Zordur prematüre annesi olmak, doğum yaparsın hiç doğum korkusu yaşayamazsın,
Yaşayacak mı iyi olacakmı diye düşünürsün o anlarda sürekli. Hastane doğum katında bir sürü kapı görürsün bebek adı yazılı..... önünde bir sürü gülen yüzler, heyecanlı kalabalıklar.. ve senin hayal ettiğin tek ve önemli şey bebeğinin sağlığı oluverir bi anda... sen yoğunbakımın kapısında hemşerilerin izin verdiği şartlarda 10 dakika bebeğini bir fanusun içinde görebilmek için beklerken bir sürü bebek geçer gözünün önünden giydirilmiş süslenmiş annesinin kucağına götürülen. Gözünün önünde hemşeriler dokunur bebeğine sen bir kenardan izlersin sadece.. hemşerilerden rica edersin rahatsız olduğun birşeyi düzeltmeleri için. Etrafında şikayetler duyarsın geceleri bebeğim beni uyutmuyor sürekli ağlıyor diye içten içe dua edersin yanımda olsada sabaha kadar başında beklesem diye. Lohusa depresyonu lohusalık kavramlar uzaktır sana güçlü durmaya çalışırsın bebeğinin yanında o minik mucizeler herşeyi hisseder bilirsin, ona güç vermek istersin. Hastaneye hergün görmeye gitmek güzeldir, havalara uçarak gidersin de onu oralarda bırakıp gitmek alıştığını düşünsede hergün daha çok zorlaşır.. hem doktorununun gözünün içine bakarsın ne diyecek diye hemde içten içe korkarsın olumsuz birşey duymaktan. En sonunda hep kucağına almak için dua ettiğin gün gelir verirler bebeğini kucağına zayıf hassas minik savunmasız ve rüya gibi gelsede her gün şükrederek büyütürsün hastanede minik mucizeni.