Evet hanımlar nereden nasıl başlasam bilemiyorum aslında ilk gebeliğimde herşey güzeldi herşey diyemem sıkıntılarla dolu bir takım şeyler yaşadım bebeğim 24+3 günlükken erken doğumla vefat etti. O küçük olduğu için zaten dikişsiz oldu doğum. Rahim ağzı yetmezliğinden olduğunu daha sonrasında öğreneceğimden bir haber halde gerçekleştirmiştim doğumumu. Doğumun başlaması ise şöyle olmuştu büyük abdeste gitme gereği duymuştum ve alaturka tuvalete oturup kabız olmuş gibi ıkınırken ön taraftan bi tuhaf baskı hissettim ve bir baktım ki elime yumurta büyüklüğünde sarımsı zarlı bir yapı geldi. Bebek olduğunu düşünüp çığlık çığlığa eşime seslendim o komşulara haber verirken ben keseye dokunuyordum derken içeri geri girdiğini farketip içeri ittim bi cesaret. Sonra ambulans hastane derken doktorlar dalga geçtiğimi falan sanmış gibi afallıyordu elime gelen o yumurta gibi keseden bahsedince. Sonra ultrason çatal derken doktor ciğer iğnesini yapın yatakta çeksin sancısını dedi. Öyle böyle sancım başladı. O ana kadar pek bi ağrı sancı olmamıştı. (Sizlere en büyük tavsiyem 12 ve 14 haftalarda artan bel ağrısı kasık ağrısı akıntıda artış oldu mu mutlaka rahim ağzı ölçümü yaptırın. Bunlar belirtilerinden. )Allah doğumunuzda hepinize iyi ebeler harika anlayışlı doktorlar nasip etsin... Rabbim cidden kimsenin kucağını boşkoymasın. O kadar ağır ve acı doluydu ki yaşadığım o anlar tarif edilemezdi henüz yaşım 18im yeni bitmiş ve doğum günümün hemen on dakika öncesi gelen bi acı ölü doğum hayatımda toprağa vereceğim ilk kaybın kendi evladım olacağını düşünemezdim sanırım, bebeğime ciğer geliştirici yapılsada ters gelmişti ebelerin ihmalkarlığı mı desem yoksa ahmaklığımı bilemiyorum hala daha bana verdikleri o sert "Ne bağırıyorsun, herkes doğuruyor, bağırma, sus!" Vs sözleri kulaklarımda şuan ki aklım olsa şikayetçi olurdum o an onlardan ama dediğim gibi yaş küçük acı büyük olunca acemilik de tavan zaten bişi gelmedi o an elimden.... Gece doğurup sabah eli kucağı boş minicik bir beden minicik bir cenaze ile eve dönmek... Babasının onu mezarına taşırkenki yıkılmış hali hala gözümde canlanıyor, inanın şuansa cennet meleğim deyip onun için hiç ağlamıyorum. Çünkü eşiminde dediği gibi onun kabri cennetten bir bahçeyken neden bu dünyaya gelmiş olsun ki aklı olan cenneti seçerdi zaten🤗... Arkanızda bir düşük, erken doğum, ölü bebek, kürtaj vs kalmışsa üzülmeyin ve Rabbinizin size müthiş bir günah silme ve sabır imtihanı yaptığını bilin. Ona teslim olun. Ve emin olun bilimsel bir çok çalışmada ilk aylarda olan düşüklerin genelde yaşasalar genetik bozukluk, engelli, otizmli veya down sendromlu olacak çocuklar olduğunu araştırmış bulmuş. Rabbim hayırla sağlıkla huzurla kucağınıza bir evlat almayı nasip etsin. Evlatlarımıza da ahlak edep ve imanlı ömürler nasip edip iyi insanlarla karşılaştırsın. Buralara kadar az çok acı hüzün var ama hikayemizde mutlulukta var elbette. Misalinde ikinci gebeliğimi bebeğimin vefatından 4 veya 4.5 ay sonra öğrendim. Yani bir oğlumu cennete uğurlarken ikincisi cennetten yola çıkmış gelmiş yerleşmiş topraklarıma... Gebeliğimi sağlık ocağındaki doktorun eşimle ilgilenirken bana bakıp senin bir şikayetin var mı diye sorması peşi sıra o ayki adetimin çok kahverenkli olması rahim ağzı kanserine bağlamamdan bahsederken devam eden kan ve idrar tahlili ile öğrendim hamile olduğuma hiç inancım yoktu çünkü iki haftalık süren bir gribim oldu ve ben tüm o bulantıları halsizlikleri inanın gribe bağladım. Köy yerinde imamlık yaptığı için eşim sobalı odamız vardı iki haftam orada geçmiş inanın evimin yemeğini yapamaz olmuş yer yatağından çıkamıyordum ne bileyim ki vücut hamilelikten bitkin düşmüş, ilk gebeliğimde hiç belirtim olmadı ya bi dahakinde de olmaz diye düşünüyordum ayrıca üç ay yumurtlama günleri hesabını aklımca yapıp korunuyorduk yani adet sonrası 11 ila 17.günler arası halbuki bu işler daha farklı işliyor ve şansa bırakmaya gelmiyormuş🤭 Olmuş bir kaza ben farkında değilim. İyi ki de olmuş. Derken 5.5 haftalık yavrumu 6 haftalıkken ultasonda görmüş 7 de kalp atışı duymuştum ve 8. Hafta geldiğinde dehşet verici bir kanamayla soluğu doktorun yanında almıştım ve progestan başlamıştık bebekte, rahimde veya kesede de kanama yoktu şükür sonradan hesap edince ikinci kez adet gördüğümü farkettim ve olsun iyi ki tedbir aldım o zaman diyorum. 14.hafta olduğunda doktorum rahim ağzı ölçüsüne baktı 41mm dedi ideal ve sorun yok bir sonraki kontrolde 16 haftalıkken 35mm demesiyle dünyam yıkıldı bana göre ideal ama dilersen bi Perinotologla görüş vs derken 17+0 da özel bir hastanede 1.336 lira gibi bir ücrete serklaj yaptırdım. Asıl sıkıntı o zamanın geçmiyor gibi yavaş akması ve riskli haftaları atlamaktı. 23.haftaya gözlerimi süpriz kanamayla açtım doktoruma koştum bana serklajımda içerden bi cm açılma olduğunu söyledi ve küvezli olan erken doğum yaptığım o hastaneye gönderildim Allah biliyor gene gıcık tipli hemşirelere denk geldim zaten bebeğime bişi olucak diye canım ağzımda yatıyorum gelen temizlikçi bile bebeğinin şansı yok 25 haftadan sonra belki vs vs annem geldi başıma o kadar güzel toparladım ki inanın tuvalete tekerlikli sandalyeyle giderken kendimi trabzondan izmire izmirden trabzona erken doğum riski olduğu halde yolculuk yaparken buldum. Hatta eşimle boşanmak üzere bi hale bile geldim o sıralar ama geçti şükür. Bir tavsiye daha ne sıkıntınız olursa olsun inşaAllah geçecek ve kalnayacak bugün ağladığınız o duruma yarın kendinize acıyarak ne kadar boş üzülmüşüm derken bulucaksınız. İyisi mi baştan üzmeyin ve dua ederek sıkıntınız için yalvarın Allah'a. Fayasını göreceksiniz. Öyle böyle derken 28 haftalıkken gittiğim izmirden 33.haftamda döndüm. 35 hafta olduğumdaysa Bir enerji patlamaları yaşıyorum mutluluktan ki aman kimse değmesin keyfime. 35 hafta olmuşum bana 25ten fazlasını göremezsin diyen tüm herkese 10 hafta fark atmışız oğlumla. Doktor kontrollerim devam etti hep 15 günde bir muayne olmştum. Bu haftadan sonra 10 günde bir gelip gitmeye başladım. Doktorumdan Allah razı olsun inşaAllah her duasını dileğini kabul etsin onu darda koymasın. Onun hiç bir hastasına duymayacağı ilgisi ve sevgisi de beni bu kadar ileri taşıdı. Açıkcası erken doğum bekliyordu o da. Farkında değildi ama ben hırs yapmıştım 28 haftayı görünce 38den sonra doğuracağım herkes görecek diyordum. Böyle aptalca içimden hırs yaptım mı gerçekleşiyor genelde. 37 hafta olunca dikişlerimin alınacağını söyledi doktorum. Bu arada bebeğimle ilgili alacağı her kararı Perinotolog bir arkadaşıyla da sürekli görüşüyordu. Ağrı sancı başlamadan alınması en güzeli olurmuş çünkü ağrı sancı veya su gelmesi durumu zorlaştırırmış. Aksilikler yaşadım detaya girmeden kaynanadan sebep diyeyim. Bu arada Allah kaynananında iyisine denk getirsin. 38+1 de yani geçen hafta hastaneye yattım ve doktorum hastanede ilki gerçekletirip serklajımı söktü, serklaj sökümünü merak edenlere bahsedeyim. Hatta serklaj ne diyenler için serklajı özet geçeyim. Benim gibi rahim ağzı kısalığı olan yada daha farklı rahatsızlıkları olan kadınlar için erken doğumu engellemek ve öteleyebildiği kadar öteye taşımak adına genel anestezi altında bi 10 15 dakikada rahim ağzına yapılan işlem oluyor. Sökümünde ise gerekli haftadaysanız çatalda bi kaç dakika bile sürmeden bi makas yardımıyla alınıyor. Lastiğimsi beyaz kalın bir ip. Küçük ama işlevi büyük işte. Allah bulandan razı olsun. İki günde dikiş alınınca hastanede yattım belki suyum gelir diye. Gelmeyince perşembe çıktım. Cuma cumartesi pazar evin içinde dört dönüyorum habire yürüyorum çömeliyorum hurma yiyorum dualar ediyorum bebeğime gel diye seranatlar yapıyorum. Pazar günüde eşimle aylardır yasak olan bi münasebetim oldu. Çok kısa sürdü. Pazartesi kontrol için çıktık evden. 39+0 ım ve artık bebeğim gelmeyecek 40 hatta bu gidişle 42 falan olurum diye düşünüyorum. Doktorum çatı muaynesi yapmadı çünkü bebeğim zayıf olucaktı. Alttan bi bakalım dedi ve o da ne 3cm açılma. Hurmalar çömelmeler yürüyüşler işe yarıyormuş demek ki. Sonra bende bi sevinç bir sevinç sormayın. Doktor ultrasonla da bakalım bebeğimize dedi. 3.100gram olmuşuz suyumuz hala iyi ve güzel bebek başı aşağıda. (Yaklaşık 14 haftadan beri öyleydi. Baş aşağı olması baskı yapmadıkça sizi korkutmasın. Ben bundan sebep haftalarımı zehir etmişim kendime. Şimdi düşününce boş yormuşum kendimi.) Neyse. Geceye kadar bi kaç defa nst bağlandı sancılar var 100e 70e vuran düzenli değil ama bende de tık yok. Hissetmiyorum. Ebe hanım kontrol ettiğinde 4cm açılma dedi gece yarısı 12 olunca tekrar kontrol ve 5cm açılma. Hızlı ilerliyor diye tüm gece yatırdılar. Dinlendim. Güç topladım. Salı yani dün Sabah saat 8de tekrar nst bağlandı. Bu sefer sancıyı az çok hissediyorum. Derken açılma 6 cm oldu sancı çoğaldı gibi 7cm olunca bana hafiften baskı hissi geliyor. Suni takıldı ama çok hafif dozda yinede düz duvara tırmandıracak hatta everesti tek nefeste tırmanacak gibi oldum. Sonradan genç bir ebe hanım bana sancı tuttuğunda derin nefes al çorbaya üfler gibi yavaş yavaş ver dedi. Sancı tutumca denedim ve sahiden az çok işe yaradığını farkettim. Annemde başımdaydı. Bana inşirah suresini okuttu kendisi de haşr suresinin son ayetlerinden lev enzelna'dan itibaren okudu üfledi. O kadar hafifledim ki. Sonra açıklık 9cm olunca ıkınma hissi geldi. Aslında kakanızın gelmesiyle aynı oluyor istesenizde durduramıyorsunuz. Ve doktorumun ameliyat vs işi günüydü hem başka hastalardan parça alıyor vs hemde o yoğunlukta gelip gidip benle ilgileniyordu ebeleriminde sahiden her biri çok iyiydi. Tüm ebeler gece devriyesi de gün içindekilerde benimleydi. Yatakta bir kaç ıkınma girişiminden sonra ebelerden biri çatala almıyoruz ki gücün çabuk tükenmesin yorulmayasın dedi. Ama bende zaten hal kalmamıştı. Açıklık tam olunca ve bebeğin başı kanala iyice yanaşınca ki bu baskı beni bitiren kısmıydı. Mesanem ve bağırsaklarımı o an yok etmek istedim. O kadar utanıyor korkuyordum ki çişimi veya kakamı ya doğum sırasında tutamazsam diye ki bi çok kişinin başına gelebiliyormuş normal yani ama işte... Ikınma hissi size gelip oturduğunda yapacağınız en doğru şey uzunca nefes almak ve vermeden kaka yaparcasına kabızmışcasına ııkınmak. İki kere yatakta doğru şekilde yapınca çatala çıktım. Doktorum koşa koşa geldi yanıma. Muayneyle bakıp ıkınmaya devam et dedi. Ebeler kesi atıp atmayacağını sorunca atmayacağım elif bunu yapabilir bence dedi. Vajinaya bebeğin başı kolay gelsin açılsın diye masaj yaparken çok canım acır gibi oldu bağırınca kıyamayıp bıraktı. Az sonra tekrar başladı. Bana da ıkınma hissi sancıyla her gelip oturduğunda tarif ettiğim gibi derin nefes alıp ittim içimdekini. Üç ıkınmada sanırım yeterince iyi ıkınmışım bebeğin başını hissettim çıkışta ve bir iki ıkınma daha derken kesisiz dikişsiz oğlum dünyaya gelmişti. Kucağıma verdiklerinde "Hoşgeldin aramıza, ama bu çok çirkin bişi" deyip gözlerimin dolmasına izin verdim. Derken doktorumunda ağladığını gördüm. Ebeler bile şaşkınlık içindeydi. O an annem bağırtıma dayanamayıp ağlıyormuş içeri girdi hemen. Devlet hastanesinde doğum yaptım normalde içeri giremezdi ama herkes onun gözyaşlarına destek olurcasına bitti deyip sırtını sıvazladı. Sonra annem dışarı çıktı. Bebeğin yan tarafımda temizlenişini seyrediyorum derken doktorum bebeğin eşiği yani plesanta için beklediğini dile getirdi. Sonra ılık bişi aktı içimden ve doktor elini karnıma hafif bastırıp bu da ikinci doğum gibi olucak korkma dedi. Sanki bi daha bebek çıktı içimden ama bu seferki daha küçüktü. Sonra beni bezleyip karşıya bak diyerek sandalyeyle odama taşıdılar. O sırada bebeğim hazırlanıyor giydiriliyor. Ben yatakta uzanmış ne oldu az önce öyle diye düşünüyorum. 9 aydır taşıdığım oğlum doğdu. Canım yandı mı yandı ama onun sesi onun teniyle gitti hepsi... Cidden Rabbim yaşatsın herkese çok güzel manevi hisler bunlar yaşanarak daha iyi hissediliyor. Sizin de aranızda böyle doğumdan korkanlarınız varsa korkmasın. Doğru nefesler doğru ıkınmalar ve en önemlisi doğru düşünce ve pozitif olmayla kolay doğrulur. Ben iğneye bile dayanamıyordum. Koluma her damar yolu açılcağı zaman bakamıyordum bile acır diye. Sonracığıma işte bebeğim geldi ilk süt için ebe hanım yardımcı oldu. Oğlum göğsümü tutup çekince dişleri var sandım canım öyle acıdı. Dünden beri emziriyorum her arandığında ve en az iki saatte bir. Hala acıyor. Göğüs ucu çatlağı için yanınızda krem veya kantaron otunun yağı bulunsun mutlaka çatlama oluyor çünkü. Şuanlık canım yana yana besliyorum yavrumu çok şükür buna da. Ya hiç tutmasaydı mama verilseydi daha kötü olurdum. Dikişim olmadı ama sanırım annem deyimiyle çatlamalarım olmuş olmalı ki dünden bu yana epey canım acıyor ve kuyruk sokumum benden bağımsız olmuş gibi acıyor. Her halime şükür diyorum ve biliyorum ki bu dokuz aylık maceramda bu forumda bulunduğum her an sizlerden aldığım dualarında doğum sırasında faydası oldu bana. Dualarınızdan hamile arkadaşlarınızı hiç eksik etmeyin. 43 kiloyla hamile kalıp sanırım 51 civarıyla tamamladım. Doğum bitince zaten küçük olan göbeğim yok oldu. Ve genç ebe güldü. Elifin göbeği yok oldu baksanıza sanki az önce doğurmamış gibi. Şuan minicik sarkıyor ve yumuş yumuş oynamak hoşuma gidiyor. Benim doğum maceram bitti happykidse atandım belki ama yine de buralarda dolanırım ara ara. Çünkü bağlandım her birinize. O kadar iyi insanlar var ki aranızda... Rabbim hepinize sağ salim bebeklerinizi taşımak doğurmak ve büyütmek nasip etsin. Benden bu kadar. Her bir soru ve yorumunuza açığım. Hepinize hayırlı olan güzellikler nasip olsun inşaAllah🤲🏻