Ocak annesi olacakken, Aralık annesi oldum 😊
26 aralık perşembe günü sabaha karşı 3 buçuk gibi kasık ağrısıyla uyandım. Tuvalete girip çıktım, tekrar yattım. Aradan biraz zaman geçti, tam uykuya dalmak üzereyken bacağımdan ılık ılık bir şeyler aktığını hissettim. Kalktım, neredeyse yarım çay bardağı kadar suyum gelmişti ve saat 4 çeyrek olmuştu. Eşimi uyandırdım, birazcık daha bekledikten sonra 5 buçuk gibi doktorumu aradım. Doktorum “sen oyalanmadan hastaneye geç, ben geliyorum” dedi. Şansıma bir gün önce de de temizlik günüydü, yardımcı ablaya dip köşeyi de geçkin bir temizlik yapmasını rica etmiştim, ev pırıl pırıldı. Çıkmadan önce eksiklerimiz var mı diye kontrol ettik, eşim tıraş oldu, hazırlandık ve çıktık. Yolda çok rahattım hep videolar çekiyorum, espriler yapıyorum falan hiç endişe yaşamadım. Bunda doktorumla yaptığımız terapi ve bilinçaltı çalışmalarının da çok etkisi oldu kesinlikle. Bir de 3 haftadır bebeğimin başının kanalda olduğunu bildiğim için her an hazırlıklıydım zaten. Hastanede doktor gelene kadar görevlendirdiği bir ebe beni doğumhaneye alarak açıklığıma baktı. Bebeğimin başı aşağıya çok basıyor olmasına rağmen açıklığım 1 buçuk 2 cm kadardı. Sonra bizi odamıza aldılar, eşim girişimizi yaptırdı ve eşyaları odaya getirdi. Doktorum gelince önce odada açıklığıma baktı, daha sonra neler yaşayacağımızla ilgili konuştuk ve bana aktif doğum egzersizleri gösterdi. Kasılmalarım geldiğinde o egzersizleri yaparak biraz rahatlamamı sağlayacaktık. Bunlar konuşulduktan sonra doktorumla daha önce konuştuğumuz gibi evden getirdiğim eşyaları odaya yerleştirmeye başladık.. Eşimle fotoğrafımızın olduğu bir çerçeve, bir sürü mum, buhurdanlık ve aroma olarak sakinleştirici etkisi olan müge çiçeği, melek biblom, sevdiğim kitaplarım, fuji intax fotoğraf makinem (bebeğimizle çekilmek için) ve bunun gibi birkaç obje daha odada yerlerini aldı. Gerçekten bu düzenleme bana kendimi çok daha iyi hissettirmişti.
Eşimle konuştuğumuz gibi kimseye haber vermedik ve saatler geçti. Dalgalanmalarım artmaya başladıkça annemi istediğime karar verdim ve saat 9 buçuk gibi arayarak hastaneye çağırdım, tabii annem şok :)
Akşama kadar öyle ya da böyle odada aktif doğum egzersizleri eşliğinde kasılmalarımı karşıladım. Annemle eşim bol bol masaj yaptılar bana. Bu sırada birkaç kez kustum ve hiçbir şey yemek istemedim. Bazı gebelerde doğum hızlandıkça kusma hissi gelebilirmiş, gayet normal dedi hemşireler. Bir ara artık çok yorulduğum için epidural istediğimi söyledim ve yaptırdım. Yapılırken hissetmedim bile. Epiduralden korkan ve ona düşman olan ben bile yaptırdıysam korkulacak hiçbir şey yok diyebilirim. Ama benim şanssızlığıma epidural tam tutmadı sağ tarafım uyuşmuşken sol tarafta kasıklarımda yoğun bir baskı hissediyordum. Böyle bir süre daha geçtikten sonra doktoruma en son “ben artık dayanamıyorum bu baskı artmaya başladı” dedim ve son bir kontrolle doktorum “doğumhaneye gidiyoruz” dedi. Önce beni tek alıp açılmamı yine kontrol etti. 7 cm açılmam dakikalar içerisinde tam açıklığa ulaştı veeee doğum zamanı geldi çattı 🙊
Önce doğumhanedeki eşyalar kenara çekildi, üzerleri örtüldü. Doktorum öreke dediği yarım ay şeklindeki tabure benzeri muhteşem doğum aletini getirdi. Arkasına bir sandalye koyarak eşimi doğumhaneye aldı. Ben örekeye oturdum, eşim arkadaki sandalyeye oturup aramıza yumuşak bir yastık alarak bana sarıldı. Doktorum tüm ışıkları kapatıp loş bir ışık açtı, bir köşede mumlar yaktı ve istediğim hoş bir müziği açmamı istedi. Ben de telefonumdan bebeğime hep dinlettiğim klasik müziklerin olduğu bir listeyi açtım. O sırada kasılmalarım devam ediyordu. Doktorum kasılmalarım geldiğinde nefesimi vererek ıkınmamı, gittiğinde derin nefesler alarak dinlenmemi söyledi. Eşim de arkadan bana sarılarak, başımı okşayıp beni öperek ve sözlü telkinlerde bulunarak bana destek oluyordu.Benim doğumuma girmek için izin isteyen, nöbeti bitmesine rağmen gitmeyen ebeler, hemşireler oldu ve içerde sanırım 5 tatlı hemşire daha bizimle birlikteydi. Onlar da kolumu okşuyor, elimi tutuyor, bana gülümseyerek destek veriyorlardı. Bir ara doktor herkesi doğumhaneden çıkardı, kendi de çıktı ve çıkmadan önce “bebeğiniz gelmeden önceki son başbaşa dakikalarınız. Biraz konuşun, sarılın birbirinize 1 dakika sonra geleceğiz” dedi. O anlar o kadar büyülü, o kadar romantik ve duygusaldı ki.. 1 dakika sonrasında her şey yine doğum ortamına döndü. Birkaç dakika sonra kusmaya başladım. 3-4 kez kustuktan sonra doktoruma “ben dayanamayacağım nolur biraz bekleyelim, duralım çok yoruldum” dedim. Doktorum ebelerden birinden benim elime eldiven giydirmelerini rica etti. Sonra elimi tutup bebeğimin başını tutturdu. “Bak bebeğine kavuşmana ne kadar az kaldı, başı çıkmak üzere” dedi, dokundum, çok garip bir histi.. Benim gözlerim doldu ve ne kadar süreceğini sordum. “Benimle göz temasını kesme, iki kez daha ıkınırsan çok kısa süre içinde bebeğini kucağına alacaksın” dedi. O an bana öyle bir enerji ve güç geldi ki. Eşim kulağıma bir yandan güzel sözler fısıldayıp beni öperken, doktorumla göz temasını kesmeden iki ıkınmayla bebeğimin çıkışını hissettim ve anında göğsümü açtırıp çıplak göğsüme bebeğimi koydular. Öyle güzel ve büyülüydü ki.. Bana dikkatlice bakan minik bir surat, eşimin “bebeğimiz çok güzel” deyişi, benim ağzımdan “hoş geldin minnoş” lafının çıkışı, etrafımızdaki ebelerin hemşirelerin göz yaşları.. Rüya gibi bir doğumdu. Kesi atılmadan, squat pozisyonunda muhteşem bir doğum yaptım. Çok ufak bir yırtığım olmuş sadece 2 dikişlik, o da bana hiç problem yaratmadı. Doğumhaneye girişimle çıkışım arasında geçen süre toplamda 45 dakikaymış, yani sanırım hazırlığı ve bitiş aşamasını saymazsak 25-30 dakika içinde doğurdum. Doğum yaptıktan bir saat sonra koridorlarda geziyordum bile. Bir gece hastanede kaldık, ailelerimizden haberi alanlar gelmişti tebrik edip gittiler. O gece ve ertesi gün odaya gelen doktorların, hemşirelerin, ebelerin haddi hesabı yoktu. Gelenlerden duyduğum cümleler genellikle “seninle gurur duyduk, başaracağını biliyorduk, o ne güzel bir doğumdu, doğumunu duyduk geldik seni görmek istedik” vs böyle cümleler duydum ve çok hoşuma gitti açıkçası. Doktorumun anlaşmalı olduğu hastanelerden biriydi ve o hastanede ilk örekede doğumu yapan kişi bendim :)
Sonrasında doktorumla konuşurken kusmamla ilgili söylediği şey beni çok güldürdü. Kusmak da ıkınma yaptığı için ben orada kusarken doktorum “bebek düşer mi acaba?” diye tereddütle bekliyormuş 😂
Yine olsa yine aynı şekilde doğum yapmak isterdim. Bugün 3 günlük olduk bile ve evde her işimi kendim yapıyorum. Allah isteyen herkese hem bebek nasip etsin, hem de hızlı güzel doğumlar nasip etsin inşallah 🙏🏻