[silindi]
"Aşı olmak bireysel bir karardır. Ben çocuğumu aşılatmıyorum, riskini de alıyorum.”
Sanılanın aksine aşılanmak bireysel bir karar değildir.
Aşılar, Halk Sağlığı uygulamaları içinde toplum sağlığını en çok etkileyeni. Kişiler kendilerini veya çocuklarını aşılamayı bireysel bir karar olarak görüyor olsalar da aldıkları karar sadece kendilerini değil, toplumu da etkiliyor.
Burada Herd Immunity yani Toplum Bağışıklığı denen kavramdan söz etmekte fayda var. Bir toplumdaki bireyleri bir salgından korumak için o toplumda bağışıklık sahibi bireylerin sayısının belli bir orana ulaşması gerekiyor. Aşılanmak istese de aşılanamayak kimseler var: bağışıklık sistemi yetmezliği olanlar, kanser tedavisi görenler,organ nakli hastaları, kronik kan kastaları, çok yaşlılar, hamileler, çok küçük bebekler… Bu kişilerin hastalanmaması için toplumda bağışıklık sahibi bireylerin belli bir orana ulaşmasi gerekiyor. Bu oran hastalıktan hastalığa değişiyor ve bu orana Toplum Bağışıklık Eşiği deniyor.
Aşılama, bu nedenle hastalık yayılmasına karşı bir bariyer oluşturuyor. Toplumdaki aşılı kişiler sayesinde aşılanamayan kişilerin hastalık etkeni ile karşılaşma ihtimali azalıyor, böylelikle hastalanmaktan hatta belki de ölmekten korunuyorlar. Kısaca aşılanma sadece aşı olan kişiyi değil, temasta olacağı küçük bebekleri, yaşlıları, çevresindeki hamileleri ve kanser hastası olan yakınlarını da koruyor.
Toplumdaki bağışık insan sayısı Toplum Bağışıklanma Eşiği’nin altina düştüğünde ise risk altındaki bu kişilerin hastalik kapma ihtimali yükseliyor. İlaveten, aşı olmuş olsalar bile, aşılanan bireylerin hastalığı kapma ihtimali ortaya çıkıyor.