Hiç bitmez sandığım hamilelik serüveninin sonuna geldim nihayet. İlk 3 ayda düşük riskim, kanamalarım, kötü çıkan 3lü testim ardından serenity test sonucunu bekleme maceram derken bir de 30. Haftada gelişim geriliği çıktı. Kordonda kan akımı yavaştı ve bebek beslenemiyordu. 3 hfta geriden geliyordu kilomuz ben ise hamileliğimde sadece 5 kilo almıştım. Son zamanlar hadi Bi gayret diye yemeğe sarıldım, karbonhidratsız günümü geçirmedim ama nafile.. Anladım ki kaşar, muz hikaye.. Olmayınca olmuyormuş.
En sonunda her hafta takipler, nst ler derken doktorum beni 36. Haftada bıraktı. Hastane şartlarımız yeterli değil, en az 2. Düzey yoğun bakımı olan bir hastanede doğum yapmalısın deyip bizi uğurladı. Kapıya konmuş yavru kedi gibiydim. Devlet doğum hastanesine yönlendirilmiştim ama devlette doğum yapmaktan korkuyordum. Hiç istemediğim, hiç düşünmediğim birşeydi ama başıma gelmişti.
37+4 kontrol için doğum evine geldim. Perinatolog bebeğimin kilosuna 2.400 dedi. Ve sana doğum öneriyorum deyip beni acil kadın doğuma yönlendirdi. Bir saniye ben sadece hastaneye Bi bakıp çıkacaktım dememe bile fırsat kalmadı. Hiçbir hazırlığım yoktu. Eşime beni doğuma alıyorlar dedim, tabi o da şok.. 😂 Onu eve gönderdim. Yol 1 saat yani öyle yakın değiliz. Ben acil kadın doğuma çıktım nst ye bağlandım. Ha bu arada suni sancıyla normal doğum yapacağımı söyledi doktor. Her hafta aman belim ağrıdı diye nazlandığım, bebeğim nasıl da Tepik atıyor bak diye eşimle gülüştüğüm anımdan eser yoktu. Tek başımaydım, eşimi yanıma almıyorlar ve ailem 7 saat uzaklıkta. Hiç sancım yok ve bana suni sancı verecekler. Ağlamaya başladım. Normal doğuma da hazırlıklıydım, sezeryana da.. Ama hiç sancım yokken suni sancı hem Bi yandan korkutuyor hem de bak direk sezeryan demedi doktor diye cesaret veriyordu.
Beni doğum odasına aldılar. Doktor gelip açıklığına bakacağını ona göre ilaç koyacağını söyledi. Şu meşhur alttan muayene zamanı gelmişti. Canım yanmadı, gayet basit bir işlemmiş. Açıklığım yok ve hafif çatı darlığım var. Beni tek kurtaran bebeğimin minik olması. 3.5 kilo bebeği doğuramazmışım yani.. doktor bana sezeryan da yapabileceğini söyledi. Duraksadım, devlette sonuna kadar normal doğum yaparlar derken bana sezeryan teklif etmesi afallattı. Biraz düşünmek için zaman istedim, annemle konuştum ve sezeryana karar verdik. Yalan değil duyduğum suni sancı hikayeleri beni korkuttu. Kendi sancımla normal doğum yapmayı isterdim ama nasip böyleymiş.
Gelelim ameliyata... Ben ki hem sezaryen hem normal doğumdan korkan hatta iğneden bile korkan biri olarak başıma neler geleceğini yarım yamalak bilir şekilde beklemeye başladım. Kıyafetlerimi çıkardım ameliyat önlüğünü giydirdiler. Sedye getirdiler üzerine çıktım. Ameliyat odasına aldılar. Üşürüm sanıyordum ama soğuk gelmedi bana. Sedyeden ameliyat masasına geçtim. Anestezi doktorum "bu hastaya epidural yapmak istiyorum uygun mudur" diye bağırdı. Uygundur dediler. Sırtımı döndüm omuzlarımı indirdim. Önce pamukla bişiler sürdü sonra iğne. Acıtan bişi değil. Hatta ameliyat bittikten sonra ben 2 gün o iğneyle yaşamışım da çıkarırlarken anladım. O kadar varla yok arası yani. Epiduraldan sonra ameliyat masasına uzandım. Nedenini bilmiyorum ama uykum geldi ve uyuklamaya başladım. Tansiyonum düştü galiba. Ama keyfim yerinde, iizin versinler 2 dk kestireyim istiyorum ama hemşireler durumu fark edince serumla Bi ilaç verdiler. Gözlerim cin gibi açıldı. Artık uyku yok. Ayaklarımı oynatamıyorum ama ya kesildiğini anlar mıyım.. Anlarsam çok korkarım. Ama anlamadım neyse ki.. Önünüzde perde var ama cesareti olanlar lambadan ameliyatı izleyebilir. Ben tırsaklar grubuna girdiğimden bakmadım. Doktor işlemlere başladı ve bebeğim geldi. Sezeryandan çıktığı için belki de hemen ağlama sesi duymadım ama bebeğin iyi dediler. Sonra ağlamaya başladı. O ağladı ben ağladım. Bana gösterdiler, yanağıma koydular. Avazı çıktığı kadar bağıran, sıcak, yumuşak bişi vardı yanımda. Küveze girecek mi dedim. Hayır dediler, gayet iyi.. Ben ağlıyorum tabi iki gözüm iki çeşme..
Şimdi evdeyiz. 8 günlük olduk. Kucağımda uyuyo.
Bense sürekli onu izliyorum.
Sezeryan mı normal mi tartışmalarına benim yorumum ise.. Sezeryan zannedildiği kadar zor değil. Yani ameliyatlıyım diye işimi yapamayacak durumda değilim. Gün geçtikçe daha da çabuk iyileşiyorum. Tüm bunlara rağmen ben bu hikayemi okuyan annelere müdahalesiz normal doğum dilerim. Yeter ki sağlık olsun.. 5 gün hastanede kaldı bebeğim yoğun bakımda. Onun iyi olmasının dışında hiç bir şeyin önemi yok. Bana inanın. Burda çok şey gördüm. Ben hep kolay bir doğum olsun diye dua ettim. Öyle de oldu. Sizlere de önce sağlıklı sonra da kolay bir doğum dillerim.