim olduğu için yeme içme yasaktı ve serumla takviye yapılıyordu. Annem ve kayınvalidem geldi ve doğumhane kapisinda onlarla görüstüm. Yine aynı muayeneler fakat açıklık aynıydı. Bu sırada evden sıcak su torbami ve pilates topunu istemiştim. Onlar geldi. Fakat ben pilates topunda hareket etmekte zorlandım, bu yüzden nstye bağlı değilken yürüyüş yaptım. Doktordan rica edip kısaca duşa girdim fakat su ancak ılık akabiliyordu. Doktorlar sakin ıkınma, bebeğin başı şişer dediler. İşte bu çok zordu çünkü sancı esnasında hep bir ıkınma isteği geliyordu. Derken annelerimle bir kez daha görüştüm ve doğumun ertesi gün beklendiğini söyleyip eve gitmelerini söyledim. Kayınvalidem çalıştığı için eve gitti ama annemle babam ve eşim sağ olsunlar beklemişler :) yine travaya döndüm. Nstye bağlandım. Sıcak su torbami belime dayamistim. Onun sıcaklığı beni rahatlatıyordu. Sancılarım aşırı kuvvetli vurmaya başladı. Artık istemsizce inliyordum. İkinmamak çok zordu çünkü altıma bebeğin baskısını hissediyordum. Doktora 'hocam ben ikinmiyorum bebek itiyor' dedim. En başta çok onemsemediler. Canım ıkınma ama bak bebeğin başı şişer filan dediler. Dayanamıyordum ve her sancimda söylüyordum. Sonunda doktor bunda bir terslik var diyip geldi, açıklığım 5 cm olmustu. bana sormadan suyumu patlattı. Tamam kakasını yapmamış ama yapmış da olabilirdi dedi. İşte o andan sonra ikinmami söylediler. Sancı geldikçe ikindim, suyumla beraber kanama da oluyordu. Yatakta, yerde, çömelerek, el-diz pozisyonunda.. nasıl rahat ediyorsam öyle karsiliyordum sancimi. Bazı doktorlar sadece yatmami söylediler ama çok şükür ki en kıdemli olan doktor izin vermişti ve diğerleri bir şey diyemiyordu.bir doktor muayene etti ve bebeğin başına dokunabiliyorum, güzel ikinirsan doğuma geçeriz, dedi. Ben zaten elimden geleni yapıyordum. Banu çiftçi'den Allah razı olsun, videolarindaki karından nefesle ikiniyordum.ellerimi ve dişlerimi sikmamaya çalışıyordum çünkü rahimle dişlerimizin(ağzımızın) bağlantılı olduğunu, sıkarak açılmayı engelleyecegimizi okumuştum. Tüm gücümle bebeği itiyordum. Derken doktor geldi. Bebek taça çıkmış, dogumaaa diye bağırdı. İki kolumda, önümde ve arkamda doktorlarla, bacaklarımı acmis leylek gibi yürüyerek dogum odasına geçtim. Onların yardımıyla doğum masasına (çatala) ciktim. Yanılmıyorsam birkaç dakika sonra bebeğin başı iyice gozukmustu. Epizyoya gerek kalmayabilir dediler, benim ikinmamla doğum çok şükür ki gerçekleşti, ve kocaman bir yırtık oluşmuştu. Bebek üstüme konuldu, kelime-i tevhid getirip yüzüne ufledim. Hemen alıp bebek yatağına koydular. Hem sevinçli hem şaşkındim :) Benim dikişlerim oldukça uzun sürdü ve açıkçası aciliydi. yine de şükür.. sonra bebeği kucağına verdiler. Emzirdim çok şükür.. bir sürü detaylar daha ve doğumhaneden çıktık. Ertesi gün beklenen doğumum o gece gerçekleşmişti. Ben yürüyerek girdiğim doğumhaneden 12 saat sonra bebeğimle çıktım çok şükür :) 2 gece hastanede kaldık. Birkaç gün dikislerimden dolayı baya zorlandim.. bununla birlikte buna değer :) şunu söylemeliyim ki: sancılarım varken normal yolla, suniyle ve sezeryanla doğuran her kadına ayrı ayrı saygı duydum. Önceden hiç böyle düşünmezdim ama bir çocuk sahibi olup başka dusunmeyenleri de anladım. Çünkü doğum sancilarini her vücut aynı yaşamiyor ve acıyla yasaniyorsa travmatik kalıntıları da olabilir. Her neyse :) birkaç tavsiyem var:
-39+2de bel bolgeme hacamat yaptırdım. Hamileliğin son dönemlerinde yaptırınca dogumu kolaylaştırdığı söyleniyor, Allah'ın izniyle ben de bunu yasadigimi düşünüyorum
-tarcin çayı, hurma, hurma çayı, ahududu yaprağı çayı
-bol hareket
-dogum sirasinda Allah'a teslimiyet.. (hastaneye, doktora, ebeye değil Allah'a güvenin, ondan başka kimsenin kudreti her şeye kadir değil)
-Sanci sırasında bol bol Rabbi yessir, ve la tuassir, Rabbi temmim bil hayr. (Rabbim kolaylaştır, zorlastirma, hayırla tamamlat)
-bol bol su
-İnsirah, İnsikak ve Ha-Mim sureleri
-bel bölgesine suyla veya sıcak su torbasiyla sıcak uygulama
-karından nefes, doğru ıkınma
-ozellikle son zamanlarda vücudu yormayacak sağlıklı beslenme
-dogum sonrası dikisiniz varsa çok dikkatli ve sıvı ağırlıklı beslenme.. kabızlık ve gazdan kaçınma..
Sorularınız varsa yanıtlarım :) Allah her şeyden evvel anne-bebek sağlığıyla bu duyguları nasip etsin inşallah.. :)
@adm sabitler misiniz :)