Ay çok benzerr, 40 haftalık olmuştuk ama kızım gelmeye dair en ufak bir belirti dahi vermiyordu. Sadece hareketleri azaldı ve kontrolden 1 gün önce nişanım geldi. Sabah kontrolde doktor yatışını yapalım kontrolümüzde ol en azından, bugün doğurmayabilirsin dedi. Bunu dediğinde saat 10 du sıfır sancı ile yatışım yapıldı. Ben üstümü değiştirdim odaya yerleştik saat 11.30 gibi bir anda sancılarım başladı ama sancı olduğunu anlayamıyorum. Regl ağrınız eğer ağırsa benim gibi doğurduğunuzu anlamadan doğurabiliyormuşsunuz. Ben regl ağrısı çekiyor gibiydim, her kontrolde ebeler beni strese sokmak istemiyor olacaklar ki çok hızlı ilerlediğini çaktırmıyorlardı. Saat 1 de suyumu patlattılar, Suyun patlamasıyla sancılarım inanılmaz yoğunlaştı ve saat 2 de ben bebemi fırlatırcasına doğurdum resmen. O 1 saatte ağrılarım sıklaşınca neler yaşandı hiç hatırlamıyorum ama sıfır dikişle çıktım o doğumhaneden. Hamilelik sürecinde çok aktiftim, masa başı çalışırken bile pilates topunda çalıştım. Özellikle doğuma nefes ve ıkınma olarak çok çalıştım, ıkınmalarımı kontrol edebilmek için ıkınma tekniklerine ve nefes kontrolüne çok çalıştım. Doktorumun ıkınma dediğinde o istek gelse de kendimi tutabilmeme de bağlıyorum yırtıksız doğumu. Doğuma girmeden bir gün önce hala dizime başıma değdirebilecek kadar esnektim, sanırım anatomik açıdan esnek bir yapıya sahip olduğum için de kolay doğurdum, yinede bunların yanı sıra Allahın hikmeti tamamen. Acının tavana çıktığı anda (doğurduğum an) çığlık atarak salavat getiriyordum aksjskksksksl.