omertosvedos
Merhaba arkadaşlar. Gün geldi çattı ve “acaba bir gün ben de yazar miyim o günleri görür müyüm” dediğim dogum hikayemi tüm hislerimle yazmak, tedirgin ve çok korkarak doğuma girmiş bir insan olarak başka benim gibi insanlara umut olmak bana da nasip oldu 😍
Kendimi hep normal doğuma hazırlamış biri olarak kafa ve karin cevresi önde olması sebebiyle birden fazla doktorun da karar verdiği sezeryan Doğum şekline kendimi dört hafta önceden hazırlamaya çalıştım. Çok küçük şeylerden o kadar gereksiz yere korkmuşum ki, şimdi kendime çok kızıyorum son haftalarında neleri düşünüp huzurunu boşuna kaçırmışsın diye ☺️ 8 Nisan sabahı aldık süslerimizi ve eşyalarımızı koyulduk yola. Hastaneye girdik kayıt oda vs derken süslerimi takacak hevesle odamızı hazırlayacak umuduyla beklerken bana şak diye getirdiler ameliyat önlüğünü birazdan almaya gelecekler seni dediler. Ben şok, bekleyen o kadar hasta var. İlk ben mi gerçekten ? Hazır miyim ki derken, kapattılar odamızın kapısını. Eşim giydirdi önlüğümü. Bu arkası bağlamalı önlüklerden, her ipini iliklerken gözlerinden birer damla gözyaşı. Henüz inanamadigimdan dur bismillah dedim ona. Geldiler tekerlekli sandalyeyle. O anda ben yapıştım eşime. “Çok korkuyorum, iğneden çok korkuyorum” o ise kulagima kaskatı kesilmiş bogazindan çıkan kısık ve ağlamaklı sesiyle “seni çok seviyorum”
Anladım o an beni herseyden korumuş ve koruyacak olan adamın bile birsey yapamayacağını. Çocuğumu kucağıma alma düşüncesi aklıma bile uğramıyor. Sadece korku. Hıçkıra hıçkıra ağlıyorum. Anneme sarilamiyorum, bakamıyorum yüzüne. O ağlarsa diyorum, o ağlarsa tutamam kendimi. Oysa sakinleştirici bekliyordum, birileri benimle konuşsun, korkma desin istiyordum. Bebeğimi ilk ben gorucem babası bile benden önce görmesin düşüncesiyle o çok korktuğum bel iğnesini yemek istesem de , bir doktor bana öylesine de olsa “istediğin anestezi sekli nedir” diye sorsun istedim. Tansiyonum düşmesin diye midir bilmem, öyle hızlı götürdüler ki ameliyat haneye. Kapalı ortamda yuzume vuran hız ruzgarini hissettim. Sanki beni kaçırmıyorlardı sevdiklerimden uzaklaşırken, onlar birer resimde ve onlar uzaklaşıyor gibiydi. Eşimin boynu bükük, “korkuyorsun ama elimden ne gelir” anlamında mahcup ve yetersizlik yüklü bakışları..
Girdik ameliyat haneye. Yüzümdeki korkuyu görürler diye dualar ederken düne kadar, görmemeleri imkansız olan çocuk gibi herkesin yakasına yapışıp çok korkuyorum diye ağlamalarımı, anlamalarını hatırlıyorum en çok. Bir yandan elimde olmayan heyecanımı böyle yansıtmanın verdiği yaklasimla “deli mi bu” düşüncesine girecekleri çekincesi, diğer yanda sanki benim gibi her gün on tane deli (bu derece korkan) geliyormuşcasina “dün nereye gittin, evet orası çok güzel ama girişleri pahalı, çocuklar da her hafta oraya gitmek istiyor” diye birbirlerine anlattıkları dün ki Pazar tatillerini dile getirirken bu denli rahat olmalarının bana verdiği rahatsızlık. Beni oturttular sedyeyle. Anestezi uzmanım öyle iyi bir insandı ki, en büyük sansimdi doktorumdan sonra diyebilirim. Çok korkuyorum diyerek hıçkıra hıçkıra ağlamalarımı görünce en sonunda, arkamdan iki omuzumdan tuttu ve beni kendine çevirerek “sana söz veriyorum kolundan kan almaktan daha az acıyacak” dedi. Ben de içimden “belime urgan girecek adam sırf İşini kolaya almak icin gereksiz söz veriyor acımayacakmış” diyorum. Eğil çok yorgunmuş gibidedi, sedyenin altından tuttum. Yorgunmuş gibi değil, yorgundum ve öyle eğildim. Önümdeki hemşire omuzlarımdan bastırdı kımıldamayayım diye. Verdiği gerginliği anlatamam, Oysa iyiliğime.. parmaklarıyla yokladı uzman kemiklerimi, bir boşluk buldu dakikasına. “Buradan veririz çok iyi” dedi. “Allahım bu nasıl rahatlık?” Sildi doguk antiseptik zimbirtisiyla o bölgeyi. Sonrasında hafif bir sızlama. Sürdüğü sıvının soğukluğu diyorum. Hala anlamıyorum ama iğne olduğumu. Bacaklarımda hafif yanma. Heyecandan sanırım diyorum, Şimdi seni hemen yatırmamız lazim deyip alıyorlar sedyeye yatar vaziyete. “İğne ne oldu, vazgeçtiler işte kaldıramam diye genel yapacaklar” diyorum kendi kendime. Sonra bacaklarındaki dokunuşlar birer elektriksel uyuşma haline dönünce anlıyorum. Çok ağlıyorum çok teşekkürler diye uzmana. Gülümseyip gidiyor. Allahım bin kere razı olsun 🙏🏻 Tam uyuşmuş değilim ama. Sondayı taktıklarını biliyorum. Cok çok hafif yanma var çünkü, cis yaparken olur ya hani ☺️ “Ama ben bunu anlıyorsam kesin kesildiğimi de anlayacağım” diyorum. Bir süre sonra dokunmaların verdiği elektriksel uyuşma benzeri his de gidiyor. Sadece üzerimde küçük böcekler geziyormuş gibi dokunuşlar kalıyor. Sonra hemşire diyor ki “aay saçlara bakın masallah” İste bu, canimdan bir parça oğlumla, aylardır neye benzeyecek hayalinin verdiği merakla beklediğim oğluma dair ilk öğrendiğim şey. “Çok mu saçı var?” Sorusunun ardından benden de kocaman bir ağlama. Aldılar çünkü yatırdılar soldaki ünite benzeri yatağa ☺️ Bacakları, elleri mosmor. Bir ağlıyor, bir yutkunuyor, bir susuyor. Telaşlı hemşire, beni korkutuyor. Poposuna öyle bir vuruyor ki en son “iyi yaptın” diyorum. “İyi yaptın sipaya, korkutuyor beni burada” getiriyorlar sonra yanak yanağa bizi, onun o verniksli ama temiz teni, sıcaklığı, “nasıl Öperler daha Doğum artığı olan bebeği” derdim. Ögrendim. Yanağıma tuttukları her saniyeyi israf etmemek adına onu öperken ogrendim. Kendi pisliğimden korumaya bile kalktım “salyam değmesin yüzüne lutfen” deyip. Çünkü o öyle su gibi ki, sanki üflesen uçacak, hasta olacak. Agliyorum, “ne yapcam ben senle, nasıl dokunucam canini yakmadan, annemm, iyi ki geldinnn “ hıçkırıklarla ağlıyorum , ameliyathane benim bağırmalarımla , heyecanımla dolup taşıyor adeta. Oysa karnimdayken bile anlayamadigimdan midir nedir, çok içten annemm dememişim içim yana yana. O an anlıyorum iste. “Ben de şimdi doğdum, bir anne doğdu” diyorum. Giydirmeye götürüyorlar daha sonra. Beni de alacaklar tekerlekli sedyeye. Nasıl sabırsızlık. Kaldırdılar neredeyse tavana kadar beni, ameliyat Işık’larına değeceğim. Diğer sedye biraz daha asagida. Beni bir kaydırdılar onun üzerine, sanki su yatağına attılar. Öyle uyusuk bedenim sallanıyorum adeta. Göğüslerini tut karnına dokunma diyorlar. Göğüslerim bile yok, gitmiş sanki. İki tane top elimde ☺️ Bindirdiler asonsore çıktık ameliyathaneden. Şükürler ediyorum Rabbime. Ona daha önce bu kadar dil dokmemisimdir. Affetsin Allahım 🙏🏻 Dualar düşmüyor dilimden. Asansörün tavanında ayna var. Aynada ben ve ciplak ayaklarım. Oynatayım diyorum yok. Sanki başkasının ayakları. Soylemisken geçemeyeceğim. Allahım felçli hastaların yardımcısı olsun. Bu durum onları anlamak adına öyle yeterli bir tecrübeymiş ki..
Ailem beni bekliyorlardı. Eşim “bebeği görünce benim ameliyat hanede dikildiğimi bile unutur “ dediğim eşim, yaşlı gözlerle bekliyor. Babam, annem, kardeşlerim, hepsi heyecanla bekliyorlar. Sonra da bebeğim, onu beklediğim odaya geliyor. “İyi ki tamamen uyutulmadım Allahım, ne güzelmiş Meğer şahit olmak” diyorum. İlk biz bakıştık, ilk biz opustuk cunku. Ben taşıdım karnımda dokuz ay, ilk ben görmeliydim diyorum. Evlat öyle birseymis ki, seni doğurandan doyurana kadar kıskanıyorsun. Kapı açılıyor istemsiz “ya üşütecek kapatın” diyorsun. Şahsen ben öyle oldum. Konuşuyorum, daha sonra düşünüyorum. Kırar miyim insanları diye. Ama çok şükür ki cevremdekiler hep anlayışlı. Eşimle birsey olacak diye yüreğimiz hopluyor, ayırmıyoruz gözümüzü üzerinden. Hosgeldin canim oğlum, Omer Uygarım. Gelmeden bildi annen seni yüzünü görmediği adinin geçtiği rüyalarında. Ömer dedim adına, Allahım onun adalet ve iman anlayışını versin diye sana. Uygarı da ekledik, adından al çağdaşlığını, bilgeligini, vatanına milletine hayırlı bir vatandaş ol istedik. Uyuyorsun şimdiyse yanımda. Avucum kadar suratınla, kokusunu duymak istediğim nefesinle. İyi ol, İhsan ol. Başta Rabbin olmak üzere, annenin babanın gelecekteki kardeşlerinin, nasipse ilerideki Eşinin ve çocuklarının senden razı oldukları bir insan ol. Ve sen de öyle insanlarla karşılaş ki, herkesten razı ol. Seni çok seviyorum. Belki yanlışların olacak kızacağım en kötü. Çünkü buna el verisli bir dünyaya geldin. En temizinden cikman icin iman defterinden, elimizden geleni yapacağız babanla. Ama sunu bil, yanlışınla dogrunla yanında olacağız daima. ❤️
Bu şekilde dile getirmek istedim bana da güzel bir anı kalması adına arkadaşlar. Ve benim gibi tereddütlü insanların hiç korkmaması icin detaylandırdım. Herkesin anlatımı farklıdır tabi. Bütün merak ettiklerinizi yanıtlayacağım. Allahım
Hepinize hayırlı kolay dogumlar nasip etsin. Okuduğunuz için teşekkür ederim ❤️🙏🏻🥰