buglem1922 Canım öncelikle geçmiş olsunn çok derin bir nefes al, yalnız değilsin ve hissettiğin bu yoğun duygular için lütfen kendini suçlayıp günaha girdiğini düşünerek daha fazla yıpratma. Şu an hormonlarının tavan yaptığı, fiziksel olarak yorulmaya başladığın ve belki de zihnen kendini tamamen başka bir hayata hazırlamışken gelen bu haberle sarsıldığın çok hassas bir dönemdesin. İçinden geçenleri bu kadar açık ve dürüstçe ifade edebilmen bile ne kadar dolduğunu ve ne kadar büyük bir yük taşıdığını gösteriyor.
Özellikle dört yaşında büyümüş, kendi düzenini oturttuğun bir çocuğun varken her şeye “başa saracak” olmanın fikri bile insanı ürkütmeye yeter. Üstelik içine doğan hislerin, rüyalarının ve beklentilerinin bambaşka bir yöne evrilmesi, cinsiyetle ilgili yaşadığın o hayal kırıklığı da çok insani. İnsan bazen bilinçaltında kurduğu hayalin ya da beklediği dengenin değişmesiyle şok yaşayabilir; bu, bebeğini sevmeyeceğin ya da kötü bir anne olacağın anlamına asla gelmez. Sadece şu an yaşadığın şey tam anlamıyla bir duygusal adaptasyon ve şok süreci.
Bazen hayat bizim için planladığımızdan çok farklı senaryolar çizer ve ilk başta “ben buna nasıl adapte olacağım nasıl altından kalkacağım” diye korktuğumuz o yollar, zamanla hayatımızın en büyük neşesine dönüşebilir. Ama şu an o tepeye tırmanmaya çalışırken yol çok dik ve rüzgar çok sert esiyor, o yüzden bu hissettiklerin için kendine biraz şefkat göstermelisin.
Şu an her şey çok taze ve ağır geliyor olabilir, ama bu ruh halinin kalıcı olmadığını, zamanla zihninin ve kalbinin bu yeni gerçeğe yumuşayacağını unutma. Kendine bu süreçte yüklenmek yerine sadece dinlenmek ve bu şoku atlatmak için izin ver.
Bu ağır yükü taşırken şu an kalbini en çok yoran şey nedir; yeniden bebek bakımına dönecek olma düşüncesi mi, yoksa cinsiyetle ilgili yaşanan o hayal kırıklığı mı?