39+6 ’de Gelen Tüp Bebek & Enstrümantal Normal Doğum hikayem ➡️ 🥚 Tembelliği Ani Rezerv ⬇️➕Sperm Morfoloji Problemi➕🧬 Tüp Bebek (IVF)🧬➕Başarılı🤰🏼Gebelik➕🇬🇧’de Normal Doğum 🧿 Hoşgeldin Cennet Kokulum👼🏻Canımmmm Oğlum👼🏻
Bizim hikayemiz benimle ikinci evliliğini yapan bol travmalı ama bir o kadar tutkuyla seven bir koca, şu lanet elektronik sigarlardan kaynaklı sperm morfoloji problemi, babasını hiç tanımamış, hasta ve evlatlarına sahip çıkamamış bir annesi olduğu için belki de aile kurmayı, çocuk sahibi olmayı bir devinim; dönüşüm; milat olarak gören içinde bir yerlerde her daim yarım kalmış bir kız çocuğu büyüten bir kadın, bolca hırs, kariyer yapayım derken yumurtalık tembelliği ile ve düşük rezervden erken menapozdan kılpayı dönen sadece 29 yaşında genç bir kadın, sebepsiz ani infertilite, harika dostlarımızın desteği ile hızlı ve doğru Tüp bebek (IVF) tedavisi ile ilk denememizde çok şükür şuan kucağımda mışıl mışıl uyuyan cenneten bir parça içeriyor👼🏻
Hoşgeldin oğlum...👼🏻 cennet kokulum.
Okuyacak bütün Anne adaylarına umut olması dileğiyle...
Eşimle 5 senelik harika bir birlikteliğin ardından,Lisans ve Yüksek lisans eğitimlerini Londra tamamlayarak TC’ye aile şirketimizde görev almak için geri dönme kararı aldım.
Eşim o zamanlar erken yaşta yaptığı yanlış evliliğini her ne kadar 6 yıl önce sonlandırsada, eski eşi ile önceki evliliğinden sahip olduğu kızı ile ilgili çeşitli çatışmalar yaşıyordu.
Eşime TC ye dönmem gerektiğini, ilişkimizi sürdüreceksek artık adını koymamız gerektiğini, henüz ailemin boşanmış bi adamla olan ilişkime ne tepki vereceklerini bilmesemde devam etmek için benimle TC ye taşınması gerektiğini ifade ettim, Eşim de birlikteliğimizden vazgeçmedi🙏🏻.
Haklı olarak Eşimin annesi beni hamile kalana kadar kabul etmedi; çünkü ‘hem çocuğunu hem torununun babasını alacak uzaklaştıracaktım’ ona göre, Hal bu ki ben, seçimi eşime bıraktım. Mahkemenin eşimin kızı ile ilgili kararı belliydi, eşim neden velayet annedeyken hayatını durdusundu ki üstelik daha 31’inde iken.
Uzatmayacağım, kolay olmadı. Beni büyüten Babaannem büyükbabam için ekstrem bi karardı boşanmış bir adamla evlenmek istemem... kendilerince Türk filmlerinden sahnelerle özleştirmiş olacaklar ki; acaba adam kızı kandırmışmıydı 😂 maddi imkanlarımın çekiciliğinden mi benimleydi ☺️ sanki ben onca kariyer yapmış kadın afedersiniz aptaldım ☺️ bi bilselerdi ; hal bu ki eşime ilk aşık olan da bendim 🤣 önceleri eşime alışmakta zorlansalarda sonraları çok sevdiler ❣️ şimdilerde bana gelinimiz eşime oğlumuz diyolar 🧿 siz düşünün 🙊🐣
Neyse her şey usulünce ilerledi, Ağustos 2015 de nişanlandık, Ağustos 2016 da boğazın mavisine nazır 230 kişilik peri masalı bir törenle evlendik...
kariyer tamamdı, evliliği de hallettik, şirkette de yavaş yavaş yükseliyordum, geriye bir tek çocuk kalmıştı ki... ‘düğünden sadece 3 hafta önce yumurtalığımda 7 cm çapında hiç belirti vermeden usulca büyüyen bir kistim olduğunu hatta ev yerleştirme sürecinde patladığını, ağrısını gaz sancısıdır diyip elalem o acıdan bayılırken 2 gün sonra dr gittiğimde idrar yolu enfeksiyonudur diye tahlil yaptırmaya gittiğimde ömrümde ‘ilk kez bir kadın hastalığına sahip olduğumu’ öğrenmiştim. Neyse ki ağır bir kanama geçirmeden kınaydı düğündü balayıydı derken vücut kisti attı ama tabi tekrar etmesin diye ‘6 ay kadar tedavi amaçlı doğum kontrol hapı kullandım’, zaten yeni evliydim çocuğu 6 ay ötelesek ne olurdu ki...
6 ay geçti 1 yıl geçti derken... ben bebek sahini olmak istiyorudum, bu sefer eşimin eski eşinin bebekleri doğduğunda çocuğunun bakımını lohusa depresyonu sonrası sahiplenmeyişi, eşimin geçmişindeki kötü tecrübeleri etkilemeye başladı bizi... kolay olacağını kimse söylememişti ama, eşimin böylesi çocuk istemeyeceğini ‘kah kendini koruyacağını kah yüzüme istemediğini haykıracağını’ kimse bilemezdi...
Derken aradan 6 ay daha geçti; korunmuyorduk, ovülasyon oranımı gün gün ölçüyor bi şekilde ilgili günlerde denesekte bebeğimiz olmuyordu.
Dr’uma gittim... 2 adet döngüsü takip ettik Ultrasonla, her şey yolunda; yumurtalar yerindeydi 10-13 yumurta aralığında seyir etti 2 ay boyunca... Çok şükür her şey normaldi. Dr Eşimden sperm morfoloji testi istedi, ikna etmek zor olmadı egoları olan bi adam değil. “Hadi gel beraber Check Up yapalım artık çocuk düşünüyoruz bakalım gerekirse önlem alırız” dedim. İş seyahatleri sebebiyle 1 ay sonra yapabildi. Bi kaç gün sonunda eşimin sonucları geldi. Daha dr’a göndermeden raporu yorumladım🙈 Sperm sayısı iyi olsa da morfolojisi ve ileri hareketliliği kötü durumdaydı, doğal yollarla çocuk sahibi olmamız mümkün görünmüyordu. Nedendi, daha 33-34 yaşındaydı bu adam, ona göre çocuğu da vardı, inanamadı önce, kabul de edemedi tabi ama artık 20’li yaşlarda delikanlı değildi ve ciddi oranda sigara, elektronik sigara kullanıyordu ki kilosu da yerindeydi...
Dr’umuz tüp bebek öncesi eşime destekleyici vitamin tedavisi verdi. Elektronik sigara ve tütün ürünlerini bırak kilo ver dedi, inansın diye literatür deki elektronik sigara ile ilgili tıp makalelerini eşime asıl hakim olduğun dil İngilizce olarak da gönderdi...Ama eşim pek de çaba göstermedi, erkek iste... sadece ilaçları kullandı, 3 ay sonra test tekrarlandı, kaide değer bi gelişme olmadı tabi ...
O arada ben şirketimize uluslararası bir akreditasyon kazandırmak için bi proje üzerinde Uzun mesailer falan yapıyordum, derken Her gün ovül ölçtüğüm Clearblue Ovul Monitör’ü (yurtdışından almıştım 6 aylık ovül testinizi hafızada tutup sizin için en uygun günleri gösteriyor ) adet ve ovül düzensizliği sebebi ile Dr a git şeklinde uyarı verdi... belki alet gebe kalmamı sağlayamadı ama sınırdan döndürdü resmen...
Çok çalışıyordum, az uyuyordum, iyi beslendiğim de söylenemezdi, o aralar çok terlemeye başlamıştım; afedersiniz kol altıma botox dahi yaptırmıştım. Adetim gecikiyordu Clear Blue Ovulasyon cihazına göre son 4 aydır ve hiç peak ovüle (bebek için verimli güne) girmiyordum, ve hamile de kalamıyordum.
Kendilerini de davet ettiğinimiz bir iş seyahatinde canım arkadaşım hem de Dr’um Arzu İlknur Özdemir Aydoğdu’ya bahsettim konudan. “Adet olur olmaz 2 gün sonra Kliniğe ‘Alle’ye gel bi bakalım” dedi. O ay bir türlü adet de olamadım; döngüm tamı tamına 62 gün sürmüştü siz düşünün...
Adet olunca bi sonraki döneme hazırlık için yumurtalık minik minik yumurtalar yaparmış. Belli bir sayıda olması gerekirmiş bende düğün öncesinde kist yapan yumurtalık çalışmazken diğerinde ise sadece 2 olgun 2 de geriden gelen yumurta görünmüş. Tabi inanamadı Arzu gördüğüne, yüzü garipleşti ben bi Dr Serkan Aydoğdu’yu çağırayım dedi. Eşi Serkan da geldi. 4 ay önceki US kayıtlarıma baktılar yüzlerindeki ifadeden anladım, iyi değildim, “giyinip gel kahve içelim konuşuruz AMH bakacağız” dediler.
AMH’da neydi ki, ilk defa duyuyordum...Kahvem gelene kadar Laboratuvara Arzuyla çıktık... bi kaç tüp kan alındı indik kahvemizi içtik...tıp dr u değildim ama o yüzlerinde ki garip ifade; çok şey anlatıyordu... “önce test sonucları gelsin planlarız” demenin dışında bir şey de çıkmadı ağızlarından. Bu sefer Serkanın odasındaydık. Ve genelde Serkanın hastaları komplike vakalardır. Klinikten ayrılır ayrılmaz “AMH nedir ?”sorusunu Google’ladım tabi... Bu test menepoza olan yakınlığı, yumurtalık rezervi ve yaşına ışık tutan bir testmiş... Tabi sonra içime bir kurt düştü. Annemi aradım. Sordum “kaç yaşında menepoza gitmişti” henüz 52 yaşındaydı “en az 10 senesi var” deyince yıkıldım tabi.
Sonuçlarım iyi gelmedi, AMH 0,62’di.
Bir nevi sebepsiz 4 ayda ani gelişen infertilite yaşıyordum. Türk Jinekoloji Derneği tablolarına göre yumurtalık yaşım 41’di, ve henüz anne dahi olamamıştım; menepoz için çok gençtim, ne olduda 4 ayda böyle olmuştum...
Eşimi suçladım önce, haksızda sayılmazdım, yıllarca haykıran o değil miydi yüzüme “çocuk istemiyorum” diye... “al işte olmayacaktı” diye düşündüm ... ne zormuş eksik hissetmek... günlerce aralıksız ağladım... Ama kendimi toparlamalıydım çünkü bu yolda en çok moral ve güce ihtiyacım olacaktı.
Önce hormon tedavisi sonra Tüp bebek denenecekti, zaten Tüp bebek yapacaktık eşimin sperm kalitesizliği sebebi ile ama artık “iki tarafta” da problem vardı... uzun bir yolculuk bizi bekliyordu belkide ...
Bütün bunlar olurken balayı tatillerine dahi beraber gittiğimiz en yakın arkadaşlarımızın evliliklerinin ilk ayında kaza kurşunu hamile kaldığını öğrendik bir akşam yemeğinde, çok sevindik çoook ... ama bir yerlerde içim gene yarım kaldı... gözümden bi damla yaş arkadaşıma sarılırken aktı gitti zor tuttum kendimi hıçkıra hıçkıra ağlamamak için... eşimin de gözleri doldu, o da pişmandı artık bu kadar ötelemiş olmaktan... arkadaşlarımız çocuğu isteyip istemediklerinden emin değillerdi (şu an bebişi 3 aylık oldu bile). Biz ise yıllardır arıyorduk... ne tuhaftı...
İlk ay hormon iğneleri sonuç vermedi, yumurtalıklarım da bir performans artısı görülmedi...sonra uzun protokol tüp bebek kararı aldı Dr’larımız. Ne dedilerse yaptık. O ay da yumurta sayısında değişen pek bir şey olmasa da rahim güçlenmişti. 2 olgunlaşan 2 de arkadan gelen bir kaç tanede gelişime uygun görülmeyen yumurtam olduğunu biliyorduk.
Bu arada eşim başladı gene bıdı bıdıya “bi kızım var zaten, Kıbrısa gidelim... cinsiyet seçelim ... Erkek olsun...” diye ☺️. Eksik akıllı ! zaten 2 olgun yumurtam var , sanki kendisinin de muazzam sperm kalitesi var ya 🙈 olasılık zaten %50 %50 🤔 neyi kovalıyoruz yani? Karından iğneler bol bol vitaminler derken yumurta çatlatma iğnesi günü geldi çattı.
Yumurta toplama işlemimiz 6 Martta Altunizade Acıbadem IVF merkezinde gerçekleşti. 2 olgunlaşan iyi kalite 2 de arkadan gelen yumurtamız vardı. Sadece 2 olgun yumurta döllenebildi. 2 embriyomuzdan 1 tanesinin 4. Gün de gelişimi sperm kalitesizliği sebebi ile durdu maalesef.
11 Mart sabahı ‘tek embriyomuzun kaldığını’ , transfer olup olmayacağı belirsizliğini koruyorken hastaneye gelmemiz söylendi. Yolda eşimle konuştuk. Dr’larımız her ne önerirse önersin, deneyecektik. Çünkü bu uzun bir yoldu. Ve adı üzerinde; “denemeydi” işte. Ya tutacaktı yada tutmayacaktı. Dr Serkan beni görüşmek için odaya aldı; o sırada benim eşim Starbucks dan sabah kahvesini almaya gitmiş 🤣 ikimizin stres ile baş etme yöntemi işte 😉 Sonra Eşim de Dr Arzu da geldi...Dr Arzu deneme kararımıza saygı duyuyor, Dr Serkan sa bi kaç ay daha yumurta toplayıp dondurup depolayacağımız embriyolarla sürecimizi garanti altına almamızı öneriyordu, hepimiz kendimizce haklıydık.
Kalan tek embriyomuz kaliteliydi; ve dondurmayı reddettik ☺️ iyi ki de ettik❣️
Transfer gerçekleşti, transfer ünitesine girişim çıkışım 9dk sürdü 😊 minicik bir hücre topluluğu içimdeydi artık . Ultrason eşliğinde yapılan embriyo Transferi öncesi US verimli olsun rahim ve mesana iyi görünsün diye su içmem söylendi 750 ML yetermiş 🙈 ben 2 LT kadar içince transferden 20 dk sonra Dr Arzu’nun da izni ile kalkıp wc’ye gitmek zorunda kaldım (yapılan araştırmalar transfer sonrası yatan ve aktif olanlar arasında başarıya sirayet eden bir fark olmadığını gösteriyormuş zira), 2.5 sa kadar sonra eve gitmek üzere hastaneden ayrıldık.
Takip eden 3 gün eve iğne yapmak için gelen hemşirem ve WC ihtiyacı dışında yataktan pek kalkmadım. Protein ve Balık ağırlıklı beslendim. 4. Günden sonra işe gitmedim (haftasonuydu) ama yatmadım da, olumlamalarla 6 gün geçirdim. Bol bol IVF ile ilgili video izledim. Tabi şeytan dürttü 5.gün embriyo transferinin 6. Günü akşamı Predictor marka erken gebelik testi ile silik de olsa çift çizgiyi gördüm 🙏🏻 Her 12 sa de tekrarladığım testte de çizgiler kalınlaşıp koyulaştığında da , Dr Arzu ile haberleştim ve Progestan İğnelerin hemen dozu arttırıldı, 21 Mart da B-HCG kan testi ile doğruladık. 29 Martta keseyi ve içindeki minik bir pırıltıyı gördük takip eden hafta da babamızla beraber kalp atışını duyduk.
Çok şükür bir komplikasyon geçirmeden Dr Arzu’nun özenli ve düzenli bir takibi yüksek moral ile sorunsuz bir hamilelik geçirdim. 11.haftada %80 ultrason ile 12.hafta ise Free Fetal Dna test sonucu ile oğlumuz olacağını ve herhangi bir kromozomsal bozukluğu olmaksızın dünyaya geleceğini öğrendik 👼🏻
Her gebiş gibi mide bulantılarımda oldu tiksinmelerimde,olduğum yerde uyuyakalmalarımda son 2 ay mide yanmalarımda, belimin ağrısına isyan edişlerim de ama ben hep şükretmesini bildim... eee kolay değildi içimdeki minik bizi çoook bekletmişti ❤️
İlk doğumum olacaktı, vajinal doğum istiyordum, inanın hiç bir şey de bildiğim yoktu çünkü ailenin son jenerasyon kadınları hep sezaryen doğum yapmıştı, ve babaannemin sağladığı bilgilerle de İngiltere’ye 🇬🇧 doğuma giremezdim.
TC’den ayrılmadan Ebe Arzu Çulha ile doğum ve bebek bakımı üzerine harika bir workshop yaptık; bol bol doğumun doğasını ilkel bir süreç olduğunu aktif doğumu, doğum müdahalelerini konuştuk, emzirme eğitimlerini tamamladık ve babaannemin anlattığı %90 veri de doğruydu...😂
24.Hafta ise evladımızın babamızdan da İngiliz vatandaşlığını alabilmesi için doğum için Londra’ya geldim. Uçağa binerken de çalan telefon ile azıcık kilo almama rağmen Gebelik diyabetimin olduğunu öğrendim, genetikti zaten ve büyük ailemden ötürü de tecrübeliydim. Ne yenir ne yenmez biliyordum. Diyet ile kontrol altında tutmak mesele bile değildi benim için ☺️
Londra’ya geldim bi kaç gün sonra önce eşimin aile dr’una sonrada da sevkle öncelikli tercihimiz olan hastanelere talep gönderdik çok şükür UCHL’den kabul geldi (Londra’nın en donanımlı hastanelerinden biri sözde ; özel hastane yok. Devlet hastanelerinde isteğe bağlı Özel sezaryen hastası olunabiliyor yada Müsaitse özel oda tercih edilebiliyor ). Takip eden hafta İlk randevumuzda midwife (bildiğiniz ebe) mezura ile karnımı ölçünce tabi biz şok eşimle; bakakaldık 🙈 nasıl yani koca hastanede Ultrason bakmayacaklarmıydı 😂 komik geldi tabi.
Diyabet kaynaklı yüksek risk grubunda değerlendirileceğimi bu yüzden hafta aşırı diyabet ebesi ile randevum olacağı söylendi. Doğumumunda en yüksek donanımlı Dr’larında olduğu Labour Ward’da olması gerektiği burada çeşitli anestezi ve acil hallerde sezaryen yapılacağı da söylendi...Ne iyiydi çünkü genelde bütün süreç boyunca normalde 3 ultrason 4-6 kere de ebe görülüyordu, risk olmadıkça doğal süreç kabul edilen gebelikte Dr tedavi takibinizi yapmıyordu. Hatta UK sağlık sistemi ilk 3 ay bebek düşerse diye o dönemdeki takibinizi aile dr una yaptırıyordu ki İlk ultrasona 20. Hafta ya kadar girilmiyormuş burda 😊Tc’deki gibi 3 boyutlu ultrasonlar burda yok 🤣ama bütün kan idrar ve zorunlu aşı takiplerinizi yapıyorlar.
Gebelik boyunca 14 kilo kadar aldım; 15. Haftada erkenden sütüm geldi ne olduğumu anlayamadım. 25. Haftadan sonra ilk Braxton Hicks kasılmaları da yaşadım Pilates topu ile sürekli zıpladım durdum ☺️ 28. Hafta US’da Oğlumuzun baş aşağı pozisyonda olduğunu öğrendik, daha da pozisyon değiştirmedi. 30. Haftaya kadar haftanın 3 günü 10km yürüdüm. Son haftalarda ancak haftanın bir kaç günü 3-4km yürüyebildim. 32. Haftada hem hastaneye hem de eşimin işine yakın yeni evimize taşıdık. 33.haftada ne olur ne olmaz hastane çantamız da hazırdık koyduk köşeye. 34.hafta itibari ile Rahim kaslarını gevşetmesi için Ahu Dudu Yaprağı Tableti , süt arttırsın diye de Rezene çayına ve memede areola çevresine EviCap kapsülü kesip sürüp bakım yapmaya başladım. 35.Haftada Eş zamanlı doğumda yırtılmayı yada epizyotomiyi azaltmak için Epi-No adlı cihazla pelvic kas egzersizlerine başladım öyle ki iyi yapmışım doğum sürecimde çok destek oldu. 36. Haftada 1000lik Evening Primrose Oil tabletini ağızdan almaya başladım. 37. Hafta itibari ile vajene yumuşatsın diye fitil olarak geceleri yatmadan yerleştirdim. Ve mümkün olduğunca spermdeki Prostaglandin hormonunun rahmi gevşetme ve doğumu tetikleme etkisi sebebi ile dr tavsiyesi üzerine eşimle korunmasız cinsel ilişkiye girdik. 38+3 de bir gece yalancı kasılmalarım başladı, ama nihayete ermedi. Hastanemde 39. Hafta itibari ile doğumu hızlandırmak için membran ayırma yapıldı 2 günde 1 . İlk sıyırma sonrası O gecenin sabahı mukus tıkacım ayrılmıştı pedimdeydi çok şükür.
O hafta bol bol sıcak su banyoları yaptım
39+6 da 25 Kasım sabahı saat 02:30 da suyum geldi kontrol için hastaneye gittik ardından eve döndük ve hastane yatışı için 12 saat sonra saat 14:30 gibi geri gittik hastaneye. Talihsizliklerle dolu Doğum hikayemiz tam da burada başladı😞.
Önce sancı odasına alındım eşimle, sancım düşük doz suni ile desteklenerek epiduralsiz burda Gas and air denilen kafayı güzel yapan ağızdan çekilerek kullanılan bir gaz ile 7 cm açıldım. Kasılmaları pilates topu ile karşıladım. Ardından tek kişilik kendime ait midwife ebe nin olduğu doğum odama alındım ve Epiduralim takıldı. Sabaha 8:30’da Ebem değişti ve 10cm tam açıklık olduğumu söyledi. Saat 11:30 gibi Hafif hafif ıkınmalara başlamıştık ki
Sabaha viziti için doğum kliniğinin bölüm başkanı dr geldi. Açıklığımı Kontrol ettiğimde 9,5 cm olduğumu bebek son dakika beli belime pozisyon a döndüğü için; 0,5 cm daha acılmam gerketiğini ama bebeğin yorulduğu için dinlendirilmesi için suniyi kesmesi gerektiğini söyledi. 2 saat sonra geleceğini söyledi ve gitti...
Maalesef operasyonel hatalar burada başladı 🙈 ve normal doğum hakkımdan oluyordum neredeyse⚡️⚡️⚡️.
Dr gitti ama 3.5 saat boyunca benden daha acil vakalar gelmesi sebebi ile gelmeyince eşim ebelerle görüşerek aynı dr’un gelmesini istedi.
O arada gelen alt kademe dr lar beni geçen zamandan ötürü sezeryan a almak istiyorlardı. Ama 9,5 cm iken buna gerek yoktu monitörden an be an bebeğin kalp atışlarını görüyorduk...iyi takip ile normal doğum ile alabilirdim yavrumu kucağıma. Üniversite Hastanesi olduğu için o gün gelen çok sayıda doğum vakasını aciliyet sırası ile değerlendikleri triyaj sistemine geçmek durumunda kalmışlar. Geçmez olasıcalar!!! Sabah suni sancı desteğimi kesen dr gideli 4 saat olmuştu. Su geldikten 24. Saat sonrası için enfeksiyon riskini elimine etmek için damar yolumdan her 4 saat de 1 antibiyotik veriliyordu.
37 saat geçmişti ve artık bebeğimin suyu azalmıştı, ve gerçekten yorulmuştu ani kalp atış değişiklikleri yaşıyordu...Şükür sonunda Dr geldi. Sunimi kestiklerini zamanında gelmediklerini 9,5 cm iken beni sezeryana alamayacaklarını. Bunun adil Olmadığını söylediğimizde; bölüm başkanı dr’u ikna ettik eşimle; Ardından dr’un “sana yarım saat suni vereceğim toplam 1 saat içinde tam açıklık yani 0,5cm daha açılırsan yarım saatin içinde; enstrümantal destekle normal yada acil bir durumda sezeryana döneriz” planı ile suyum geldikten 38 Saat sonra ameliyathanede doğumu yapmayı bebeğimin sağlığı için kabul ettim. Çünkü bebeğim son dk pozisyon değiştirip back to back yani beli belime şekilde kanala girmişti.
Ama maalesef ameliyat ekibi doğru bilgilendirilmediği için beni direk belimdeki hali hazırda yerleştirilmiş olan spinal epidural ile almam gerekenin 2 katı sezaryen doğum dozunda uyuşturmuşlardı. Tabi bu hata da ancak yapıldıktan sonra anlaşıldı. Şimdi benden rahmimi dahi hissetmeden 0 hissiyat ile bebeğimi itmem isteniyordu...
Aylardır pelvic kaslarımı EPİ NO cihazı ile maratona Hazırlanır gibi geliştirmem sayesinde insanlar normal ıkınmayı bilmez beceremez iken ben hiç hissiz bebeğimi %85-90 oranında vajen çıkışında yerleştirilen forsepse bebeğin kafası oturana kadar ittim. Ama maalesef bu hissiz ve bası kontrolsüz aşırı itmiş olmam sebebi ile perinemde 2 dikiş ile atlatırken anüs çıkışım yırtılmış. %20 kas kaybım olduğu, cerrahların %80 tamir etmesine rağmen belki de kakamı ve gazımı tutmamakla ilgili bundan sonra problem yaşayabileceğim belki de tamir için bi operasyon daha geçirebileceğim bilgisi bir de yüksek doz altındayken verilince utanç içinde paniğe kapıldım.
Neyseki Oğlum İngiltere saati ile Londra’da 26 Kasım 2019 Salı akşam üstü saat 17:06’da 3020 gr ve 51cm olarak 32cm kafa çapı ile iki yanağında tırnak izinden farksız; çok hafif iz ile ne yazıkki yanlış yapılan anestezi sebebi ile forceps desteği ile normal doğum ile suyumun gelmesinden toplam 38 saat sonra sağlıkla doğdu.
Maalesef sözde Londra’nın en iyi hastanesinde saatlerce dr geldi gelecek diye bekletildim; yanlış anestezi verilerek direk sezeryana alınmak istendim, Keyif içinde çocuğumu yaptığım bütün doğum hazırlıkları ile stres olmadan belkide hiç yırtılmadan doğum yapabilecekken saatlerce bebeğime ve bana kaybettirilen zamana rağmen Normal doğum için hiç hissiz evladımı iterek dünyaya getirdim.
Doğumumun problemsiz geçeceğine o kadar inanmıştım ki kendimi hypnobirthing ile ; aileme bile doğum 🤰🏼 yaptığımda haber verecek 📞ve ailemi evimde bebeğimle kucağımda 🤱🏼 sevinç içinde karşılayacaktım ✨ eve dönerken mavi balonlar 🎈 alacak kapı 🚪 girişime koyacaktım...
Maalesef hiç birini yapamadığım gibi 🙈aileme içinde olduğum durumu anlatınca Dr Arzunun özel olarak eczanede hazırlattığın solisyon ve ağır krem, antibiyotiklerle ağlaya ağlaya 😢 apar topar ilk uçakla geldiler Londra’ya
Doğum yapalı bu gün 6 gün oldu... Çok şükür oğlum çok akıllı ve sağlıklı ben ise Her geçen gün daha iyi olmakla beraber maalesef gazımı ve gaytamı henüz tam manası ile tutamıyor; özel yastıksız oturamıyorum. Ne kadar hasar olduğunu öğrenmek için ise en az 6 aylık bir iyileşme süreci gerekiyormuş.
Zorluklarla Tüp bebek ile sahip olduğum oğlumu; talihsizlikler ve operasyonel dr hataları ile tamı tamına 38 saatlik zaman diliminde doğurdum.
Hayalimdeki o cicili bicili detayların hiç birini gerçekleştiremesem de; tesellim zor bir sürecin ardından kucaklarım dolu eve dönmek...
Rabbim herşeyin sabrını da dermanını da veriyor ...🙏🏻
Tüp bebek sürecimle ilgili olarak Sorularınız olması halinde bebeğimden vakit buldukça seve seve yanıtlarım.
Sevgiyle kalın🤱🏼🤱🏼🤱🏼👼🏻