Merhaba arkadaşlar.
38+3de doğum yaptım. Dogum hikayemi detaylı anlatmayacagim çünkü oldukça zordu. Zor olmasina sebep olan şey, çatı kemigimin basık, bebegimin boyutlarinin ultrasonla uyusmayarak daha yuksek çıkmasıydi. ( kilo 3200 civarı gosterirken 3500un üzerinde doğdu. Kafa boyutlari da ayni sekilde)
Doktor, daha fazla bekletmemek gerektigini, eger beklerse daha cok kilo alıp çatıdan gecemeyecegini söylemişti, onun için yarin gel yatısını yapalim dedi.
Gittik, suni sancı, su patlatma, ikinirken karna basılma, dikiş gibi bir cok şeyi deneyimledim.
Hamileligimin başından sonuna da erken dogum tehlikesi dahil bir çok olayi deneyimlemistim, elbette kendimce çıkardığım sonuçlar var.
Öncelikle ilk üç ay için,
-Sakin kalınması gereken bir donem. Her sey kafaya takilmamali. İnternetten cok baskalarinin hamilelik sureci okunmamali. Kimse kimseyle bir degil. Vücut yeni bir değişime hazırlanıyor her kasık ağrısı ille de dış gebelik, her kanama ille de düşük demek değil. Doktordan baska kimseyi dinlememeli, her vucutta olusan yeni semptomu internette acaba o muyum bu muyum diye telas etmek yerine doktora danışmalı. Çünkü stres gercekten de hamileligi olumsuz etkiliyor.
-Mide bulantisi, kasık ağrısı, istahsizlik, aşırı halsizlik, hic geçmeyecekmis gibi gelebilir, ama inanın geçiyor. Gecmese bile 3 ayın sonunda farkedilir derecede azalıyor.
- Bir tehlike yoksa cinsellige devam etmeli, eş ile bağı koparmamali çünkü gercekten en büyük destek sadece eşten geliyor, ne hikmetse onun bi nasılsın diye sormasi bile insana iyi geliyor, küçük seylere takilmamali, arayı acmamali.
-Cinsiyet icin çeşitli teorilere ihtiyac yok, hicbiri tutmuyor. Tutuyor diyen olabilir, zaten iki secenek var 50/50 oran. Ben midesi cok bulanan bir gebeydim ama bebegim kız degildi.
-Bu donem ozellikle enfeksiyonel cok rahatdizlik gecirdim, dis apsesi, akut, ateş tarzı.. Mide bulantisindan bunye zayif dusuyor ve hastaliklara açık hale geliyor. İyi ve düzenli bir vitamin kullanmak, zorla da olsa vitaminli seylerden tüketmek ve suyu bol bol içmek cok önemli..
-Catlaklar.. İlk dusuncemdi, vucudum bozulacak mi diye.. Basladim bebe yagini gogsume,karnima boca etmeye.. Maalesef ki bacaklarimin da sisecegi aklima gelmediğinden orayi es geçtim.. İlk şişen ve uzerinde kucuk kucuk izler olan bolgem goguslerimdi. Sutyen taktim surekli, sarkmayi, çatlamayi onlemek icin. İşe de yaradı.
İkinci Üç aylık dönem için;
-Artik cinsiyet biliniyor, hayaller kurulmaya başlanıyor, vücut hamilelige daha adapte olmuş durumda. Sikayetler azalıyor. Bunun yanı sıra vucut hizla degisiyor. İste bana tam bu aylarda dank etti bacaklarima da krem surmem gerektiği. Catlamisti cunku ufak bi bölge. Mustelaya basladim, kakao yagi tarzi seylerin pek ise yaradigini dusunmuyorum. Herkese etkisi farklıdır tabi. Lakin mustela da cok isime yaramadı. Son aylarda Lierac kullanmaya başlayacaktim ve boylelikle hamileligi sadece bacagimda oluşan catlaklarla bitirecektim.
- Bu aylarda farklı kontroller var, seker yuklemesi, ayrintili ultrason gibi. 2li test ben yaptirmadim. Eger ki bebek aldirmayacaksaniz yaptirmamanizi tavsiye ediyor doktorlar da. Ama ayrıntılı ultrason onemli. İnsanin aklında soru isareti kalmıyor. Her seyine detaylica bakılıyor. Ne olursa olsun yaptirip ic rahatlatmak onemli. Sekere gelirsek, ailesinde seker olan bir bireyim fakat doktorum sadece açlık tokluga bakmanin yeterli olduğunu ön gördü. Bu yuzden yukleme yapmadim. Tercih meselesidir, dileyen yapar, bi eksikligini cok sukur ben gormedim, gorenler olabilir. Dikkatli olmak lazım.
-Tavsiyem mutlaka sağlık ocaklarindaki gebe izleminize gidin ve rutin kontrollerinizi orada da olun.
-Muayene icin gittiğiniz doktorun guvenilir olmasi cok önemli. Gerisi hikaye.. Medicalparkta 180e muayene eden doktora da gittim, devlet hastanesindeki ucretsiz doktora da. Aralarindaki tek fark birinin daha fazla kazanmasiydi.. Guveneceginiz doktor seçin, bu cok onemli. Çünkü dogumda sadece onun elindesiniz.
Son üç ay;
-Ben bu aşamalarda kasılmalara başlamıştım. Kasılma asla ihmal edilmemeli. Sebebi susuzluk da olabilir, erken dogum riski de olabilir. Ama o kasilmalarla emin olun dogurmazsiniz, doğum kasilmasi sancısı bambaşka bir olay. Kasilmalarin devamlılığı,benim hareketliligim, cinsel iliskiyi surdurmem gibi etmenler bende risk olusturdu ve hastanede yattım 1 gun. Sonucunda erken dogmadi bebegim çok şükür.
-Son ayla ilgili soyleyecek pek bir sey yok aslında çünkü hızlı geçiyor. ve insan agirlasiyor. Dogum kolay olsun diye aşırı hareket etmek de iyi degil, surekli yatmak da iyi degil dengeli olmak gerekiyor. Benim cok hareketli olmam galiba hicbi işe yaramadı. Dogum tamamen bunye meselesi ve bebekle de ilgili.
-Su meshur çatı muayenesi var..Arkadaslar çatı muayenesi denen şey sadece doktorun iki parmagina jel sürüp hafifce parmaklarini açarak vajinanizi 30 saniyede kontrol etmesi. Vajinismus tarzi bir rahatsizliginiz yoksa zorlanacak korkacak telas edecek hicbir sey yok.
- Dogum sancilari. Benim dayanilmaz sancilarim su patlatildiktan sonra başladı, çünkü bebek hızlıca kanala iniyordu. Nasıl bir his derseniz kivrandiriyor evet. Adet sancisindan daha volumlu bir ağrı. ama geçiyor, inanın. En etkili sanciyi azaltma yontemi bana gore, sicak suyun altında beklemek. 2,3 dakikada bir gelen sancılar geçtiğinde cok ferah oluyorsunuz. sonra zaten anlamadan cataldasiniz. Bir an once bitsin istiyorsunuz, o an dikişi kesiyi dusunmuyorsunuz, ki dusunecek bir şeyi yok zaten.
- İkinmak, güç istiyor, guzelce odaklanma istiyor, doktorunuza guvenirseniz, kendinize inanirsaniz kolayca ustesinden gelirsiniz.
Sonra mı? Sonra bitiyor zaten.. her sey geride kalıyor. Yavrunuzun sesini duymuyorsunuz. Bense dogumum zorlu gectigi icin direk uyutulmak istedim, dikislerim o sekilde yapıldı. Dışarıda 5 dikisim vardı, ic dikisleri soylemediler.. Aradan 1 haftadan fazla zaman geçti, dikisler can acıtmiyor, sadece rahatsizlik hissi veriyor ve uzerine oturmak evet güç biraz. Ama sislikleri indikce o da geçiyor. İdrara cikmada falan kesinlikle sıkıntı yok. Buyuk abdeste eger hemoroid olusmadiysa o da sorun teskil etmiyor. Geçen zamanda pek bir sey kalmadi benim dikiş agrisina dair. Yavas yavas vucudum kendini tamir ediyor, hissediyorum.
Ve goruyorum ki asıl seruven simdi basliyor. Baktiginizda icinizi eriten bir canlı yaninizda yatiyor. Ateşi mi var, sarılığı mi var, hapsurdu mu, terledi mi, iyi olacak mi.. Derken uykusuzluk, uzere yuklenen sorumluluk, bu sefer 40in cikmasini beklemek..
Sunu anladim ki bu surec tamamen güç isteyen bi surec, psikolojik anlamda ozellikle. Ve Allah o gücü insana bahşediyor. Ona dayanıp guvenin, kendinizden başkasını kafaniza takmayin. Her evrenin tadını çıkarın, çünkü inanın hepsi geçiyor, geride kaliyor. Uzun oldu evet ama her seyi paylasmak istedim. Bunlar benim tecrubelerim, elbette herkesinki bir degil. Kimseyle kendinizi kiyaslamayin. Bunlar benim yaptığım hatalardi, ama o hatalar bile geçti 😊
Her sey gönlünüzce olsun. 😊😊