Eveet, nihayet o gün gelip çattı ve burada okurken zaman zaman gözyaşlarımı tutamadığım doğum hikayelerinden kendime ait olanı yazma zamanım geldi..
Genel anlamda sorunsuz ve normal bir hamilelik geçirdim, taa ki 33. Haftaya kadar. Doktorum rutin kontrolde plasenta yaşlanması başladığını, bebek vajinal doğum pozisyonu almış olmasına rağmen, gününü bekleyemeyeceğimizi ve 40 hafta dolmadan sezeryanla gebeliği sonlandırmak durumunda olduğunu söyledi.. Gelişim geriliği yoktu, suyunda azalma da.. Ama önceki kontrollerde kilosu 2.5 hafta önde çıkan bebeğim haftasına göre 1 hafta geriye düşmüştü ve bu bizim için bir yavaşlama demekti.. Doktorum dinlenmemi, sola yatarak sık sık uzanmamı, bol su içmemi tembihledi ve kontrol sıklığını artırdı, ben de bu esnada beslenme şeklimi biraz daha bebeğin kilo almasına uygun hale getirdim, muz, süt, kaşar peyniri, keçiboynuzu pekmezi, çiğ badem ve cevizi reçete gibi tüketmeye başladım..
Son kontrolde bebeğin 36. Ve 37. Haftalar arası 500 gram aldığını ve 3 kiloyu geçtiğini öğrenince inanılmaz sevindik ve o son kontrolde 38+5 için sezeryan günü planladık..
23 Temmuz Salı gecesi saat 00.00'dan sonra 8 saatlik orucum başladı, sabah saat 6.00'da da hastanedeydik.. Gider gitmez odamıza yerleştik, damar yolum açıldı ve Nst'ye bağlandım.. Sancılar 10-20 bandındaydı, doğum saati yaklaşıyordu.. Saat 8.00'deki doğum için 7.30'da odaya hemşire geldi, soyunup ameliyat önlüğümü giymeme yardımcı oldular, tekrar yatağa uzandım..2 kişi yataktan sedyeye transfer ettiler beni ve ameliyathaneye doğru yola çıktık..
Ameliyathane buz gibi arkadaşlar, öncelikle buna şaşırmayın. Sedyeden ameliyat yatağına alınmam 3 sn. Sürdü, yatakta sağa doğru oturup ayaklarımı sarkıtmam söylendi, bu esnada sürekli tansiyon ve kalp atışı ölçen bir alete bağlıyım ve tansiyonum 14-9, 16-10, 15-11, 17-10 şeklinde yüksek seyrediyor.. Anestezist geldi, öne eğilmemi söyledi, şimdi sırtından bir iğne yapıyorum, eveet yaptımm, şimdi epiduralini takıyorum, eveet taktım şeklinde adım adım bilgilendirdi, epidural takılışı sinek ısırığı gibi.. Ayaklarınıza kaynar su dökülüyor gibi bir his yaşayıp hemen uyuşuyorsunuz, benim spinal epidural anestezi kombineydi..Ardından hemen yatağa alındım, doktorum geldi, karnıma örtü örtüldü ve bana doğum boyunca yardımcı olan hemşire eşliğinde opr. başladı, tansiyonum önce 20'ye çıktı, ardından verilen ilaçlarla 8'e düştü birden ve deli bir mide bulantısı başladı.. İstifra etmedim ama edebilirsiniz de o an, lütfen rahat olun.. Bulantı anestezinin yan etkisiymiş..
Saat 8.05'te bebeğimi çıkardılar, önce minik bir öksürük, ardından hastaneyi yıkan ağlamalar.. Hemen götürdüler, o esnada kapıda bekleyen eşim ve annem zaten bebeği benden önce gördü ve tabii ki çocuk doktoru da, bir 5 dk sonra bebeği havlulara sarılı olarak yanıma getirdiler, yanağını yanağıma dokundurdular ve anlatılmaz bir an.. Sürekli iyi mi diye soruyorum, siz de bebek de çok iyisiniz diyorlar ama inanamıyorum tabii..Bebeği almışlar, temizlemişler, K ve HIV aşılarını yapıp giydirmişler ve odaya götürmüşler bile.. Benim dikişlerim yarım saat sonra bitmişti, yalnız bitmeye yakın karnıma öyle bir bastırdılar ki gerçekten ölüyorum sandım. Sıfır acı, ama baskı çok yoğun ve deli gibi sağa sola sallanıyorsunuz..
Allah her isteyene bu eşsiz duyguyu tatmayı nasip etsin, sezeryanla ilgili sorularınız var ise yanıtlayabilirim🙋🏻♀️